• $ 5,7223
  • € 6,439
  • 257.776
  • 98059.6
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Avrupa’yla barış, ABD’yle savaş

Dış politikada yeni bir doğrultu kendini göstermeye başladı; Ankara, Avrupa’ya zeytin dalı uzatırken, ABD’yle ilişkilerde sertleşiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa ziyaretinde bu doğrultuda güçlü sinyaller verdi. Ankara, AB’yle yeni bir sayfa açma niyeti taşıdığını AB’nin lokomotif ülkesi olan Fransa’ya iletti. Ancak Erdoğan, bunu bir taviz olarak algılamamaları için de “Bizi AB’ye alıverin diyecek halimiz yok” ifadesini özellikle kullandı.

Avrupa’yla ilişkiler bir dönem öncesine kadar Almanya ve Merkel üzerinden kuruluyordu; fakat Macron ile birlikte bu denklem değişti. Ankara ile cebelleşen ve her fırsatta içişlerimize müdahale eden Merkel, Avrupa’daki liderlik rolünü kaybetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Macron ile buluşması, Avrupa’da yeni bir dönemin başladığına işaret ediyor.

Fransa dönüşü uçakta gazetecilere yaptığı açıklamalarda Erdoğan, bu yeni süreci şu sözlerle ifade etti: “Bazı gerilimler yaşandı. Bu süreci geride bırakalım. Biz, Avrupa’yla ilişkilerin süratle toparlanmasından yanayız. 2018 yılının AB’yle ilişkilerde yumuşama yılı olmasını temenni ediyorum. Macron’la görüşmemde bunu anlatmaya odaklandım.”

Türkiye’nin, Avrupa’yla yeni bir bahar yaşama isteği Almanya ile ilişkilere de yansıdı. Bu diplomatik yakınlaşma, Almanya’da henüz bir hükümet kurulamadığından şimdilik dışişleri bakanlıkları düzeyinde seyrediyor. Alman Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ile Mevlüt Çavuşoğlu’nun birlikte basına verdikleri fotoğraflar, Almanya’nın da Türkiye ile yakınlaşma arzusu içinde olduğunu gösteriyor.

Avrupa’yla ilişkilerin aksine ABD’yle ilişkilerde sertleşme eğilimi görülüyor. İki ülke arasındaki makas giderek açılıyor. Hakan Atilla davasında ABD yargısının sergilediği performansı çok kötü ve “siyasi” olarak değerlendiren Erdoğan, terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen’e ilişkin Türkiye’nin taleplerinin dikkate alınmadığını hatırlatarak “Demek ki Pensilvanya’nın arkasında ABD var” dedi. Bu Amerikan devletine “15 Temmuz darbesini siz yaptınız” demek. Açık ki bu tesbit, iki ülke arasındaki ilişkilerin giderek gerilimli bir hatta ilerleyeceğine işaret ediyor.

Erdoğan’ın ayrıca, ABD’nin silah ve mühimmat vererek himaye ettiği PKK/YPG’yi hedef alan, “Güney sınırlarımızda terör koridorunu işletsinler görelim, vurduk mu oturturuz” sözleri de son derece önemli.

2018 Avrupa’yla yumuşama süreci olacak ama aynı şeyi Türkiye-Amerika ilişkisi için söylemek zor. Erdoğan’ın sözleri, Ankara ile Washington arasında gerilimli bir sürece girildiği anlamına geliyor. Ankara diklenmeden dik duracak, herkesin buna hazır olması gerekiyor.

<p>Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın seslendirdiği ´Melüllenme Deli Gönül´, 15 Temmuz Destan

İbrahim Kalın´ın Seslendirdiği Türkü, 15 Temmuzun Yıl Dönümünde Sosyal Medyada Yoğun İlgi Gördü

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

WhatsApp'ta milyonlarca kullanıcıyı ilgilendiren güvenlik açığı

Hafıza 15 Temmuz Müzesi açıldı