• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
22 Ocak 2013 Salı

Kocaman neden olmuyor?

Aykut Kocaman ve Rıdvan Dilmen'in dev boyutlarda birer posteri asılıydı odamda. Henüz 11 yaşındaydım, mahalle maçlarında o meşhur 4-3'lük G.Saray maçında Aykut'un Simoviç'e neredeyse sıfırdan attığı imkansız golü denerken heder olmuştum. Kimseye benzemeyen bir golcüydü, 96'da oynanan Trabzon deplasmanından sonra anladık ki üstelik bambaşka bir 'adam'dı. 'Adam'lığını 3 Temmuz sürecinde bir kez daha ispatladı. Fakat teknik adamlığı?

SİSTEM DEĞİŞMEDİ
1 -
Alex krizi döneminde, saha içi ile ilgili ortaya attığı en büyük argüman 'Bu takımın kolektif oynaması gerek, Alex varken takımın geri kalanı sorumluluk almaktan kaçıyor' idi. Post-Alex döneminde ise gördük ki sistem açısından hiçbir değişiklik olmadı. Alex'in pozisyonu Baroni ile ikame edildi, koca bir ara transfer dönemi 'Alex'in işini yapacak bir adam' arayarak geçirildi.
Kocaman'ın Alex sonrası dönem için hiçbir planı olmadığı ortaya çıktı. Varsa bile, bunu sahaya yansıtamadı.
2 - Moussa Sow, Henry Bienvenu, Semih Şentürk, Miroslav Stoch, Dirk Kuyt ve Milos Krasic bolluğuna rağmen istikrarlı bir hücum organizasyonu kuramadı. Krasic hala hayalet gibi gezerken Bienvenu tamamen gözden çıkarıldı, Stoch küstü, Semih uzun süredir ortalarda yoktu.
Kendisi Türkiye liglerinin gol kralıydı ama F.Bahçe, Alex sonrası dönemde kaleye nasıl gidileceğini hala çözebilmiş değil.
3 - Kocaman idaresinde F.Bahçe kadrosuna katılan oyuncuların istikrarlı bir form düzeyi yakalamaları hayal oldu. Bienvenu, Egemen Korkmaz, Serdar Kesimal, Krasic, Semih, Mehmet Topuz, Orhan Şam ve Stoch, Kocaman'ın kadrosunda 'gerileyen' oyunculardan bir kısmı. Oynayanlardan ise ne kadar verim alınabildiği soru işareti...
Aykut Kocaman ve ekibi, oyuncuları fiziksel ve mental olarak sürekli hazır tutmak ve oyuncularından maksimum verim elde etmek konularında sınıfta kaldı. Rıdvan Dilmen'in deyimiyle 'Kendisi bir Lucescu değil!'.
4 - Aykut Kocaman dendiğinde F.Bahçe taraftarı ikiye bölünmüş durumda. Başkan Yıldırım'ın yoğun desteğine rağmen medya ve taraftar gözünde Kocaman'ın reputasyonu hiç de parlak değil. Alex ve Stoch örneklerinde olduğu gibi zaman zaman oyuncularıyla da iletişim problemleri yaşıyor.
Kocaman'ın iletişim kurma sorunu büyük. Basın toplantılarında kurduğu upuzun cümleler aslında kendini ifade ederken yaşadığı sıkıntının göstergesi. Çok hızlı düşünüyor, o yüzden de çok hızlı konuşuyor. Fakat kendini net ifade edemiyor.
5 - Kameralar önünde istifasını açıkladı. Takip eden süreçte neden bu kararından döndüğünü, istifası ile geri dönüş kararı arasında nelerin fikrini değiştirdiğini anlatmadı.
Kendisi istifa kararından geri dönmek için ikna edici sebeplerle karşılaşmış olabilir. Ancak bu kararın süreçlerini, tıpkı istifasında olduğu gibi kamuoyu ile paylaşmak ve F.Bahçe taraftarını ikna etmek zorundaydı.
6 - Yobo'nun Afrika Kupası yolculuğu sezon başından beri belliydi. Üstüne ligin ilk devresinde savunmada yaşanan arızalar ayyuka çıkmışken devre arasında bu soruna eğilmedi. Aynı tipte Selçuk Şahin ve Baroni gibi oyunculara sahipken Emre Belözoğlu sonrası aynı bölgeye bir de Mehmet Topal'ı transfer etti. Ezeli rakip Sneijder ile sözleşme yaparak sadece puan tablosunda değil, transferde de psikolojik üstünlüğü ele aldı.
 
KREDİ İSTİSMARI
Sonuç; istikrar ve 3 Temmuz sürecine 'vefa' adına Kocaman'la devam kararı doğrudur belki. Ancak ortaya çıkan tablo, Aziz Yıldırım'ın hocasına açtığı sonsuz kredinin de istismarıdır. Velhasıl bugün itibariyle Kocaman'ın görevine devam etmesini meşru kılacak ve içinde 'istikrar, vefa' kelimeleri geçmeyen her türlü görüşü de dinlemeye hazırım! En nihayetinde istikrar 'pozitif' anlamlı bir kelimedir. 'Oyuncular söz verdi ama oynamıyorlar' demek bile, saha kenarındaki liderin aczini zımnen kabul etmektir. Son söz: 'Liderlik, yapılmasını istediğin bir işi bir başkasının keyif alarak ve isteyerek yapmasını sağlama sanatıdır.' Dwight Eisenhower.

Sneijder'ı bekleyen iki tehlike!
28 yaşında, kariyer zengini, Hollanda Milli Takımı'nın kaptanlığını yapan, dünya çapında ünlü bir futbolcu geldi Türkiye'ye... Vaktiyle Hagi'nin, Ortega'nın, Anelka'nın, Roberto Carlos'un ezdiği çimlerin üzerinde izleyeceğiz bu genç adamı...
Transfer süreci boyunca ekranlardan dökülenler, köşelerden saçılanlar bir tarafa, her büyük transferde olduğu gibi ülkemiz spor medyasını bekleyen 'acı geyikleri' şimdiden not edelim ki, yarın öbür gün karşılaşacağınız bombardımana hazırlıklı olun!
- 'Selçuk'la Sneijder aynı takımda oynamaz'
Bu isim Selçuk İnan olmaz da Melo olur ama bir başkası olur. Kendinizi hazırlayın derim ben. Bunun varyasyonları 'Sneijder yüzünden takımın oturmuş sistemi bozuldu' ve en son olarak, şahsen benim en sevdiğim 'Sneijder bu sistemde oynamaz' argümanı. Vaktiyle Anelka ve Ortega'yı bile yedek oturtmuş bir neslin ahvadıyız biz spor basını olarak, Sneijder'ı direkman keseriz!

ZEHİR ETMEYELİM
-'Aldığı para takım içi dengeleri bozar'
İşte 'zenginin malı züğürdün çenesini yorar' konseptli, bir başka favori konumuz. Sanki adı Wesley Sneijder olan bir adamı daha az maaşa oynatabilirmişiz gibi bir dünya yok sevgili okur. Şimdi 'yok İtalya'da vergi yüzünden daha az kazanıyordu' filan diye de yazılacak. Velakin aslolan adamın kulübe maliyetidir. İnter'in kasasından Sneijder için senelik 6 milyon euro çıkıyordu, G.Saray da üç aşağı beş yukarı aynı parayı verecek. Üstelik G.Saraylı hiçbir futbolcunun o rakamları kendilerine ödeyecek bir kulüpten de teklif almadıklarını hesaba katarsanız, herkes piyasası kadar para kazanır. Sneijder da o parayı alır arkadaş. Kendine 'profesyonel' diyen her futbolcu da bu duruma saygı göstermek zorundadır.
Son söz: Çok büyük bir futbolcu geldi Türkiye'ye. Bu kez kıymetini bilelim, futboldan zevk almaya bakalım. Hayatı kendimize de, Sneijder'a da zehir etmeyelim. Sanki her sene Sneijder çapında adamları ikna edip Türkiye'ye getirebiliyormuşuz gibi şımarıklığın lüzumu yok.

<p>Haber: Ayşe Gültekin </p><p>'İSTANBUL BİR OKULSA BEYOĞLU BUNUN MERKEZİ' </p><p>Beyo

Kültür ve sanatın kalbi Beyoğlu

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor