• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
18 Temmuz 2011 Pazartesi

Bütçe müthiş!

Avrupa'da ve Amerika'da hemen hemen bütün ekonomiler, bütçe açığı ve kamu borcu sorunu ile uğraşa dursun, Türkiye'de bütçe verileri üstelik bütçe harcamalarının geleneksel olarak arttığı seçim dönemi yaşanmasına  rağmen inanılmaz boyutta kontrol altında.  
Bu yılın ilk yarısında 3 milyar TL'lik fazla verilmiş. Geçen yıl bu rakam eksi 15.4 milyar TL idi. Yani bütçe açığı söz konusu idi. İlk altı aylık toplamlar itibarıyla son sekiz yılda daha önce sadece 2006 ve 2008 yıllarında fazla verilmiş. 2006'da 2.4 milyar TL ve 2008'de 1.8 milyar TL'lik bütçe fazlası gerçekleşmiş. Sadece ilk altı aylık karşılaştırmalar göz önüne alındığında bu yıl oldukça sıkı bir bütçe disiplininden bahsedebiliriz.
Aşağıdaki grafikte Merkezi Yönetim Bütçesi'inin ana kalemlerinde tahmini GSYH'ya oranla izlenen seyir yer alıyor.

"butce.jpg"
 Grafikte kırmızı çizgi ile gösterilen bütçe açığının GSYH'ya oranı son on iki aylık toplamda yüzde 1.8 seviyesine gerilemiş durumda. Bu oran küresel krizin ardından yakalanan en iyi seviye. Aynı zamanda problemlerle boğuşan ve risk altındaki Avrupa ekonomileriyle karşılaştırıldığında, son derece iyi bir duruma işaret ediyor. İtalya, Yunanistan, İspanya ve hatta ABD için bu oranlar hayal edilemeyecek durumda. Zaten Türk ekonomisinin küresel krizin ardından hızlı toparlanmasının ve Avrupa'daki problemlere rağmen risk pozisyonunun kötüleşmemesinin ardında da kamu finansmanında elde edilen başarı rol oynuyor. Grafikte koyu siyah çizgi ile gösterilen faiz giderlerinin GSYH'ya oranının istikrarlı bir şekilde azalması da Türk ekonomisine ilişkin risk algılamasında görülen iyileşmenin bir sonucu. Çoğu problemli ekonomide kamu harcamalarının seviyesi riski artırıyor, risk arttıkça, faiz oranı da artıyor, artan faiz oranları bir sonraki dönemde bütçede borç stoğunda daha fazla bozulmaya neden oluyor.
Türkiye'de de bu durum 1990'lı yıllarda uzun süre başımızı ağrıtmıştı. Ancak 2001 krizinin ardından kamu bütçesinde sağlanan disiplin küresel kriz döneminde Türk ekonomisinin sigortası oldu. Şimdi Türk ekonomisinde yukarıda anlattığımız kısır döngünün tam tersi bir durum söz konusu. Kamu bütçesindeki faiz giderleri otuz yıldır ilk kezi GSYH'nın yüzde 4'ünün altına indi. Bu oran bir zamanlar GSYH'nın yüzde 25'ine, yani dörtte birine kadar yaklaşmıştı. Faiz harcamalarındaki azalma sayesinde de küresel kriz döneminde GSYH'nın yüzde 6'sına yaklaşan bütçe açığını aşağıya çekmek de çok daha kolay oldu.
Grafikte özetini verdiğimiz verilerin detayı Maliye Bakanlığı'nın web sitesinde yer alıyor. Bu verilerin detayına baktığımızda ve enflasyona göre düzeltme yaptığımızda ilk altı ayda vergi gelirlerinin reel yüzde 15 oranında arttığını, faiz harcamalarının reel yüzde 22 oranında azaldığını, faiz dışı harcamaların da reel sadece yüzde 5.5 oranında arttığını görüyoruz. Önümüzdeki dönemde de aynı eğilimler korunursa, bütçe tablosunun olumlu seyri devam edecek. Ayrıca tahmini GSYH verileri ile haziran ayı itibarıyla yüzde 1.9 olarak hesapladığımız bütçe açığı oranının, bu yıl sonu için yüzde 2.8 seviyesinde hedeflendiğini ekleyelim. Yani yılın ilk yarısı itibarıyla, bütçede tablo, yıl sonu hedefinden  daha iyi durumda.Tabii bu pozitif gelişmelerde vergi affının katkısı önemli. Ama seçimde popülizm de yapılmadı.
Cari açık konusunda da kimsenin gözyaşına bakılmazsa (bankalar ve inşaatçılar dahil)  Türkiye örnek ülke olur.

<p>Gelişen piyasalara para akımının devam ettiği sürece Türkiye'nin önde olacağını söyleyen  Ekonomi

Merkez Bankası'nın faiz kararı piyasalara nasıl yansıyacak?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Eren-3 Ağrı Dağı Operasyonu başlatıldı

MİLGEM Projesi'nin 5'inci gemisi denize indi