• $8,2684
  • €10,0518
  • 487.885
  • 1454.38
01 Aralık 2013 Pazar

Durun baylar bayanlar!

Biz genelde kötümserliğe prim verir, iyimserliği sevmeyiz. Halbuki kamuoyunda yakından izlenen medya mensupları ve finans kesimi çalışanlarının aslında ilke olarak dengeli görüşleri desteklemeleri ve vitrine koymaları demek gerek, eğer beklentileri yersiz şekilde bozmak istemiyorlarsa! Ama eleştiri elimizde kılıç gibi, kötümserlik de genel yaklaşımımız!
Türkiye global krizde üç defa dış darbe ile hırpalandı. Birincisinde ABD’deki çöküş 2009 yılında ülkemize geldi, biz de banka sorunlarını ve kamu maliyesini 2001 krizi sonrasında tamir ettiğimiz için, 2009 yılındaki yüzde 4.7 boyutundaki çöküşü çok çabuk atlattık. İç talebi artırdık. Büyüme 2010-2011 yıllarında rekor düzeyde, ortalama yüzde 8-9 civarında gerçekleşti. Yüksek kredi artışı (kredi balonu diyebiliriz), yurt dışında basılan paranın getirisi yüksek olan gelişen ekonomilere göçüşü çerçevesinde bizde de likidite ve döviz arttı. Rahatladık.
İkinci ise 2009 sonrası ve özellikle 2011 yılında kredi ile oluşan ve sonunda cari denge açığını rekora götüren patlama derecesine gelmiş iç talep balonumuzdu. 2012 yılında bu iç balonunu kredileri kısıtlayarak küçültmek zorunda kaldık. Büyüme hedefi yüzde 3 değerine düşürülmüştü, 2012 sonunda yüzde 2.2 büyüme gerçekleşti. Fren çok acı olmuştu.

Bernanke’yi herkes yanlış anladı

Yediğimiz üçüncü dış darbe ise 2013 yılında tam durgunluktan çıkıp yeniden ve yüzde 3.5-4 arası bir büyümeye doğru giderken mayıs ayı sonrası FED beyanatlarının hem içeride hem de dışarıda, yanlış yorumlanması sonucu sermaye çıkışı gerçekleşmesi idi. Nitekim medya ve finans kesimi gene felaket senaryoları yaymaya başladı. İyice azıtarak da Merkez Bankası’nı suçlamaya girişti.
Bu arada ülkemizde Merkez Bankası 2011 yılından itibaren farklı bir para politikası uygulamaya başlamıştı. Koridor sistemini farklı kullanarak ve rezerv opsiyonu mekanizmasını işleterek, karşılık oranlarını da kullanarak “makro ihtiyati” politikalar da kullanmaya başlamıştık. Merkez Bankası ne yaptığını anlatan elli tane rapor, araştırma ve bir o kadar da toplantı yaptı. Buna rağmen yeni yaklaşımın anlaşılamadığı tezi hala acemilerin ağzında. Üstelik de kurların düşmemesi ve enflasyonun yükselmesi Merkez Bankası’nın beceriksizliğimizin sonucudur yorumu da ortalığa yerleşti.
Uyanın baylar ve bayanlar. Kur hareketi ABD Merkez Bankası’nın sorunlarının 2013 içinde gelişen ülkelere atlaması ve sermaye çıkışının sonucudur. Etkisinin yüksek dozda olması da medya ve finans kesiminin yaygarası nedeni iledir. Halbuki yaygaraya rağmen dışarı kaçan döviz minimaldir. İçeriden döviz alan yerel spekülatör ise kaçan yabancıdan fazladır.

Kötümserlik pazarlamayalım

Üstelik kur arttığı zaman da birkaç ay gibi bir sürede etkiler enflasyona ithal fiyatları üzerinden önemli şekilde zıplar, beklentileri de bozar. Kur artışı kısa bir süre sonra genel bir enflasyon artışı meydana getirir. Bu durumda da Merkez Bankası’nın faizleri yükseltmesi talebi ortalığa yayılır. Ama faizler alenen ve reel yükseltilirse zaten yeni başlayan reel büyüme hırpalanır. Bu durumda Merkez Bankası koridorun içinde yükselen, koridorun üst limitine oturan ve dalgalanması kontrol edilen faiz yaratır, politika faizini ise alenen yükseltmez, düşük tutar. Hedef, kredi balonunu destekleyen banka kesimidir. Bu yaklaşımla da faiz minimal artarak büyüme korunmuş olur.
Dördüncü dış darbe ise FED gerçekten likidite daraltmaya başladığı zaman gelebilir. Benim kanaatim bunun 2014 yılının ilk üç ayından önce olmayacağı. Ama gene medya ve finans kesimi ortalığı aşırı velveleye veriyorlar, sorunu erkene alıp büyütüyorlar. Yani kendi kendimizi dış dalga gelmeden önce bıçaklıyoruz! Ekonomi yorumcuları ve medya da artık öğrenmeli ki kur artışı ihracata makul destek verir, ama iç enflasyonu da yükseltir. Hayatta hiçbir şey yan etkisiz ve tek bir sonuç çıkartır değildir! Kötümserlik pazarlamayalım!

<p>İsrail polisi, işgal altındaki Mescid-i Aksa'da baskınları önlemek için nöbet tutan Filistinliler

İsrail polisinden Filistinlilere yeniden müdahale

Çamurlarda serinleyen mandaların görüntüsü Serengeti'yi aratmadı

Dereotunun az bilinen şaşırtıcı faydaları

NATO tatbikatına katılacak askerler yola çıktı