• $8,5128
  • €10,2789
  • 499.26
  • 1441.33
19 Haziran 2013 Çarşamba

Direniş...

Her insanın hayatında vardır “turnusol” zamanlar. Dost da düşman da kendini böyle zamanlarda belli eder. Dost hiçbir şey olmamış gibi incitmeden omuz verir, yeri gelir göğsünü siper eder, yeri gelir silkeler, kendine getirir. Düşman ise gerçek yüzünü gösterir. 
Uluslararası ilişkilerde ise esasen dostluk da düşmanlık da zaten yoktur. Çıkarlar vardır. Türkiye, son üç haftada bu çıplak gerçeği bir kez daha gördü. Uluslararası kredi kuruluşlarına borçlarını ödeyen, bölgesinde dengelerin yeniden kurulmasında söz sahibi olmaya başlayan Türkiye, bir anda hedefteki ülke oluverdi. 
Daha düne kadar demokrasimizi övenler, yere göğe sığdıramayanlar, halkları Müslüman ülkelerin bizi model almasını isteyenler, bizi bir anda Saddam’ların, Esad’ların ülkesi gibi gösterme gayretine girdiler. Cesaretleri yetse, neredeyse “Türkiye’yi özgürleştiriyoruz” diyerek işgale yeltenecekler! Bunu neden göze alamadıkları, Batı basınındaki manşetlerden anlaşılıyor; “Türkler savaşırsa kazanırlar!” 
Anlaşılan Türkiye, birilerinin tekerine çomak soktu. Ama unuttukları bir şey var, biz millet olmayı Batı’dan öğrenmedik. Milletin bizdeki anlamı, ya da kelimenin etimolojik yapısı bile onlardakinden farklıdır. 
Elektrik kesilince komşusunu yağmalayan insanların ülkesi değildir Türkiye. Bir dükkânın camı kırılınca, soyulmasın diye önünde sabaha kadar nöbet tutan insanların ülkesidir burası. 
Binlerce yıldır millet olmanın ve bize ait değerlerin sonucudur bu birlik. Fitneden sakınmayı emreder bizim inancımız. 
Bu birlik ve beraberliği bozmak isteyenlerin mutlaka her zaman hesapları olmuştur. Ama bizim her türlü tedbirin sonrasında sığındığımız ve güvendiğimiz bütün hesapların üstünde nihai bir hesap vardır. 
Hep medeniyetler kavşağı olduğumuzu dile getiriyoruz. Anadolu, yüzyıllardır farklı din, dil ve ırklara, farklı görüş, etnik köken ve inançlara ev sahipliği yapmıştır. Bu nedenle medeniyetimiz tüm dünyada eşine az rastlanan bir birlikte yaşama deneyimine sahiptir. 
Son üç haftadır ülkemizde büyük bir milli direniş yaşanıyor. Bu, fitne çıkınca evine girip kapısını kapatanların milli direnişidir. Bu milli direniş fitneyi görünce koşarken yürüyenlerin, yürürken oturanların direnişidir. 
Bu milli direniş fitne çıkınca öldürmektense ölmeyi yeğleyenlerin direnişidir. Bu milli direniş zalim olmaktansa zulme uğramayı tercih edenlerin direnişidir. 
Şu son haftalarda halkımızı sokağa dökmeye, kardeşi kardeşe kırdırmaya çalışanlar dünyanın hiçbir yerinde bizim kadar sağduyulu bir halkla karşılaşmamışlardır. 
Onların “198 maddelik eylem planları”, bu ülkenin sağduyusu karşısında çaresiz kalmıştır. 
Gandi’nin pasif direniş adını verdiği şey, bizim yüzlerce yıllık yaşam pratiğimizdir. 
Bu toprağın insanı ariftir. Sabırlıdır. Sağduyuludur. Nerede konuşup nerede susacağını bilir. Sessiz çoğunluk iradesini nerede, nasıl göstereceğini de çok iyi bilir. 
Bu yazıya sığdırmaya çalıştığım duygu ve düşüncelerim, milli irade tecelli ettiğinde çok daha iyi anlaşılacaktır. 
Bu ülkenin insanları, kompradorlar manda mı himaye mi olsun diye tartışırken milli mücadeleyi başlatan dedelerin, ninelerin torunlarıdır. 
Kapısının önünde kopan fitneyi bile üzerine sıçratmayan halkımız, sosyal medya baskısıyla devletine isyan etmez. 
Bizim inancımızda idare emanet edilmiş olanlara itaat vardır. Biz biliriz ki, idare emanettir. Verildiği şekilde geri alınır. Kıyamla değil, sabırla ve bizim insanımız başka türlüsüne kalkışana da, yine sağduyuyla direnir. 
Bu ülkenin insanı, inanır ki, “çoğunluk yanılmaz”. Bu ülkenin insanının da elbette bir sürü zaafı vardır. Ama bir hasleti de şudur ki, emanetini ehline vermekte kuyumcu hassasiyetini hiçbir zaman kaybetmez. 
Esasen bütün siyasi partilere düşen, öncelikle bunu doğru anlayıp milletin ve onun iradesinin yanında yer almak olmalıdır.  
O millet ki, milli irade yanında duranları hiçbir zaman unutmadı ve bugüne kadar emaneti ehil olamayacaklara hiç teslim etmedi. 
Etmez. 

 

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

NASA Mars'ın 3 boyutlu görüntülerini yayınladı

Düştüğü dere yatağında 5 gün mahsur kaldı

Mersin sahilinde bulundu! Sahil güvenlik hemen çalışma başlattı