• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
23 Kasım 2020 Pazartesi

Roger Garaudy Macron'a karşı

Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron ilahiyatçı olmadığı halde ve ‘laik devlet’ hilafına ‘Batı İslamı’ tartışması başlattı kendince…

Öte yandan evrensel insan hak ve hürriyetlerini, inanç özgürlüğünü hiçe sayan uygulamalara imza attı, atmaya devam ediyor.

Fransa sınırları içinde, tabelasında ‘İslam’ yazan pek çok derneği kapattı.

Ülkesindeki başörtülü Müslüman kadınları kademeli olarak toplum dışına itiyor.

Başörtülü velilere çocuklarının okul gezilerine katılmalarını bile yasakladı.

Hızını alamadı; şimdi de ülkesindeki imamları imtihandan geçirecek.

Son olarak, İslamofobi ile mücadele eden bir kurumun (Fransa’da İslamofobi Karşıtı Kolektif) kapısına kilit vurdu.

Macron, her ne kadar ‘çakma Napolyon’ havalarında kifayetsiz bir muhteris de olsa, Fransa’nın sömürgeci geçmişi dolayısıyla, çoğu Afrika ülkesinin gelirini hala ülkesine akıtmasını biliyor.

Bir yandan da ‘Batı İslamı’ gibi söylemlerle suyu bulandırmaya çalışıyor.

Geçen yüzyılda, bu adamın ülkesinden büyük bir alim çıktı.

Adı Roger Garaudy.

Bütün ömrünü insanlığın huzur, mutluluk ve barış içinde yaşaması için ne yapılması gerektiği konusunda fikirler üreterek geçirdi Garaudy.

Fransa’nın, hatta bütün Avrupa’nın peşinde koştuğu bir entelektüelken İslam’ı seçti, Müslüman oldu.

Bu saatten sonra ise, tam bir sükut suikasti’ne maruz bırakılarak yalnızlaştırıldı.

Ama o doğru bildiklerini söylemekten hiç vazgeçmedi.

Garaudy, 1985 yılında İspanya’da, ‘1. Avrupa Müslüman Kongresi’ni düzenledi.

İslam’a yeni girmiş İspanyollar başta olmak üzere çok sayıda Avrupalı kadın ve erkekle, İslam’ı seçen üniversiteli gençlerle, bilim, fikir ve sanat adamlarıyla sorulu cevaplı sohbetler gerçekleştirdi.

Üç gün süren bu toplantının ardından ‘Sevilla Bildirisi’ni yayınlandı.

İşte bu bildirinin de yer aldığı ’21. Yüzyılda İslam’ın Dirilişi’ (Timaş Yayınları) adlı kitap, Cemal Aydın çevirisiyle Türkçe’ye kazandırıldı.

Kitap, batı medeniyetinin iflasını, sömürünün korkunç miraslarını, ‘tanrıcılık’ oynayan insanın dramını özetledikten sonra, Batı kapitalizminin mahvettiği insanlığa, diriliş reçetesi olarak İslami prensipleri anlatıyor.

Bir zamanlar dünyaya ışık saçan, Batı âlemini Ortaçağ karanlığından kurtaran İslâm’ın, bütün dünyanın tekrar karanlığa sürüklendiği şu çağda, aynı vazifesini bir kere daha yerine getirmesi gerektiğini savunuyor Garaudy.

Macron, sırf bu kitabı okusa, tek bir İslam’ın olduğunu, ‘Batı İslamı’ gibi bir kavramsal saçmalığın ne kadar abesle iştigal olduğunu anlardı.

Hakikat balçıkla sıvanmaz.

<p>Çevre dediğimiz hadisenin sadece devletlere bırakılamayacağını söyleyen Oğuzhan Bilgin, konuya il

'Çevre, dünya ve tabiat bize emanet olarak bırakıldı'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

En kötü yıl gerçekten 2020 mi? Bilim insanları, 536 yılına işaret ediyor

Jason Statham Antalya'da kurşun geçirmez camlı villada kalıyor