• $8,2755
  • €10,0167
  • 482.582
  • 1427.73
02 Kasım 2018 Cuma

Güldüren adamların kaderi bu mu?

Aynı anda Türk halkının iki sevdiği adam da çok üzdü bizi, art arda gelen hastalık haberleriyle… Mehmet Ali Erbil ve Cem Özer… Her iki isim de bizi güldürmeyi, eğlendirmeyi amaçlayan insanlar oldu. Hayatları belki de ekranda göründüğü gibi tozpembe olmamış olabilir ama bize de kötü tarafını hiç göstermediler.

Erbil, ne yaşarsa yaşasın çalışmaktan, ekranlarda şovunu yapmaktan hiç vazgeçmedi. Gördük ki onun büyük aşkı, işine karşı hep. İyi bir baba olduğunu kimse inkâr edemez. Evlatlarına nasıl baktığını görmemek imkânsız... Hiçbirini birbirinden ayırmadan kardeş olduklarını belirterek, bağları hep güçlü tuttu.

Cem Özer, Türkiye’de talk show nedir ilk bize gösteren adamdır. Şovu sayesinde kimlere ne kapılar açtı ardından. Yani o da ilklerin adamı kesinlikle. Cem Özer’in de sanat aşkı tartışılmaz.

Hiç vazgeçmedi sahnesinden, tiyatrosundan, sanattan. Ve şimdi bu iki güldüren adamın kaderleri hastalıkta birleşti.

İkisi de zorlu günlerden geçiyor. Ama bu güçlü adamlar bunu atlatacaklar eminim.

Allah kimseyi sağlıkla imtihan etmesin. Ve çocuklarına, ailesine bağışlasın.

Dövme başa bela!

Şimdi bu ünlüler âşık olup, ilişki yaşamaya başlayınca, yani her şey peri masalı gibi giderken birbirlerinin isimlerini, resimlerini vücutlarına dövme yaptırıyorlar.

Ömür boyu devam edeceğine inanıp, sonra işler tersine dönünce o dövmeler öyle yazıldığı gibi kolay silinmiyor. Herkesin kendi fikri, düşüncesi saygı duyarım tabii ama maalesef bu aşklar özelliklede sanat camiasında çok uzun vadeli olmuyor, olamıyor. Evlilikler, ilişkiler bir şekilde bitiyor sonra yenileri başlıyor. Hadi yeni baştan sildir o dövmeleri, yeni aşkın isimlerine geç. Ben derim ki gençler, aşklarınız hep başladığı gibi devam etsin ama siz siz olun bu dövme işine girmeyin. Bu ömürlük aşklar eskidendi diyenler haklı bence. Çünkü daha göremedik bu ömürlük aşkları eski Türk filmleri hariç.

Adlarınızı ille de bir yere kazımak istiyorsanız, deftere, kâğıda, mektuplara dökün, öyle anılar bırakın birbirinize.

Belki de bu ömürlü aşklara adım atmak için daha iyi bir fikirdir.

Zeka küpü Aleyna!

Bu kızdan star olur mu olmaz mı tartışmaları devam ededursun, bence Aleyna Tilki bu ülkede 'Bugün pop star benim' diyenlerin hepsini solladı. Bu gerçeği artık herkes kabul etse iyi olur.

Şimdi starlık neye göre derseniz, bizim ülkede bir şarkısı bile tutan kendini pop star ilan ederken, Aleyna’nın bugüne kadar yaptığı şarkıların hepsi zirvede…

Hadi şarkılar tamam da ya zekâ. Aleyna’nın zekâsına Dilan Çıtak ile olan sürtüşmesinden sonra verdiği cevapla hayran kalmamak mümkün değil.

Bugün 'benim star' diyen, bu polemiğin içinde böyle bir cevap veremezdi. Sinirlenirdi, laf sokardı, agresifleşip olayı kavgaya dönüştürürdü ama Aleyna öyle kıvrak zekâya sahip ki; yaşına rağmen bu olayı hiç kimsenin yapmayacağı bir cevapla bitirdi.

Artık bu cevabın üstüne yanıt veren kaybeder. Kıza Dilan Çıtak’ın söyledikleri soruluyor, ben tanımıyorum onu ama İbrahim Tatlıses’in küçük kızı benimle sahnede şarkı söylemişti diyor ve olayı kavgasız, gürültüsüz, yani İbrahim Tatlıses’in büyük kızı beni herhalde kıskandı ama küçük kızı benim hayranım deyip ablayla kardeş arasında olayı bırakıp çıkıyor.

Diyorum ki Aleyna bu akılla ,bu sakinlik ve farklılığıyla çoktan 'Star nasıl olunur?', dersi veriyor büyüklere.

<p>Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan son dakika açıklamasına göre, Irak kuzeyindeki Pençe-Şimşek

2 PKK'lı terörist SİHA'larla etkisiz hale getirildi

Yusufeli Barajı gövde inşaatında sona gelindi

Kahramanmaraş'ta heyelan sonrası oluşan Turkuaz Göl, turizme kazandırılacak

Mudanya Yat Limanı deniz salyasıyla kaplandı