• $9,2659
  • €10,808
  • 531.781
  • 1432.57
23 Nisan 2013 Salı

Büyüme çok önemli!

Ekonominin gidişatında sorunlar çıktığı zaman ekonomi teorisinde genel kabul görmüş olan tezler de sorgulanır.   1978 yılından bu yana Çin'in piyasaya dönük reformlar yapması sonucu eriştiği hızlı büyüme, kalkınma, ihracat ve ortaya çıkan şu andaki dünyanın en büyük ihracatçısı konumuna ek olarak ve GSYİH büyüklüğünün yakında ABD ve Avrupa'yı geride bırakacak olması, ekonomik politika değerlendiremelerini epey değiştirmiş, farklı görüşleri sarsmıştı. Tabii nüfus açısından en az Çin kadar önemli ama farklı bir ekonomik model sahibi Hindistan'da da büyüme ve büyümenin sonuçları tartışması da şiddetle devam etmekte. Bu tartışma en son Columbia Üniversitesi hocaları ünlü Jagdish Baghvati ile Arvind Panagariya'nın yazdığı "Why Growth Matters" veya "Büyüme neden önemli?" adlı yeni kitapla da medyaya döküldü.

FAKİRLİĞİN ÇÖZÜMÜ...

Bu yeni kitap, "fakirliği aşmanın en emin yolu ekonomiyi hızla büyütmektir" tezini vurgularken, büyümeyi artırmak için ne yapılmalı tartışmasının ortalığa döküldü. Hindistanda büyüme oldukça geç, 1991 yılında başlamıştı. Hindistan son 20 yıldaki büyümesinde  birçok reform yapmıştı ve 200 milyon kişiyi fakirlikten kurtarmıştı. Ama vatandaşlarının şikayeti çok sevdiği Hindistan'da, kamuoyunda büyümenin zenginlere yaradığı, fakirlikten kurtulmak için gelirin yeniden dağılımının gerektiği dolayısıyla sadece büyümenin yetmediği tür şikayetler ortaya atılıp duruyordu.

Vatandaşların telaffuz ettiği bu şikayet tezleri aslında tabii 1947 yılında bağımsızlığın elde edildiği dönemde Javaharlal Nehru tarafından ortaya atılan eski tezler.

Yeni kitap, başlangıçta Hindistan'da  kamunun küçülmek yerine giderek büyümesini, özel yatırımın düşük tutulmasını, kendi kendine yeterlilik hevesinin ön plana çıkarılmasını, yabancı sermaye yatırımına muhalefet ve sigorta şirketlerini ve bankaları devlete aktarmak yaklaşımlarını, yani  özetle devletleştirmenin destekçisi ve mimarı olan ve 1966-1984 arasında yönetimin başındaki Nehru'nun kızı İndira Gandi'yi suçluyor. Hindistan büyüme sağlayan reformlara 1991 yerine 1971 yılında başlamış olsa idi, büyüme 175 milyon kişiden fazla sayıda fakiri daha kurtarmış olacaktı diye hesaplanıyor. 1991 sonrası dış ticaretin GSYİH oranı yüzde 17'den yüzde 50 düzeyine çıkmış. Yabancı sermaye yatırımı komik düzeyde, sadece 100 milyon dolar iken, 60 milyar dolara tırmanmış. Hindistan'da telefon sayısı da ayni sürede 5 milyondan  895 milyona çıkmış. 1980'li yıllarda her 2 Hint vatandaşından birisi fakirken, bugün bir kuşak sonra, sadece  dört Hintli'den biri fakir.

Yeni kitap Columbiya Hocası ünlü Joseph Stiglitz, Harvard'dan ünlü A.K. Sen ve Belçikalı Jan Dreze adlı iktisatçıları da yanlış yaklaşımlar tavsiye ederek  Hindistan'a zarar vermekle suçluyor. Tabii tuhaf olan Hindistan'da hâlâ büyüme yaklaşımı ne olmalı konusunun tartışılması. Hindistan'da bugün en alt kastlara kadar her sınıfta fakirliğin azalıp, durumunun iyileşmiş olması, büyüme önemli mi tartışmasını gerçekten saçma kılmakta. Sosyal sonuçlara varmanın en kestirme yolunun ekonomik büyüme olduğunun tüm kalkınma ve değişim destekçileri tarafından artık kabul edilmesi gerek deniyor!

<p> </p>

Arabeskin 'Babası' kim?

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (21 Ekim 2021)

''Her an her yerde yeni bir salgın patlak verebilir'' Korkutan uyarı

Edirne'de yoğun sis etkili oluyor