• $7,4374
  • €9,0196
  • 421.707
  • 1473.49
08 Haziran 2012 Cuma

Duyguda ittifak olmaz, düşüncede olur...

AK Parti-CHP İstişare Heyeti... Kulağa gayet iyi geliyor. Hükümet, 'Öncesi-Sırası-Sonrası' diye isimlendirebileceğimiz 3 aşamaya denk düşen 'İletişimin 3İ'si (İstişare, İkna, İttifak) sıralamasında henüz 'ilk aşamada'dır. Üçüncü aşama olan 'ittifak'a ulaşıldığında sanırım ülkemiz de epeyce yol gitmiş olacak. 'İstişare' sürecindeki diğer taraf olan CHP'nin de 'ilk aşama'da olduğunu ifade edelim. Bu süreci kesinlikle azımsamamak gerekiyor. Bu safhaya gelinceye kadar eksiler hanesinde az mı patinaj yapıldı?
MHP ise 'istişare heyeti'nde olmayı can-ı gönülden reddediyor.
Sadece bu açıdan, yani 'jestüel' ya da 'metot' açısından bakılacak olursa, MHP'nin Baykal dönemi CHP'sini çağrıştırdığı kesin. Reel karşılığı bulunmadığı yaşanarak kanıtlandığı halde, yıllardır 'öneri' diye sakız haline getirilen 'fikirlerinin' dışındaki tüm çözüm anahtarlarını nehre attıktan sonra, 'kapı kilitli!' diye yakınmak siyasetçilere artık puan getirmiyor. Yakınmanın 'iyisi' olmadığı için herhalde...
Müthiş çarpıcı bir belagat ortaya koyarak 'yakınmanın' bile, yakınana faydası yokken; üstelik belagatın b'si de sergilenmezken, MHP cephesindeki 'negatif' açıklamalar, kime ve neye hizmet eder bilinmez. Ben bu konuda konuştuklarında kendilerinin bile içlerinin daraldıklarını düşünüyorum. Sıkıntıları yüzlerinden alt yazı gibi geçiyor.
AK Parti karşıtı CHP'lilerin de, CHP karşıtı AK Partililerin de kendi partilerine bu konuda 'küsebilecekleri'ni düşünüp, iki liderin de bu küskünlüğü göze alarak cesur adımlar atmasını takdirle izlemek lazım. Hatta Kılıçdaroğlu'nu biraz daha çok takdir etmek lazım. Çünkü 'kemiksiz taban desteği' konusunda Başbakan kadar şanslı değil. Ancak anlaşılıyor ki, Sayın Kılıçdaroğlu, 'Yeni CHP'den en büyük beklentinin, 'yeniliğini' ortaya koyabilmesi olduğunun çok farkındadır. 
Her iki tarafta da 'istişare'ye bozulanlar, iki liderin birbirlerine karşı hakaret dairesinde değerlendirilebilecek ne kadar cümlesi varsa onları birbiri ardına ekleyip, 'unuttunuz mu?' şirinliği yapmaya başladılar bile.
Oysa madem siyasetle ilgilisin, o zaman 'ittifak' için muhatabınla her konuda 'mutabık' olman gerekmediğini de öğrenmek durumundasın. Her konuda mutabık kaldığımız insanlarla aramızda 'duygusal' bir bağ oluşur. Onlara gönülden bağlanırız. Arkadaş oluruz, sevgili oluruz veya dost oluruz. Oysaki ittifak için işin duygusal boyutundan çok, 'düşünsel boyutu' devrededir.
Yine İlber Hoca'yı anmanın tam sırası. Ne diyordu?
'Yaygın bir durum bu. Politikacılarda var, aydınlarda var. (...) İttifaklar 'mantık' gereği olarak kurulur. Duygusal ittifak olmaz.'
İletişimin 3İ'si ilk kez ciddi anlamda, 'öncesi-sırası-sonrası' çizgisinde yürüyebileceğinin ilk işaretini iki liderin bir saatlik de olsa görüşmesi ve tokalaşmasıyla vermiştir. Malum, pozitif beklentiler siyasette de ekonomide de endorfin sağlayabilir.

<p>ABD Başkanı Joe Biden'ın talimatı ile Suriye'deki İran destekli gruplara hava saldırısı düzenlend

ABD'den Suriye'ye hava saldırısı: Suriye'deki İran destekli gruplar vuruldu

Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi'nde son durum havadan görüntülendi

Dünyanın en büyük tam panoramik müzesi 1 milyon ziyaretçi ağırladı

Mavi vatan nöbetinde geçen yıl 12 bin 655 hayat kurtarıldı