• $7,4446
  • €9,0504
  • 443.439
  • 1570.31
15 Mayıs 2011 Pazar

Kolomb'un 'cennet adası'ndan Nihat'ın krallığına!

Show TV'nin çok konuşulan yarışması Survivor Ünlüler Gönüller'in çekimleri Dominik Cumhuriyeti'nin Las Terranas bölgesinde devam ediyor. Ada geçtiğimiz hafta Nihat Doğan ve Pascal Nouma arasında yaşanan kavgaya sahne olurken, bu dakikalara canlı şahitlik edenlerden biri de bendim. Yarışmacılar arasında kavganın yankıları sürerken, etkileri uzun bir süre daha devam edeceğe benziyor. Pascal'ın diskalifiye edilişinin ardından adada oluşan üçlü grup hemen dikkati çekiyor. Kavganın ardından kadın yarışmacıların tepkisiyle karşılaşan ve iyice yalnız kalan Nihat Doğan, kendine herkesten ayrı bir ev yapıp, orada kalıyor. Taner'in de kendine ait bir evi var. Taçmin, Asena, Özge, Ebru, Tevfik ve Derya ise birarada kalıyor ve birlikte hareket ediyorlar. Nihat'ın adada konuştuğu sadece iki isim var: Tevfik ve Taner.

KAMERA ARKASINDA 150 KİŞİ VAR

Ada, bulunduğu bölge itibariyle şu anda kış mevsimini yaşıyor. Las Terranas küçük bir ilçe gibi. Biz de ekiple birlikte burada kaldık. Survivor'ın kamera arkasında yerel çalışanlarla birlikte yaklaşık 150 kişi var. Ekibin tamamen bu adaya yerleştiğini görüyoruz. Oyunlarda kullanılan malzemeler için bir marangozhane bile kurmuşlar. Her şeyi burada yapıyorlar. Yarışmacılar sadece oyunlar ve ada konseyi sırasında insan yüzü görüyor. Diğer zamanlarda adada tek başlarınalar. Hepsi son derece aç ve adeta bir deri bir kemik!

Kristof Kolomb, 5 Aralık 1492'de Yeni Kıtaya ilk ayak bastığı yer olan Dominik Cumhuriyeti için, "Ormanlarla kaplı yüksek dağlar ve geniş nehirli vadilerle güzel bir cennet adası" nitelemesini yapmıştı. Kolomb’un “Hispaniola" adını verdiği ada, yaklaşık iki yüz yıl İspanyolların kontrolünde kalmış. Daha sonra ise adanın bir kısmı Fransızların etkisi altına girmiş. Afrika’dan getirilen yüzbinlerce kölenin çalıştırıldığı şekerkamışı tarlaları sayesinde hızla dünyanın en zengin kolonisi haline gelen bölgede, bugün çoğunluğu Kongo'dan göç etmiş bir halk yaşıyor. Kolomb'un da söylediği gibi, el değmemiş sahilleri ve yemyeşil ormanları adanın en büyük özelliği...

Survivor, adaya ciddi bir ekonomi kazandırmış. Pek fazla turist ağırlamayan Las Terranas, yarışma sayesinde hareketlenmiş. Adada alışveriş yapılabilecek bir kaç dükkan, araç kiralama ofisi ve küçük bir otel var. Ada tam bir kokonat, yani hindistan cevizi cenneti. Etraf kokonat ağaçlarıyla dolu ve ağaçta yetişen tüm meyveleri koparıp yemek serbest. 

Geçen yılki Survivor yarışmasının yapıldığı Panama, Dominik Cumhuriyeti'ne göre fazlasıyla nemli ve yakıcı güneşe sahip bir ülkeydi. Yarışmacılar güneş yanıkları nedeniyle ciddi sorunlar yaşamıştı. Dominik'te ise hava şartları çok daha iyi. Ancak geçen yıl yarışmacılar durgun Panama sularında zıpkınla bol bol balık yakalarken, bu yıl Dominik'in dalgalı denizinde bunu gerçekleştirmek pek mümkün değil.

KUAFÖR MASRAFIMIZ YOK

Adanın kadınları ayrı bir dayanışma ve birlik örneği sergiliyor. Asena'nın önderliği altında toplanmış gibi görünen kadın yarışmacılardan Ebru Destan, Nihat Doğan'ın 'kadın düşmanlığı' yaptığını söylüyor. Adada kuaför masrafı olmamasının tek iyi yanı olduğunu söyleyen Destan'ın Türkiye'ye döndüğünde yapacağı ilk şey ise hamama gitmek olacak! Ebru Destan başta olmak üzere kadın yarışmacılar, parfüm kokusunu özlediklerini söylüyor. Adaya ayak bastığımızda bana sarılıyorlar ve söyledikleri ilk şey "Parfüm kokulu erkeğe sarılmayı özlemişiz" oluyor. Sürekli muz pişirip yemekten bıktıklarını söyleyen kadın yarışmacıların hızla kilo verdiği göze çarpıyor. En az 8-10 kilo verdikleri rahatlıkla görülebiliyor.

YEMEK YAPMAK KADINLARIN İŞİ DEĞİL Mİ?

Yarışmanın ilk gününden beri aykırı tavırlarıyla kendinden söz ettiren Taner'in derdi ise kadınların yemek yapmaması. "Kadınlar hiç bir şey bilmiyor. Yemek yapmak onların işi değil mi?" diyen Taner, kendini savunmayı da ihmal etmiyor. Taner, "Ben kadın düşmanı değilim. Ben evimde yalnızım. Nihat da kendi evini yapana kadar bende kalıyor" diyor. Adadaki farelerden şikayetçi olan Taner, "Geceleri kedi gibi miyavlıyordum, fareler kaçıyordu. Şimdi Nihat'la köpek havlaması yapıyoruz. Nihat bunları söylememe kızıyor" diyor.

PASCAL'IN SURATINDAN AKREBİ ELİMLE ALDIM

Kendisini adanın kralı ilan eden Nihat Doğan, yalnız kalmasına rağmen yarışmadaki iddiasını sürdürüyor. Nihat ile Pascal Nouma ile yaşadığı kavganın ardından konuştum. Nihat, "Pascal'a bir kadının eteğinin altına girersen, seninle arkadaşlığımı keserim' demiştim. Bunlar yattığı zaman hepsi 'Ööööö' deyip kaçarken, Pascal'ın yüzünden akrebi eliyle alan benim. Eliyle akrebi öldüren benim. Pascal'ı o kadar seviyordum. Pascal beni bir gece uyandırdı. Dışarı çağırdı. Kavgaya çağırıyor sandım. 'Üzerimde fareler var, üstümde geziyorlar' dedi Bir saat fareleri aradım, içeriyi temizledim. Sonra 'Pascal rahat uyu kardeşim' dedim" diye konuştu. "Kızlar beni kıskanıyor. Benim yarışmaları birinci bitirmemi hazmedemiyorlar" diyen Nihat, Türkiye'ye döndüğünde ise ilk yapacağı şeyin, "Eyüp Sultan Camii'ne gidip, namaz kılmak" olduğunu söylüyor ve "Burada sadece cuma günleri namaz kılabiliyorum" diyor. Ülke gündemini takip edememenin sıkıntısını yaşadığını da dile getiren ünlü türkücünün bana sorduğu ilk soru, "Seçim süreci nasıl gidiyor?" oluyor ve "Ülkeme selam söyleyin" demeyi de ihmal etmiyor.

TUVALET YOK, YEMEK YOK

Adayla ilgili en çok merak edilenlerin başında yarışmacıların tuvaletlerinin olup olmadığı... Adada tuvalet kesinlikle yok. İhtiyaçlarını ormanın arka kısımlarına giderek hallediyorlar. Yarışmacılara yemek verilmiyor, sigara içmeleri de yasak. Yarışmacıların görebileceği yerlerde set ekibinin de yemek yemesine ve sigara içmesine izin verilmiyor. Geceleri adada yarışmacılarla birlikte çoğunlukla bir kameraman ve bir görevli kalıyor. Gazetecilerin gittiği gün adada kavga çıkması da, Pascal-Nihat kavgasının gerçekliğiyle ilgili sorularla karşılaşmamıza neden oldu. Ekranda gördüğünüz kavganın kesinlikle gerçek olduğunu, ekrandakinden daha şiddetli bir kavga yaşandığını ve tüm ekiple birlikte bizim de büyük bir şok yaşadığımızı da belirtmem gerekiyor.

SHAKIRA’NIN BEŞ YILDIZLI OTELİ

Biz yazı karşılamaya hazırlanırken Dominik şu günlerde kışı yaşıyor. Ülkenin kuzeyindeki Las Terranas, başkent Santa Domingo ve Punta Cana’yı gördüm. Özellikle Punta Cana, beş yıldızlı otellerin yoğun olarak bulunduğu bir tatil cenneti. Adanın yazı yaşadığı ekim-ocak ayları arasında turist akınına uğruyor. Tam 62 adet lüks otelin yanyana sıralandığı bölgeyi her yıl ortalama 3 buçuk milyon turist ziyaret ediyor. Burada yer alan Hard Rock Hotel’de, ünlü şarkıcı Shakira’nın da yüzde 62 hissesi bulunuyor. Bölgedeki restoranlarda fiyatlar çok ucuz değil. Yerel lezzetler beni pek memnun etmezken, Fransızlar ve İtalyanların işlettiği restoranların daha başarılı olduğunu gördüm. Bölge esnafının pazarlığı hiç sevmediğini ve turistlere hiç ‘eyvallahının’ olmadığını da belirteyim. Adadan erken ayrılma isteğimizle birlikte, Punto Cana’dan küçük bir uçakla başkent Santa Domingo’ya gidişimiz, burada yediğimiz öğlen yemeğinin ardından bizi İstanbul’a götürecek bir uçak olmadığının anlaşılmasıyla birlikte Punto Cana’ya dönüşümüz, yolculuğumuzun ilginç anlarından biriydi.

<p>Trump Destekçileri Kongre Binası’nı bastı hayatını  kaybedenler ve gözaltına alınanlar oldu

ABD'de devir teslim töreni nasıl olacak?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

ABD'de güvenlik önlemleri arttırıldı! Askerler sokaklara indi

Yurt genelindeki 90 yaş ve üstü evlerinde aşılanıyor