• $ 6,7675
  • € 7,3757
  • 359.419
  • 92539.8
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

İş Bankası'nı CHP'nin tasallutundan kurtarmak vatandaşlık görevidir

Konu, iki yıl kadar önce de gündeme gelmişti: İş Bankası’nı CHP’nin tasallutundan kurtarmak, yani CHP’ye ait hisseleri Hazine’ye devretmek.

O zaman sert tepki göstermişlerdi.

Her akşam Halk TV’de toplaşıp “İş Bankası’ndaki CHP hissesinin Hazine’ye devredilmesi durumunda ortalığı yıkacakları ve taş üstünde taş bırakmayacakları” müjdesini vermişlerdi...

Biri de şöyle demişti: “Topyekûn mücadeleye hazır olun.”

Nasıl “edeceklerdi” bunu?

Meclis’in çıkardığı yasaya karşı “ortalığı yıkmak” gibi demokratik bir tutum mu benimseyeceklerdi?

Kafaları böyle mi çalışıyordu?

Daha önceki “ortalığı yıkma” girişimlerinin nasıl sonuçlandığını gördük.

Liderleri, cezaevindeki FETÖ’cülerin yarasına merhem olmak için Ankara’dan İstanbul’a kadar yürümüş, bu uğurda dört tırnağını kaybetmişti.

Bir “büyük yürüyüş” daha mı eyleyeceklerdi?

Kitlelerini sokağa mı dökeceklerdi?

Mesela, İş Bankası’ndaki CHP varlığının “dokunulmazlığı” üzerinden üzerinden yeni bir “Gezi” eylemi...

Eminim bunu düşünmüşlerdir: “Birinci Banka Direnişi...”

Böylece, ilk “zengin kalkışması” olan Gezi nümayişinin tadı damağında kalmış ve “eylem” diye aşeren yoldaşların gönlü yapılmış olurdu.

Fena da olmazdı.

Fırsat kaçmış değil yine de...

Hükümet, İş Bankası’ndaki CHP hisselerine bir iyilik düşünüyor: Kanun ne emrediyorsa, o olacak ve CHP hisseleri ait olduğu kuruma devredilecek... “Gezi” benzeri bir nümayiş ya da yeni bir “büyük yürüyüş” eyleyebilirler.

Fakat iş, dışarıdan görüldüğü ve sanıldığı gibi değil...

Meclis yasa çıkarırsa, benimsenecek yol bellidir: Anayasa Mahkemesi’ne gidilir, yasanın iptali sağlanır. Siyasi partiler bunun için vardır... “Ortalığı yıkmak” ve “yeni bir zengin kalkışması örgütlemek” artık “siyasal faaliyet” sayılmıyor...

Çünkü Türkiye, Kemal Bey’in sıklıkla andığı o “eski mutlu ve müreffeh Türkiye” değil.

O günler geçti artık.

CHP, Meclis’ten yasa çıkması durumunda, İş Bankası’ndaki hissesini (gelirini TDK ve TTK’ya aktarması gereken ama çoğu zaman “üzerine yatmayı” tercih ettiği hissesini) Hazine’ye devredecek, devretmek zorunda...

Siyasi Partiler Kanunu’na göre, partiler “bankacılık” dâhil, hiçbir ticarî faaliyette bulunamazlar. Bankalara “Yönetim Kurulu Üyesi” atayamazlar.

CHP, bugüne kadar hep bir “ayrıcalığı” kullandı.

Bunu da, Atatürk’ün vasiyetine dayandırdı.

Mustafa Kemal’in vasiyeti “nas” olmadığına ve dogmalaştırılması gerekmediğine göre (bu arkadaşlar “dogmalara” karşıydı, öyle ya), CHP “hukuki” olmayan (“ahlaki” de olmayan) bu ayrıcalıktan sarfınazar edebilir.

Mustafa Kemal, vasiyetinde, CHP’yi sadece “temsilci” olarak atamıştı. Yani, “temsil yetkisi” vermişti.

Şunu söylemişti: “CHP’yi, İş Bankası’ndaki hissemin temsilcisi olarak tayin ediyorum. Bu hisseden elde edecek gelirde hak sahibi değildir. Bu geliri, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’na aktarmakla mükelleftir.”

CHP, Atatürk’ün vasiyetine uygun davranmadı.

Çoğu zaman, TDK ve TTK’ya aktarması gereken temettü gelirinin üzerine yattı. Yani “ödememe” yolunu benimsedi ve birçok kere mahkeme kapılarına düştü.

Maksat postacılıksa (çünkü CHP’nin görevi, TDK ve TTK’ya ödenecek paraya “postacılık” yapmaktır), bu görevin Hazine’ye devredilmesi daha uygun olacaktır.

Kaldı ki, bir “millî varlık” olan Türkiye İş Bankası’nın bir an önce “CHP’nin bankası” yaftasından kurtulması yahut kurtarılması gerekiyor. “Ticari akıl” bunu vazediyor.

Bakan Koca Açıkladı! Koronavirüsün Türkiye ve Avrupa'daki seyri...

Bakan Koca Açıkladı! Koronavirüsün Türkiye ve Avrupa'daki seyri...

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Mehmetçik devletin yardım elini en ücra köylere ulaştırıyor

Evde akciğeri güçlendirmek için yapabileceğiniz 4 egzersiz