• $9,6021
  • €11,2093
  • 553.844
  • 1479.93
14 Kasım 2014 Cuma

Futbolda gelir arttı ama başarı çöktü!

Ülkemizde futbol toplumun geniş bir kesiminin ilgisi çekiyor. Tartışmasız en popüler spor dalı futbol. Ama biz ne rekabeti seven bir toplumuz ne de sporcu bir toplum! Biz sadece seyretmeyi , konuşmayı ve futbol konusunda kavga etmeyi seviyoruz. Geçmişte futbolda az sayıda da olsa uluslararası başarılarımız var. 2000 yılında Galatasaray’ın UEFA Kupası'ndaki şampiyonluğu, 2002 yılında Milli Takımımızın Dünya Kupasında üçüncü olması gibi (FIFA sıralamasında dokuzunculuk,UEFA sıralamasında ise onunculuk getirmişti). 2008 yılında ise Milli Takımımızın Avrupa Şampiyonası'nda ilk dörde girmesi FIFA’da onuncu ve UEFA’da onbirincilik yolunu açmıştı. Ancak aşağıdaki tabloya bakın. Bugün 2014 yılında milli takım bazında 23 Ekim tarihli klasmanda FIFA’da 46 ve UEFA’da ise 12’nci sıradayız. UEFA Kulüpler sıralamasında ise 7/11/2014 tarihli en son sıralamada Galatasaray 35’inci, Trabzon 60’ıncı, Fenerbahçe 64’üncü, Beşiktaş 67’inci ve Bursaspor 112’nci.

Yani 2014 yılındafutbolda “nal toplamanın” zirvesindeyiz. Futbolumuz hem milli takım hem de kulüp bazında göçmüş bulunuyor. Peki neden? Nedeni de aşağıdaki tabloda görülebilir. Süper Lig takımlarının parasal gelirleri 2000 yılındaki150 milyon dolardan 2014 yılında 685 milyon dolara çıkmış bulunuyor (yüzde 357 artış) ve bizim futbol parayla şımardı. Değerli dostum, futbol ekonomisi uzmanı Tuğrul Akşar Konya Üniversitesi'nde yapılan Uluslararası Spor Bilimleri Konferansı'nda aşağıdaki verileri aktardığı gibi daha birçok veriyi de kullanarak durumu özetledi.
Bana da sorarsanız, yapılması gerekenler şöyle özetlenebilir. Birincisi “Kısa Vadeci Para Babası Futbol Kulübü Başkanı” sendromundan kurtulmalı ve kulüp yönetimlerini Almanya’da olduğu gibi profesyonel yöneticilere vermeliyiz. Profesyonel yönetimi de kulübün üyeleri seçmeli! “Para Babası Başkan” hep kısa vadecidir! İkincisi, futbolcular çoklukla altyapıdan gelmeli, gençlerimize fırsat vermeliyiz. Üçüncüsü, emeklilik yaşına gelmiş yabancı futbolcuları dev paralar vererek transfer etmek hiçbir sorunu çözmez. Dördüncüsü, ülkemizde kulüpler ve Federasyon antrenör yetiştirilmesinde acilen hamle yapmalıdır, ithal teknik adam ülkemizi ve insanımızı bilmez, ve zor öğrenir. Beşincisi, kulüplerin mali durumu kontrol altında olmalıdır. Tüm kulüplerimiz biraz derinden incelense batıktır. Zaten FIFA peşimizde ! Altıncısı, ülkemiz taraftarları futbolun bir oyun olduğunu , keyif için oynandığını artık anlamalı, “en büyük biziz” sendromundan vazgeçilmelidir. Bu da bir eğitim sorunudur!
Aşağıdaki tablodaki Tuğrul Akşar’ın özetlediği veriler gelir arttıkça başarının azaldığı açıkça gözüküyor. Şimdi uyanma zamanı! Paraları çarçur etmişiz ve UEFA ve FIFA klasmanı da bizi nerede ise gömmüş bulunuyor!

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Kültür ve  Turizm Bakanlığınca tarihi,  kültürel, mimari, ekonom

Beyoğlu dünya sahnesine çıkıyor

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi