• $33,1952
  • €36,0226
  • 2551
  • 11156.2
9 Ağustos 2022 Salı

Ekranda vandalizm

Televizyon haberleri ve dizilerdeki şiddet içerikleri bir yana, tartışma programlarında adam dövmeye kadar vardı iş.

Kadına, yaşlıya, çocuğa, hayvana yönelik şiddetin önüne geçebilmek adına yasal tedbirler arttırılırken, ekranda kafa göz demeden kalkan yumruklar hiç mi hiç iyi örnek oluşturmuyor.

Üstelik şiddet, her fırsatta 'Türk örf ve adetlerinden' dem vuran biri, yahut çevresi eliyle geliyorsa...

Yetmedi, toplumun kültürel aynası olan medya üzerinden, canlı yayın esnasında, milyonların gözü önünde vuku buluyorsa...

Oysa, kötü örnek oluşturacak davranışlardan en çok da siyasetçilerin ve medya mensuplarının kamusal sorumluluk bilinciyle ve hassasiyetle kaçınması gerekir.

Bir kamusal alan olarak televizyon ekranında fiziksel şiddet hiçbir şartta kabul edilemez, kinsenin böylesi bir rezilliği seyirciye (topluma) yaşatma hakkı yok.

Hem, ev sahibinin gözü önünde, bir misafirin bir başka misafire yumruk sallaması, küfür etmesi hangi örf ve adete sığar?

Şayet, bardak taşmışsa, ekrandayken toplumun misafiri olduğunuzu hatırdan çıkarmadan, şiddete yol vermemek üzere stüdyoyu terk edersiniz, bu anlaşılabilir bir şey.

Televizyonda teknik elemana tokat atan gazeteciden, kıdemli gazeteciye kafa göz dalmaya kadar gelmişse iş, tekrar etmekte fayda var: Ekrana çıkanlar Türk ailesine, oturma odalarımıza konuk olduğunu aklından çıkarmamalı.

Siyaset kurumu ve medya şiddetten arınmadıkça, vandalizme dur demedikçe başaramayız.

TÜRKİYE'NİN RUHUNA DOKUNAN İKİ YAZAR

Genç yaşta hayata veda eden Oğuz Atay'ın yazdığı romanların, hikayelerin etkisi günümüzde de sürüyor.

Atay'ın o meşhur 'Tutunamayanlar' romanını yayınlamasının üzerinden 50 yıl geçse de bu etki tazeliğini koruyor.

Türk insanını ve aydınını anlamak üzerine önemli bir 'labaratuvar' olan Tutunamayanlar, bu ayki Sabit Fikir Dergisi'nin dosya konusu olarak ele alınmış.

Dosyada yazısı yer alan Doğukan İşler'in tespitiyle, Türk edebiyatını derinden etkileyen, kurgu/biçim/dil ve anlatım tekniklerini birbirinin içinde eritip pek de alışılmadık bir okuma deneyimi sunan Tutunamayanlar'ın 50. yılında hatırlaması ne güzel.

Dergide dikkat çeken bir başka yazı da yakın zamanda aramızdan ayrılan usta kalem Rasim Özdenören üzerine...

Ahmet Edip Başaran, geçmiş ile gelecek arasında sağlam ve sahih köprüler kurarak eserlerini oluşturan Özdenören'in bir yazar olarak hassasiyetlerini ve 'kökler'le olan bağını konu ediyor.

Yazının başında Türk örf ve adetlerini kendine kılavuz edindiğini iddia edenlerin televizyon ekranlarında, milyonların gözü önünde karıştığı şiddet olayından söz açmıştık.

Hem sanatıyla hem düşüncesiyle öncü bir şahsiyet olan Rasim Özdenören'in şu ifadesi bilmem böylelerine kılavuz olur mu: 'Bağlı olduğu kökle bağ kuramayan her düşünce, ne bir gelecek kurabilir ne de halkın gönlünde karşılık bulabilir.'

<p>Esenköy beldesinde kıyıların ve açıklarında çok sıkılıkla görülen yunuslar bu kez drone ile kamer

Yalova'da ortaya çıktılar... Görsel şölen böyle görüntülendi

Ticaret Bakanlığı ekipleri İstanbul'da market ve restoranları denetledi

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 50'nci yılı! TCG Anadolu Gemisi geçit törenine hazır

Kastamonu'da şaşırtan olay! Söğüt ağacının gövdesinde kiraz ağacı büyüdü