• $8,146
  • €9,7116
  • 454.18
  • 1375.91
05 Aralık 2010 Pazar

Cem cebinde oyunculuk biriktiriyor

Herkes ondan güldürmesini beklerken Cem Yılmaz önce hayranlarını kırmayarak 'Soru-Cevap' adındaki DVD'si ile güldürdü, ardından da Av Mevsimi ile hiç beklenmedik bir şekilde beyazperdede boy gösterdi. Kendi prodüksiyonu olmayan bir filmde rol alan Cem Yılmaz, böylece unutmadığı ustalara olan saygısını bir kez daha göstermiş oldu. İnanın hiç kolay bir şey değildir, isminiz neonlarda altın harflerle parlarken, neredeyse yan rol denilebilecek bir karakteri canlandırmak. Bu törpülenmiş bir ego duygusu gerektirir. Geçmişte Yeşilçam'da pek çok aktör, sırf bu nedenlerden ötürü birçok filmde rol almamıştır. Yola ilk çıktığı yıllarda Sadri Alışık'a olan hayranlığını sık sık dile getiren Cem Yılmaz yıllar geçtikçe de ustalara olan saygısından hiçbir şey yitirmedi. Şener Şen de hayranı olduğu usta 'komiklerden' biriydi. Filmde tabii ki karakterinin onun önüne geçmesini de bu nedenden ötürü kabul etti. Bugün pek çoklarının başaramadığı şeyi yaparak hanesine bir artı not daha yazdırdı. Cem'in oyunculuğuna gelirsek, bizi yine şaşırtmadı. Herkes ondan güldüren filmler yapmasını bekliyor, özellikle de sıkı hayranları. Fakat Cem bence kara mizah konusunda da oldukça başarılı, tıpkı Hokkabaz'da olduğu gibi. Polisiye gibi daha ciddi duran bir filmde de hiç sırıtmayan oyunculuğuyla kendini parlatmayı başardı. Fakat kişiliğindeki zekayla birlikte gelen espri yeteneğini de rolüne adapte etmeden duramadı. Birçok açıdan merakla beklenen Av Mevsimi bence en çok Cem Yılmaz'ın kendini ifade etmesine yaradı.

LODOS, İSTANBUL'U TERS KÖŞE YAPTI
Son günlerde gökyüzünün parlayan güneşiyle birlikte baş gösteren lodos havası herkesi olduğu gibi bizi de etkiledi. Saatlerce İstinye Park'ta ve Bebek sahilinde haber kovalayan arkadaşlarımız gazeteye geldiklerinde yüzleri allak bullak bir hal alıyor. Keza İstanbul'da lodosu yiyip de baş ağrısı çekmeyen, gününü saatini şaşırmayan insan yoktur sanırım. Kimi zaman böyle havalardansa, karlı, kışlı İstanbul'u özlüyorum. Hiç olmazsa keskin ve buz gibi bir havada insan daha aklıselim bir beyne sahip olabiliyor.

<p><span>Geçmiş duygusal yaraların sağlıklı bir onarım  süreci yoksa kaybetme korkusunun yeri sağlam

İlişkilerde kaybetme korkusunu aşmak

Sahur sofranızda bunlar olsun!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya Başbakanı Dibeybe'yi resmi törenle karşıladı.

Düzce'de denizin bir kısmı kahverengiye dönüştü