• $7,4446
  • €9,0504
  • 443.439
  • 1570.31
19 Eylül 2012 Çarşamba

2003'ten tarihi anekdot

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Kahire'deki Suriye krizi için Dörtlü Temas toplantısının haberini dün verdik. Bugün de Davutoğlu'na yerinde eşlik ettiğimiz o seyahatten dönüş yolu notları.
'Maksat hasıl oldu mu?' sorusuna geçmeden; Davutoğlu'nun günde ortalama üç saatlik uykuyla aralıksız sürdürdüğü seyahat trafiğinin, bünyeleri zorladığını not düşelim. Pazartesi 13.00'te yola çıkıp, 15.00'te vardığımız Mısır'dan, tekrar Esenboğa Havaalanı'na indiğimizde, saatler 03'ü gösteriyordu. Bu satırlar da Davutoğlu'nun gece yarısı 1'de uçağa binince verdiği yarım saatlik 'kestirme' molasından sonra yapılmış sohbetten.
Ankara, Suriye krizinde, Mısır öncülüğündeki yeni bölgesel inisiyatife büyük anlam atfediyor. Davutoğlu'nun, 'İkili ilişkilerde olabilecek en iyi noktadayız' ifadesi bu yaklaşımı teyit ediyor.
Krizi bugünden yarına çözeceği için değil.  Denenmemiş bir formül arayışı, evet öncelikli. Ama arka planda; uzun vadeli yeni bir bölgesel denklem, daha güçlü bağlar ve İran'ı da Türkiye'nin yer aldığı çizgiye çekmek var. Türkiye İran'ı, 'yalnız kalmasının' iyi olmayacağı yolunda iknaya çalışıyor.

ESAD'IN ÇOCUKLARI İÇİN ÜZÜLÜYORUM
Toplantıya 'sağlık'  mazeretiyle katılmayan Suudi Arabistan'ın, şu sıralar İran ile yan yana gelmek istemediği sır değil. Bununla birlikte, Davutoğlu söyledi: Toplantının safahati, talebi üzerine Suudilere telefonla aktarılmış. Yani toplantıda bulunmayışı, dörtlü inisiyatifin ölü doğduğu anlamına gelmiyor...
Diğer yandan, diplomatik manevra alanının hayli daraldığı Suriye krizinde; Türkiye, Mısır, İran dışişleri bakanlarının üç saat bir arada olması dahi önemli bir eşik olarak kabul ediliyor. Davutoğlu, bir 'yol haritası' önerdiğini, ancak ayrıntıları bu aşamada saklı tuttuklarını aktardı. Gerekçe, anlaşılır: Her bakanın kendi ülke yönetimiyle paylaşması gereği. Taraflar bu toplantıların ikinci etabı için; 26 Eylül'e randevulaştı. New York'ta yapılacak BM toplantısında. Bu arada Davutoğlu, Kahire'de mevkidaşlarıyla konuşurken, Esad'ın çocukları için üzüldüğünü de 'Yüreğimde bir sızı var' sözüyle dile getirmiş. 

MURSİ 2 MİLYAR DOLARLIK KREDİ İÇİN NE DEDİ?
Gelelim Mısır'a verilecek 2 milyar dolarlık kredinin ayrıntılarına.
Birkaç ay içinde dilimler halinde verilecek olan 'düşük faizli' kredinin 1 milyar dolar proje kredisi. Türk firmalarının orada yapacağı işlerin finansmanında kullanılacak. 1 milyar doları ise daha serbest koşullar taşıyor. Davutoğlu, bu konuda farklı bir hassasiyet taşıyor:
'Bu 2 milyar dolarla Mısırlılar ihya olacak değil. Büyük bir ekonomi. Ama asıl hedef Mısır ekonomisine güven gelmesi. Borç alma kapasitesinin genişlemesi, rezervlerinin artması. Mısır'ın toparladığı mesajını uluslararası finans çevrelerine vermek. Büyükelçi çok memnun bundan. Nereye gitsem büyük bir havam var diyor Avni Bey!
Mısır Cumhurbaşkanı Mursi, 'Küresel kriz döneminde sizin de dikkatli olmak zorunda olduğunuzu biliyoruz. Onun için bize güveniniz çok değerli. Size müteşekkiriz. En kısa sürede geri ödeyeceğiz' demiş.
Davutoğlu da cevaben 'Mısır'da Hazreti Yusuf'un bereketi var' dedim. Bu topraklar kendisine yapılan her türlü yatırım geri döndüren topraklardır. Çok kısa sürede toparlanacağınıza inanıyorum' karşılığını vermiş.
Dışişleri Bakanı, 'Onları o kadar iyi anlıyorum ki' derken, Irak savaşı öncesindeki o çok tartışmalı 1 milyar dolarlık ABD kredisine atıf yaptı. 'Ekonomimiz kırılgandı. O 1 milyar dolar bizim için o kadar kıymetliydi ki' diyen Davutoğlu, bir de tarihi anekdota aktardı:

İŞBİRLİĞİ YAPARSANIZ KREDİ MUSLUKLARI AÇILIR
'O sırada yeniyim. Mevcudiyetim, yabancı çevrelerde merak uyandırıyor. Ali Bey (Babacan) dedi ki, 'Hocam hala Türkiye'nin ABD ile işbirliği yapamayacağı havasındalar. Sizinle konuşmak istiyorlar. Siyasi olarak sizin mesaj vermeniz iyi olur.'
Aradı adam. Açık açık şöyle dedi: 'Çok geniş imkanı olan uluslararası finans kuruluşuyuz. Türkiye'nin alacağı karar, bizim kredilerin yönünü tayin edecektir. Eğer ABD ile işbirliği içinde olunursa, uluslararası camiaya güven gelecek. Kredi kanalları daha kolay açılacak dedi.  Ama olmazsa, sağlamakta zorluk çekeceğiz.'
Davutoğlu da bunun üzerine 1991'deki Körfez krizinde ABD işbirliğini hatırlatmış. Gerisini kendisinden dinleyelim: 'Ekonomimiz o zaman da kırılgandı. Bize ne kadar kredi geldi biliyor musunuz diye sordum. Ne kadar dedi. 'None' dedim. Hiç kredi gelmedi. '

100 MİLYON DOLAR LİBYA'DA EFSANE OLDU
Ülkelerin zor durumlarında bu tür dayanışmaların önemini vurgulayan Davutoğlu, 2011 yazında Libya'ya verilen krediye dair de önemli bir bilgi paylaştı: 'Mesela Libya'ya verdiğimiz kredi. 300 milyon dolarlık kredinin 100 milyon dolarını nakit olarak uçaka yollamıştık. CHP bana nasıl gönderdin diye çok yüklendi. Ama o 100 milyon dolar Libya'da bir efsane oldu. Yönetim değiştiğinde ilk yaptıkları şey bize o 300 milyon doları ödemek oldu. Bazen bu riski alacaksınız. Orada insanlar aç. Ramazanı çıkaramayacaklardı. Öyle bir efsane oldu ki. 'Herkes söz verir ama Türkiye yapar' denildi. Somali'de de aynı şey oldu. Nasıl biz İstiklal Harbi'ndeyken Hindistan'daki insanların katkı için bileziklerini gönderdiğini unutmuyoruz. Aynı şey'.

<p>Hiçbir şey ortaya koyamayan, alternatif üretemeyen muhalefetin işi ve gücünün yalan söyleyerek se

'Muhalefet yalan, algı ve manipülasyonla oy devşirmeye çalışıyor'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yurt genelindeki 90 yaş ve üstü evlerinde aşılanıyor

Gediz Deltası'nda kış kuşları kayıt altına alınıyor