• $ 7,3603
  • € 8,7149
  • 487.423
  • 993.67
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Hasan Cemal'in ağzına düşen tiktokçu

Önce Hasan Cemal’in ağzıyla ilgili bir çift söz söyleyelim: Pis bir ağız bu. Yalancı. Olmayanı “oldu” göstermekte oldukça mahir.

Hasan Cemal’in büyük bir takıntısı var:

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan...

Erdoğan’ı ne zaman takıntı haline getirdiğini de yazalım:

Birincisi, Erdoğan çözüm sürecinde “yerli model” diye laf etmişti ve liberallerin dayattığı “üçüncü göz”e (Amerika’nın ve Avrupa Birliği’nin riyasetine) karşı çıkmıştı.

O gün Hasan Cemal zincirlerinden boşaldı ve hakiki çehresine büründü.

Türkiye’nin bölünmesine izin vermiyor diye Erdoğan’a düşman kesildi.

Sonra dağlara taşlara vurdu kendini, “kirli-kanlı” gazetecilik yeleğini kuşanarak terör örgütü liderleriyle görüşmeye başladı. Onlardan demeç almadı, hayır; onlara demeç verdi.

Şöyle dedi; “Tayip babaya güvenmekle doğru mu yapıyorsunuz? Silah bırakmak ağırınıza gitmiyor mu?”

İkincisi şu:

Başını bazı TÜSİAD üyelerinin çektiği bir grup işadamı, “Erdoğan’ı yeni bir stand-by anlaşmasına razı etmek” âli maksadıyla yüzer-gezer bir oluşum kurdular.

Hasan Cemal, bu yüzer-gezer oluşumun medyadaki temsilcisiydi.

Erdoğan, “Ekonomik kriz bize teğet geçecek. Yeniden IMF’ye borçlanmamıza gerek yok” dedikçe, bunlar bastırmaya başladılar: “Sen anlamazsın, kriz çok fena geliyor.”

Sonra Hasan Cemal’in “bir bankacı arkadaşı” ortaya çıktı. Daha doğrusu “fake” bir karakter oluşturdular ve onun ağzından “kötü gidişata” ilişkin tahminler üretip piyasaya “sürdüler...”

Bütün bu “ahlaksızlıkların” arkasında Hasan Cemal vardı.

Sonra ne mi oldu?

Erdoğan bu ayakaltı oluşuma yüz vermedi.

IMF’ye gitmedi.

Hatta IMF’nin kalan borcunu ödeyip bitirdi.

Kriz de “teğet” geçti.

Hasan Cemal, bunun üzerine “halet” ve “ahlak” değiştirip Erdoğan’a saldırı yazıları yazmaya başladı.

Önce “Sayın Erdoğan”dı, sonra “Tayyip baba” oldu, sonra da “Hey sen... Diktatör adam”a dönüştü...

Dün, Hasan Cemal’in köşesinde “Ahmet Davutoğlu” ismiyle karşılaşınca şaşırmadım.

Davutoğlu düşmüş...

Hasan Cemal’in ağzına kadar düşmüş...

Bir zamanlar ne diyordu?

Kendi sesinden aktaralım: “Kim ne derse desin ben sözüme sadığım, Cumhurbaşkanımızla kurduğum vefa ilişkisini son nefesime kadar sürdüreceğim. Hiç kimse benim ağzımdan, benim dilimden, benim zihnimden Cumhurbaşkanımız aleyhine tek bir söz duymadı. Duymayacak...”

Duymayacak mıyız?

Duyduk bile.

Çok daha ağırını duyduk.

Siz de duyun: “Cumhurbaşkanı, AK Parti ve 28 Şubatçı ortaklarının Türkiye’sinde özgür düşünceye, bilgiye, liyakate ve emeğe yer yoktur. Onların Türkiye’sinde akla, ahlaka ve vicdana yer yoktur. Daha da önemlisi gençlere yer yoktur.”

Devam ediyor Davutoğlu: “Siyasi hırsı ve kini için artık hiçbir engel tanımayan da bizatihi bu Cumhurbaşkanı’dır. (….) Cumhurbaşkanı Erdoğan tarihe üniversite kapatan siyasetçi olarak geçmiştir.” (Ödenmeyen paralardan, bedava arsa tahsislerinden hiç bahsetmiyor tiktokçu güzeli.)

Hasan Cemal çapsızı da bu denilenleri alkışlıyor...

Oysa Davutoğlu’nun şu sözünü herkes, hepimiz unutuyoruz: “AK Parti büyük bir davanın adıdır. Bu davaya ihanet ettiğimi görürseniz yüzüme tükürün...” 

Bedelli askerlikte tazminat olur mu?

Bedelli askerlikte tazminat olur mu?

Ağrı'da kardeşler arasında çıkan silahlı kavgada 1

Ağrı'da kardeşler arasında çıkan silahlı kavgada 1 kişi öldü, 6 kişi yaralandı

Yurdun dört bir yanında uygulanan korona virüs denetiminden kareler...

Yurdun dört bir yanında uygulanan korona virüs denetiminden kareler...

Zamanın hayatımıza ve çevremize etkileri

Zamanın hayatımıza ve çevremize etkileri