• $7,4294
  • €8,982
  • 412.302
  • 1471.39
16 Ocak 2021 Cumartesi

Bülbülü Öldürmek

Seçimlerin ardından vuku bulan kongre baskını ABD’de büyük bir şok etkisi yarattı.

Yeni başkan Joe Biden, kongreyi işgal edenleri ‘yerli teröristler’ olarak niteledi. Sorumluları cezalandırma sözü verdi, ardı ardına tutuklamalar oldu.

Aynı Amerika başka ülkelerin canına kasdeden, meclislerini bombalayan teröristleri ise neredeyse pamuklara sarıp sarmalıyor.

Mesela, Türkiye’den firar etmiş bir teröristbaşını yıllar yılı evinde ağırlıyor.

Türkiye’nin güneyindeki terör yuvalarına silah tahkimi yapıyor.

Amerikalı ‘beyaz adam’ın günah galerisi saymakla bitmez.

Önce Amerikan yerlilerini neredeyse tarihten sildiler, onlara Kızılderili diye lakap taktılar, sonra yüzbinlerce, milyonlarca Afrikalıyı köleleştirdiler, pamuk ve pirinç tarlalarında karın tokluğuna çalıştırdılar.

Amerikan rüyası, bu kesimler için kan ve gözyaşı üzerine kurulu bir kabusa dönüştü.

ABD, Kongre baskını ve siyahilere yönelik polis şiddetiyle tekrar gündemde, o halde, bu konularda çekilmiş birkaç filmden bahsedelim.

Amerika’nın geçmişten günümüze ‘günah galerisi’ne şöyle bir gözden geçirelim.

Irkçılığın doruklara ulaştığı, ekonomik buhran yılları Amerikası’nda, yani 1930’larda bir siyahinin avukatlığını üstlenmek demek, hem adalet sistemiyle, hem de toplumsal normlarla kanlı bıçaklı olmak demekti

Amerikalı yazar Harper Lee’nin böylesi bir mücadeleyi konu alan Plutzer ödüllü romanı Bülbülü Öldürmek’ten aynı adla beyazperdeye uyarlanan bir film…

Yönetmenliğini Robert Muligan’ın yaptığı 1962 tarihli Bülbülü Öldürmek, beyaz bir kadına tecavüzle suçlanan siyahi bir adamı savunan Atticus adlı bir avukatın yaşadıklarını, toplumsal dışlanmışlığını, altı yaşlarındaki kızı Scout’un gözünden anlatıyor.

Dönemi açısından son derece derinlikli, insancıl bir bakış açısı getiren filmde önyargı, yabancı düşmanlığı, kıskançlık, bencillik gibi yaklaşımlar eleştirilir.

Başrolünde Amerikan sinemasının usta oyuncusu Gregory Peck’in yer aldığı film çeşitli dallarda Oscar ve Altın Küre ödüllerine de sahip.

24 TV’de Ezgi Aşık’ın sunumuyla her cumartesi 17:15’te yayınlanan Kırmızı Halı’nın bugünkü Kült Filmler bölümünde andığımız bu filme ilaveten, Amerika’daki siyahilerin tarihsel serüvenine odaklanan iki eseri daha anımsatmak isterim.

Malcolm X… Amerikalı siyasetçi ve insan hakları savunucusu…

Gelmiş geçmiş en etkili siyahi Amerikalılardan biri.

Müslümanlığı seçti ve İslam ümmetinin birliği için çalıştı.

1965 yılında, suikaste kurban gitti.

Yönetmen Spike Lee, Malcolm x adlı bir film çekti.

1992 tarihli bu film, hem siyahi, hem Müslüman, hem de hürriyet savunucusu bir Amerikalı olmanın ne denli meşakkatli olduğunu başarılı bir biçimde gözler önüne seriyor.

Ve Steven Spielberg imzalı 1997 yapımı Amistad...

Gelmiş geçmiş en etkileyici açılış sahnelerinden birine sahip film…

Afrika’dan, doğdukları topraklardan koparılıp boyunlarında zincir, köle pazarlarında satılanların hikayesi…

Bu filmleri izlerken şunu da sormalı; bugün, siyahilere karşı girişilen şiddetin ardında hala derin bir ırkçılık duygusu yok mu?

Siyahilerin yanı sıra, Almanya’da, Fransa’da, Avrupa’da Türklerin ve Müslümanların başına gelenleri düşünün, camileri yakanları, Yeni Zellanda’da namaz kılan insanlara otomatik silahla mermi yağdıran kana susamış canileri düşünün…

Joe Biden efendi düşünmez böyle şeyleri...

<p>Peki, koronavirüste son durum ne? Aşılarla ilgili yapılan araştırmalar  bize ne söylüyor? Sürü ba

Aşı araştırmaları bize ne söylüyor?

Öğretmenlere koronavirüs aşısının yapılmaya başlandı

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar A-400M hangarını ziyaret etti

Balıkçı ağlarına bin yıllık tekne parçaları ile 13 amfora takıldı