• $7,3505
  • €8,9443
  • 438.027
  • 1536.11
24 Şubat 2012 Cuma

'Seninle çok mutlu oldum...'

İlk kez adını Ajans Ada'yla duyuran ve reklam dünyasının Lowe Adam gibi en saygın mevzilerinde kendisine yer tutan isimlerden biridir Nesteren Davutoğlu... Türk sinemasının dün kaybettiği usta yönetmen Yusuf Kurçenli için verdiği ilanda 'keşke gitmeyebilseydin...' demiş. Sonra da eklemiş:
'Senden çok şey öğrendim, seninle çok mutlu oldum. Seni hep özleyeceğim.'
Ne kadar yalın, ne kadar da derinlikli bir 'mesaj'...
Bir kadının ya da bir erkeğin yitirdiği
sevgilisine söyleyebileceği en anlamlı dört cümle...
Sabahattin Ali'den uyarladığı 'Gramofon Avrat' ve de 1986 yılında çektiği, Anadolu sermayesinin İstanbul'daki ayak seslerini gayet iyi hissettiren filmi  'Merdoğlu Ömer Bey' ile tanıyorum Yusuf Kurçenli'yi. Bir de son filmi 'Yüreğine Sor'u DVD'den izlemiştim. Yusuf Kurçenli'yi sevgili dostlarım Ülkü ve Kemal Karaosmanoğlu'ndan dinlemişliğim vardır. Özellikle yetmişli yıllara dair anılar... Ülkü de Kemal de yirmili yaşlarındalar... Fatih Camii külliyesinin içindeki Fatih Halkevi'nin bahçesinde Eisenstein'den Vittorio De Sica'ya uzanan unutulmaz film gösterimleri... Bahçedeki iskemleleri Fatihlilerin doldurduğu yaz akşamları... Sinemadan tiyatroya, folklordan liseler arası münazaralara, pek çok kültürel alanda çalışan, sohbet eden, arkadaşlıklar kuran gençlere 'ağabey'ce destek veren, sohbetinden mutlaka bir 'öz' çıkarılabilen bir usta yönetmen... Ardında yukarıdakilerden başka bir dolu 'sağlam' film bıraktı: Ve Recep Ve Zehra Ve Ayşe, Taşların Sırrı, Gönderilmemiş Mektuplar...
Tanışma fırsatını ne yazık ki bulamadığım Yusuf Kurçenli'ye Allah'tan rahmet, Nesteren Davutoğlu kardeşim ve onun şahsında tüm yakınlarına başsağlığı diliyorum.

Farklı ve saygılı...
Can Bonomo'yu sevmeyen kalmamış... Şoförler, CHP'liler, AK Partililer, beyaz ve mavi yakalılar, müzikten anlayanlar, anlamayanlar... Bir gün içinde kime rastladıysam hepsi...
Anlaşılan o ki Can Bonomo'nun 'Love Me Back' adlı İngilizce şarkısı üzerinde 'milli mutabakat' sağlanmış.
Sertab Erener, Athena, Hadise ve Manga da beğenilmişti. Ancak bu sefer sanki durum biraz daha farklı gibi. 'Meczup' adlı şarkısıyla 'kemik hayran kitlesi'ni yaratmış olan bu genç arkadaşımızın sorgusuz sualsiz gönül kapılarından içeriye süzülüvermesinin ardında yatan neden üzerinde düşünmek lazım.
Can Bonomo ne yapmıştır da dikkatleri üzerine çekerken insanlara 'kıl oldum'  duygusundan uzak tutarak 'pekala olmuş' dedirtebilmiştir.
Bence mesele 'pin kodu' ile alakalı... Cem Yılmaz'ın dediği gibi 'bizim halkın pin kodu' olan 'tevazu', Can Bonomo'nun 'farklı' duruşunu taçlandıran bir özellik olup çıkmış. TV programlarında, basına verdiği röportajlardaki hali ve tavrıyla karşısındaki her insana istisnasız saygı duyduğunu ve bu saygının da katiyen yapmacık olmadığını şıp diye ortaya koyuveriyor.
Herkesin dünyasından biri değil. Farklı ve saygılı!
Daha ne olsun?

<p>'Dünyada bir pandemi gerçeği var. Türkiye'de pandemiyle mücadele ediyor. Ekonomik ve sosyal hayat

'Marketlerdeki etiket anarşisi önlenmelidir'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Sosyal medyada en çok paylaşılan mantık soruları

Kutup ayılarını görüntülemek istedi, az daha canından oluyordu!