• $8,6863
  • €10,3605
  • 500.694
  • 1410.37
28 Mayıs 2014 Çarşamba

Hindistan, Çin’in yolundan gidebilir mi?

The Economist dergisi durumu çok güzel özetlemiş. 30 yıl evvel Çin reforma başlamış ve ortalama yıllık kişi başına gelirini 300 dolardan bugün 6750 dolara çıkartmış. Böylece 100 milyonlarca insan sefalet ve fakirlikten kurtulmuş oldu. Hindistan’da ise 30 yıl evvel Çin ile kabaca eşit olan kişi başına gelir, bugün ancak Çin kişi başına gelirinin dörtte birinden daha az bir düzeye gelebilmiş. Hindistan bugün işsiz, kötü eğitimli, sağlıksız, fakir ve aç insanların ülkesi denebilir.
Ama yıllarca sonra, Nehru – İndira Gandhi koalisyonu ve çocukları ve torunları ile yıllar boyu Hindistan’ı yöneten Kongre Partisi seçimde büyük bir yenilgi yaşadı. Batıdaki Gujarat eyaletinde büyük başarılar elde eden Ulusalcı Parti Başkanı Narendra Modi ve Partisi BJP Parlamentodaki 543 seçilmiş milletvekilliğinden 282 tanesini kazanırken yıllarca ülkeyi yönetmiş Kongre Partisi sadece 44 milletvekili çıkarabildi. Görevden ayrılacak olan ve aslında çok bilgili bir iktisatçı olan Başbakan Manmohan Singh bile Kongre Partisi yönetimi tarafından ülkeyi değiştirecek reformları yapması engellendiğinden, başarısız olmuştu. Seçim sonrası mizah “Önceleri Hindistan’da hükümet yoktu, şimdi ise muhalefet yok!” olarak medyaya yayıldı.

Modi, ekonomiyi kurtarabilir mi?

Modi seçimi ekonomiyi Gujarat eyaletini değiştirdiği gibi değiştirmek vaadi ile kazandı. Modi Hindu geleneğini ön plana çıkartan ve ülkenin yüzde 15 kadarını oluşturan Müslümanları da pek temsil etmeyen yaklaşımı ile tanınıyor. Ama Gujarat eyaletini yönetirken ekonomide çok başarılı olmuş. Tabii birkaç risk de var. Modi ekonomik reformcu olması beklenirken “Hindu ulusalcı” haline gelebilir. Veya Modi’nin seçimi uzak ara kazanması onu bir demokrat değil bir otokrat olmaya itebilir. Çünkü daha önceleri otokrat eğilimleri olduğunu Gujarat Eyaletini yönetirken sergilemişti. Gene de Modi Hindistan için çok önemli ekonomik hamleler yapma potansiyeline sahip biri olarak umut verdi ve seçimi uzak ara kazandı.
2013 Ağustos'ta Hindistan parası Rupee düşmüş ve ortalık karışmıştı. Seçimi Modi kazandıktan sonra ise borsa yükseldi. Ama ekonomiye yakından bakıldığında ülke stagflasyon yaşamakta. Ülke yüzde 9 civarında enflasyon ile yaşıyor ve büyüme hızı da yüzde 9 civarından yüzde 4.5 düzeyine düşmüş durumda. Hindistan bir süre önce Çin ile rakip olarak görüldüğünde yüzde 10 civarında büyüyebiliyordu. Bugün sanayi üretimi daralmakta ve kamu maliyesi de çok zor durumda. Halk paraları bankalardan çekip sürekli altın alma peşinde koşmakta. Yatırım da nerede ise eskinin yarısı oranına inmiş. Hindistan vatandaşlarının sadece yüzde 3 kadarı gelir vergisi ödemekte . İşlerin yüzde 90 kadarı kayıt dışı. Sanayi üretimin sadece yüzde 15 kadarını ve istihdamın da sadece yüzde 11 kadarını sağlıyor. Bütçe açığı ise devletin ilan ettiği yüzde 7-8 oranında çok daha fazla. Ülkenin bankalarına sermaye koymak milli gelirin yüzde 5 kadarı bir fon gerektiriyor. Üstelik de genç bir nüfus var, gelecek on yılda her yıl 10 milyon genç işgücüne katılacak.
Hindistan’da işler zor ama Modi değişim getirebilir! Tabii her şeye rağmen Hindistan’ın bir demokrasi geleneği olması işinin Çin’den zor olduğu anlamına geliyor!

<p>Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan ve Abdullah Gül üç

Karamollaoğlu: Ayrılıkların, AK Parti tabanında çözülmeyi sağlayacağını düşünüyordum ama olamadı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (18 Haziran 2021)

DSİ'nin yaptığı gölet hayvancılığı geliştirip köye dönüşü hızlandırdı

Tuz Gölü'ndeki flamingoların ilk kez yavruları görüntülendi