• $ 5,7045
  • € 6,3187
  • 269.62
  • 107223
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ermenilere mesajı...

Dünya hâlâ 1. Dünya Savaşı’nın etkilerini yaşar, bu emperyal zihniyet kendisini yenilemeye ve tahakkümünü daha “çağdaş” yöntemlerle sürdürmeye çalışırken, yeni dünya düzeninin nasıl olacağıyla ilgili amansız mücadele devam ediyor.

1. Dünya Savaşı’nın emperyal saldırısı neticesinde bedeli milyonlarca Osmanlı vatandaşı ödedi. Bunların arasında Ermeniler de vardı. O son refleks olmasaydı, bu millet 15 Temmuz’da olduğu gibi, Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Laz’ı, Kafkasyalısı, Ermeni’si, Rum’u vd. ile Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda ülkesini canı pahasına savunmasaydı, bugün hepimiz uydu devletlerin içindeki azınlıklar olarak bir kan gölünde yuvarlanıyor olurduk.

Yaşayan insanların tehcir şartlarını hazırlayanlar, bir yüzyıl boyunca da onların ölümünü Türkiye üzerinde kendi emperyal amaçları için kullanmaya devam ettiler. Bu utanç verici bir durumdur. Parlamentolar önünde “soykırım” dilenciliği yapmak adalet sağlamaz, ataların hatırasına karşı büyük bir sorumsuzluktur.

2014 yılından beri dönemin Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın inisiyatifiyle 24 Nisan’da Ermeniler hem hayatını kaybeden atalarını anıyorlar hem de devletin en tepesinden gelen başsağlığı mesajını dinliyorlar. Milyarlarca lira değerinde el konmuş vakıf mallarının iadesini burada anmayı yersiz bulabilirdim ama bu maldan ziyade, Ermenilerin bu ülkenin birinci sınıf vatandaşı olduğu gerçeğinin altını çizdiği için ve adaletin tesisi, zihniyet devrimi adına takdir edilmesi gereken önemli bir unsurdur.

Geçtiğimiz 24 Nisan’da da Cumhurbaşkanımız bir taziye mesajıyla cemaatimizi yine yalnız bırakmamıştır. Gören gözler, işiten kulaklar için bunlar çok değerli adımlardır. Kendisine gönülden teşekkür ediyorum.

Şimdi bu mesajı bir kez daha okuyalım ve okumayanlara, duymayanlara ulaştıralım.

Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Sayın Aram Ateşyan,

Çok Değerli Ermeni Vatandaşlarım,

Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Birinci Dünya Savaşı’nın zor şartlarında hayatını kaybeden Osmanlı Ermenilerini bu yıl da saygıyla anıyor, torunlarına taziyelerimi sunuyorum.

Bölgenin iki kadim toplumu olarak Türkler ve Ermeniler bin yıldır omuz omuza yaşadıkları bu coğrafyada, ortak bir tarihi ve kültürü paylaşmıştır.

Ermeni toplumu, gerek Osmanlı İmparatorluğu gerek Cumhuriyetimizin yüzyıla yaklaşan geçmişinde çok kıymetli evlatlar yetiştirerek ülkemizin gelişimine büyük katkılarda bulunmuştur.

Dün olduğu gibi bugün de Ermeniler, ülkemizin eşit ve hür vatandaşları olarak, sosyal, siyasi ve ticari hayatımızın her alanında önemli roller üstlenmektedir.

Yüzyıllarca sevinç ve tasada ortak iki halkın, geçmişin yaralarını sarması ve insani bağlarını daha da kuvvetlendirmesi hepimizin ortak amacıdır.

Bu doğrultuda son 14 yılda birçok adım attık, tarihi nitelikte reformları hayata geçirdik.

Osmanlı Ermenilerinin hatırasına ve Ermeni kültürel mirasına sahip çıkmaya yönelik çalışmalarımızı, önümüzdeki süreçte artırarak sürdüreceğiz.

Bu vesileyle şu hususun altını özellikle çizmek isterim: Ülkemizdeki Ermeni cemaatinin huzuru, güvenliği ve mutluluğu bizim için özel öneme sahiptir.

Tek bir Ermeni vatandaşımızın dahi ötekileştirilmesine, dışlanmasına, kendini ikinci sınıf hissetmesine tahammülümüz yoktur.

Türkiye Ermenileri Patriği seçiminin kısa zamanda neticelenmesini temenni ediyor, çalışmalarınızda sizlere muvaffakiyetler diliyorum.

Bu düşüncelerle, yirminci yüzyılın başında yaşamını yitiren Osmanlı Ermenilerinin hatıralarını bir kez daha yâd ediyorum.

Birinci Dünya Savaşı’nın sıkıntılı şartlarında hayatını kaybeden milyonlarca Osmanlı vatandaşına Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.

Recep Tayyip ERDOĞAN

Cumhurbaşkanı

Ermenilere en çok, o çok sevdikleri yurtlarından ayrılmak yıkıcı geldi. Ama bir yüzyıl daha tehcir dün olmuş gibi de yaşanamaz. Mesele yası tutup bitirmekse, bunun şartları oluşmuştur ve hatırlayıp unutmak, geleceği hep birlikte kurmak adına en önemlisidir. Açılan bu olumlu kapıyı değerlendirmeyip, kimliği olumsuzluk üzerinden inşa etmek, öznenin kaybıdır, nesneleşmektir.

Atalarımızın yaptığı gibi, ülkemize inanalım, Hrant Dink’in dediği gibi, sahte cennetler yerine ortak vatanımızı cennet yapmanın yoluna hep birlikte baş koyalım. Türk, Kürt, Ermeni için başka bir yol yoktur. Dinlerimiz, ırklarımız farklı olabilir ama biz tek milletin azalarıyız, bunu hep hatırlayalım.

Başkalarının riyakârca başımızı okşamasına ihtiyacımız yoktur, bizler mert Anadolu insanlarıyız. Boynumuz çekmeye gelmez.

Bizlerin kucaklaşması ise her sorunu çözer.

İsa Mesih, İncil’de “Her ev kendi içinden yıkılır” der.

Buna bir daha müsaade etmeyeceğiz.

<p>Çevre alanında danışmanlık yapan biyolog Dr. Baki Yokeş, AA muhabirinin son günlerde sıkça gündem

Balon Balığı, Akdeniz´in Ekolojisine ve Ekonomisine Zarar Verdi

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

En garip mühendislik çalışmaları

Tesla Cybertruck resmen tanıtıldı! Cybertruck'ın özellikleri nedir? Neler sunuyor?