• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
5 Ocak 2015 Pazartesi

Gerisi teferruattır

Bugün, elinizdeki AKŞAM başta olmak üzere, önde gelen gazetelerimizin tamamının sayfalarında, Sivil Dayanışma Platformu'nun tam sayfalık bir ilanı var.

İlanın hemen üstünde iki fotoğraftan oluşturulan tek bir fotoğraf görüyorsunuz.
Esasen sadece bu fotoğraf bile, görsel bir anlatım diliyle, ilanın bütün mesajlarını, son derece açık bir biçimde anlatıyor.
Fotoğrafta, Mimar Şefik Birkiye'nin eseri olan Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın önünde toplanmış ellerinde Türk bayrakları taşıyan coşkulu bir miting kalabalığı var.
Hemen altında, "Sağlam İrade Cumhur'un Başında" başlığını görüyoruz.
En altta ise 5 paragraftan oluşan kısa bir metin yer alıyor.
Metnin tamamını burada tekrar edecek değilim.
Ama içerdiği mesajların altını çizeceğim.
İlk paragrafta 17-25 Aralık 2013'te Türkiye'nin yaşadığı darbe girişimlerinin, bu kez Anayasa Mahkemesi tarafından sonuçlandırılması gayretiyle karşı karşıya olduğumuzun altı çiziliyor.
Anayasa Mahkemesi'nin aklanma yeri olmadığı bir sonraki paragrafta belirtiliyor.
Ardından, milletin vicdanında asıl aklanması gereken yerin, kuruluşundan bugüne siyaseti dizayn eden kararlarıyla, vesayet rejiminin son kalıntısı olan Anayasa Mahkemesi olduğu anlatılıyor.
Bir sonraki paragraf diyor ki, içeride ve dışarıdaki fitne odakları "Dönemin Başbakanı" amacına ulaşmak için umutlarını bu kez Anayasa Mahkemesi'ne bağladılar; siyasi ikbal ve makamları uğruna bu odaklarla açık gizli ittifak yapanları ibretle takip ediyoruz.
Son paragrafta, siyasi kariyer ve kazanımlarını borçlu oldukları "Sağlam İrade" ile ters düşenlere bir hatırlatma var: "Büyük Türkiye" yürüyüşünü durdurmayı denemeyin!
Metinde, "Sağlam İrade" olarak ifade edilenin, milletin kendisi kabul ederek "Cumhur'un Başında" vazife verdiği, Türkiye'nin halk tarafından seçilmiş ilk cumhurbaşkanı "Recep Tayyip Erdoğan'ın milletle hemhal olan duruşu" olduğunu da ben ekleyeyim.
Kısa, açık, yalın, etkili ve kararlı bir anlatım.
Karadeniz'de bir söz vardır: Lafın tamamı deliye söylenir!
Bu metni her zekâ seviyesi kolayca anlayacaktır.
Yazının başlığı içeriğini veriyor zaten: "Sağlam İrade Cumhur'un Başında"
İlanın en üstünde iki fotoğrafı meczeden tek bir fotoğraf olduğunu anlatmıştım.
Bu fotoğrafta ellerindeki Türk bayrakları ile coşkuyla doldurdukları kocaman bir miting alanını Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın önüne taşıyan kalabalıkla anlatılan ise, koca bir millettir.
Millet, madalyonun öteki tarafına bakmak bile istemiyor.
Cemaat'in cemaat, Çete'nin çete olması gerektiğini, ikisini bir diğerine asla karıştırmadan gösterilmesi gereken özeni ya da bildirilmesi gereken haddi, söz sırası kendisine geldiğinde açık seçik söyledi, söylüyor.
Hâlâ anlayamayanlara söylenecek iki çift sözü daha olacak elbette...
Bunun için sadece 5 ay kaldı.
Millet, Allah uzun ömürler versin; Rauf Tamer'in yıllardır anlattığı "O Kafa" ile aynı kafanın "Cambaza bak!" diyerek kendine ödettiği bedelleri asla unutmuyor.
Artık karnı tok.
Yutmuyor.
Takılacağı hiçbir "ama" falan da yok.
"Büyük Yürüyüş" milletin inisiyatifiyle devam edecek.
Millet, önemine göre sıraladığı, kendisini bekleyen işlerin tamamını hem de çok iyi biliyor.
Önce, yeni bir seçim var, seçecek.
Sonra, yepyeni bir Anayasa yapacak; Yeni Türkiye'yi taşıyacak yönetim biçimini belirleyecek.
Asıl ve esas olan millettir.
Yürütme de, Yargı da, Yasama da millet tarafından seçilen, onun adına karar veren, onu temsil eden ve sadece millete hesap veren yapılar olacaklar.
Gerisi teferruattır.

İŞTE SDP'NİN O İLANI:

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!