• $ 7,6192
  • € 8,8821
  • 454.525
  • 1112.89
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Benden Perinçekçi olur mu?

Hangi değerleri temellük ettiğini, “emek” kavramının neresinde durduğunu, “işçi hakları” lafzının altını dolduracak hangi politikaları geliştirdiğini bilmediğimiz bir parti var. Önceki ismi “İşçi Partisi”ydi. Sonra “Vatan Partisi”ne dönüştürüldü.

Esasında “Vatan Partisi” diye de bir şey yok.

Doğu Perinçek diye bir şey var. Daha doğrusu, “Perinçekçiler” diye bir şey var.

İşbu Perinçekçiler, 28 Şubat tantanasının sürdüğü günlerde, özgürlük taleplerine karşı, “Devrim yasaları uygulansın, İstiklal Mahkemeleri kurulsun” diye bir kampanya başlatmışlardı. Bütün duvarları afişlerle donatmışlardı... Siz, “Bu başörtüsü yasağı biraz ayıp olmuyor mu” diyordunuz, Perinçekçiler “yargılanacaksınız” diyerek “İstiklal Mahkemeleri”ni işaret ediyordu.

Yıllar önce, bu hususu dile getiren bir yazı yazmıştım. O zamanki ismiyle “İşçi Partisi”nin bir yetkilisinden açıklama gelmişti.

Şöyle diyordu yetkili açıklamasında: “1996-97’deki ‘Devrim Kanunları Uygulansın’ kampanyamız Star yazarı Ahmet Kekeç’i ürkütmüş. Bugünkü yazısına bakarsak, aklı hâlâ orada...”

Evet, aklım hâlâ oradaydı...

Ne kıratta solcular olduklarını, tıynetlerini, “öteki”nin özgürlüğü konusunda ne düşündüklerini ele verdiği için aklım hâlâ oradaydı...

Patronları Doğu Perinçek, yine 28 Şubat tantanasının sürdüğü günlerde “İlericilerin tankları var” buyurmuştu. Maaile darbenin tedvirine memur yazılmışlardı. Aklım elbette orada olacaktı.

Bu hatırlatmayı niçin yaptım?

Aylarca, internet mecralarında, Perinçekçi olduğumuza ilişkin haberler okudum. Daha çok Davutoğlu cenahından...

Önce, bir konuya açıklık getirmem gerekiyor:

Bugüne kadar kimseden müşteki olmadım.

Hiçbir meslektaşımla, hiçbir siyasiyle yargı önünde hesaplaşmadım.

Basın dalaşmalarını “ek gelir” fırsatına çevirmedim. Yani, tazminat davası açmadım, kimsenin parasına tamah etmedim.

Küfredenler oldu, hedef gösterenler oldu, ihbar edenler oldu, iftira atanlar oldu, kişilik haklarıma saldıranlar oldu, “karanlık oda” mensuplarıyla kafa kafaya verip “özgün” ve “el değmemiş” tevatürler üretenler oldu, müstear ismin arkasına gizlenip yüreksizce dedikodu yapanlar oldu, asparagas haberlerle itibarsızlaştırmaya ve gözden düşürmeye çalışanlar oldu...

Hepsi de bu mesleğin saygın ve itibarlı kalemleriydi...

Dönüp bakmadım bile.

Dönüp bakmayı “tenezzül meselesi” saydım.

Çok şükür elimde kalemim vardı.

İcaplarına “kalemimle” baktım.

Hakkımda 100 küsur suç duyurusunda bulunan post modern darbe sürecinin “muhbir” generali Çevik Bir’den bile şekvacı olmadım... Bu kişiye (bu kişilere) karşı zamanla yumuşadım... Ama bir kişiyi affedemedim: Doğu Perinçek.

Kendisini işçi haklarının mümessili sayan bu beyefendi, hem maaşıma haciz koydurdu (bir basın emekçisinin maaşına haciz koyduran ilk ve tek işçi dostudur), hem de aşağılık bir iftirada bulundu: Süper NATO örgütünden maaş aldığımı iddia etti.

Kaç kez kendisini iddiasını ispata davet ettim.

Cevap alamadım.

Hâlâ bunun cevabını bekliyorum.

İddiasını ispat edinceye kadar, benim açımdan şerefli ve muteber bir kişi değildir.

Kim Perinçekçi oldu, bilemem.

Ben değilim...

Davutoğlucu arkadaşlara “ilanen” duyurulur.

Onlara son olarak şunu söylemek isterim: Kendiniz de savruldunuz ve farklı alanlarda ispatı vücut etmeye başladınız. Siz nasıl bir “ittifak resmi” içindesiniz? 

CHP'li Belediye Başkanının zorbalık görüntüleri ortaya çıktı

CHP'li Belediye Başkanının zorbalık görüntüleri ortaya çıktı

Fırat Nehri üzerine kurulan 'zipline' ilgi odağı oldu

Fırat Nehri üzerine kurulan ''zipline'' ilgi odağı oldu

24 Eylül gram ve çeyrek altın güncel fiyatları ne kadar oldu?

24 Eylül gram ve çeyrek altın güncel fiyatları ne kadar oldu?

Barajın suyu azalınca havzasından 'midye tarlası' çıkt&#

Barajın suyu azalınca havzasından ''midye tarlası'' çıktı