• $7,3593
  • €8,9594
  • 436.949
  • 1536.11
19 Mayıs 2011 Perşembe

Siyaset hayat içindir

Bir ülkede yaşanan hayatın niteliği nasıl belirlenir? İlk bakışta oradaki insanların ekonomik durumlarına bakılır: Gelirleri, harcamaları, teknolojiden yararlanma olanakları araştırılır. Güven içinde midirler yoksa evlerinde, sokaklarında, işyerlerinde saldırıya uğrama olasılıkları yüksek midir? Mutlu mudurlar? Birlikte yaşayışlarında kavga dövüş çok mu fazladır? Sağlık sorunlarını çözebiliyorlar mı? Ulaşımla, haberleşmeyle ilgili sıkıntıları var mı? Yaşamdan beklentileri nasıldır? Umutları var mı geleceğe dair? Kültür hayatları nasıldır? Sanatta, edebiyatta, düşüncede, bilimde, sporda çalışmaları nasıldır. Eğlenebiliyorlar, eğlenmeyi biliyorlar mı? Eğitim düzenleri nasıldır? Gençlerini kendi geçmişleri ve dünya hakkında bilgilendirip, ülkenin geleceğini taşıyabilecek sevgi ve sorumlulukta, özgür, özerk insanlar yetiştirebiliyorlar mı? Ülkede yönetim düzeni nasıldır? Yöneten ve yönetilen ilişkilerinde, yönetenlerin dilekleri, görüşleri, yürekleri, düşünceleri temsil edilebiliyor mu? Yönetenler işlerinde ehil mi, sorumlu mu, dürüst mü?
***
Yukarıda saydıklarım, özellikler açısından ülkemiz ne durumdadır? Bu ülkede nitelikli bir hayat var mı?
Ekonomik hayatın, siyasal hayatın, toplumsal hayatın niteliklerini, sorduğumuz sorulara verdiğimiz yanıtlar doğrultusunda oluşturulabilecek ölçütlere göre belirledik diyelim. Yine diyelim ki, bu nitelik ölçütleri yüksek çıktı. Şimdi, bu ülkede nitelikli bir yaşam var diyebilir miyiz? Bu birbirinden kolay kolay ayrılamayacak üç hayatın bütünün niteliklerine deyim yerindeyse kaba nitelikler diyelim. Bir anlamıyla 'altyapı nitelikleri' de denebilirdi belki. 'Kaba' sözünü bilerek kullandım öncelikle. Bu bakışım ekonomiyi, siyaseti ve toplumsal hayatı küçük görüyorum anlamına gelmemeli. Yine de, bu üç hayatın niteliklerine, Türkçemize nicedir girmiş Farsça kaynaklı bir sözcükle, henüz işlenmemiş maden anlamında cevher nitelikler diyelim. Belki bu deyiş daha yerinde; 'öz' anlamına da geliyor çünkü. Öz ama işlenmesi gerek.
***
Şimdi sorayım: Ülkemizde yaşadığımız hayatın cevher nitelikleri nedir? Yüksek midir cevher nitelikleri? İktidarda iseniz yüksek olduğunu savunursunuz, muhalifseniz düşük olduğunu. Beni biliyorsunuz, ben anamın karnından muhalif doğdum. Cevherim muhalif. İşlerseniz, işleyebilirsem, iktidar olmam; edepli, hak yemez bir muhalif olmaya çalışırım, sadece.
Bu cevher hayatın işleyicisi, değerleri yaşadığımız hayattır. Ahlaktır, sanattır, bilimdir, düşüncedir, dindir, inanç düzenleridir. Cevheri işleyen hayata, tinsel hayat, manevi hayat diyelim.
Tinsel hayatımızın, manevi alemimizin nitelikleri nasıldır? Cevheri işleyebilecek güçte midir? Yoksa cevheri işleyecek gücü, bilgiyi ülke dışından mı devşiriyoruz? Tinsel hayatımız ne alemde bugünlerde?
Seçim öncesi girişilen kavgaların seviye düşüklüğünü, tinsel seviyesi çok düşük nice insan kabul eder oldu. Mahrem alanlara girilerek, tehditlerle, komplolarla yaşanan bir iktidar mücadelesi, bırakın cevher işlemeyi, cevherin yapısını bozmakta. Birbirleriyle bu biçimde dalaşan insanlar, yalnızca tinsel hayata zarar vermekle kalmıyorlar, cevhere de zarar veriyorlar. Siyasetin, toplumsal yaşayışın işleyişini bozuyorlar.
Cevher, demokrasi gereçleriyle işlenirse değerlenebilir. Cevher, kendimizden olmayana saygıyla, tahammülle işlenmelidir. İnsanımızın, özellikle genç insanımızın iç dünyasında ağır yaralar açtığımızın farkında değiliz.
***
Bir benzetme yapayım. Bir çekirdek ailede anne ve baba sürekli kavga ediyor. Ağır sözler söylüyorlar birbirlerine. Komşular ve akrabalar da sürekli kışkırtıyor kavgayı. Kavga ağır hakaretlerle, zaman zaman şiddet kullanılarak devam ediyor. Her kavga sonrası, ana baba ayrı ayrı çocuklarına dönüp 'bak gördünüz mü nasıl haklıyım ben. Babanızı (ananızı) nasıl dize getirdim. Beni seviniz. Benim borumun öttüğünü görünüz bu evde çocuklar. Bütün bu kavgaları sizin mutluluğunuz, ailenin geleceği için yapıyorum' diyor. Böyle bir ailede çocuklar nasıl güvenecek hayata, insanlara?
Demokrasiyle, yüksek bir değer hayatı ve tinsellikle yaşanmayan cevher hayata getireceğiniz düzenlemelerin nitelikli olacağını mı düşünüyorsunuz? Anayasada yapacağınız düzenlemeleri böyle yaşanan bir manevi hayatın içinden mi gerçekleştireceksiniz? Yasalar insanlar içindir. Diyelim ki niteliği yüksek yasalar yaptınız. Bu niteliği yüksek yasaları niteliği düşük bir manevi hayatla nasıl yaşayacaksınız?
***
Siyaset yapalım derken hayata zarar veriyoruz: Değerleri yaşadığımız hayata, yaşama sevinci, gelecek umudu ile dünyayı güzelleştirip zenginleştirecek hayata zarar veriyoruz.
Siyaset hayat içindir. Hayatı cehenneme çevirecek, çirkinleştirip kabalaştıracak bir siyaset, hayata yakışmaz.
İnsan olmanın incelikleriyle yaşanan bir siyaseti özlüyor bu ülke. Onun hikmetine bu yakışır.

<p>Sefirin Kızı'na transfer olan Tuba Büyüküstün neden bu kadar konuşuldu?</p><p>Rahatsızlığı sebebi

Haftanın Magazin Başlıkları

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Sosyal medyada en çok paylaşılan mantık soruları

''Eren-4 Karlıova-Varto'' ve ''Eren-5 Bagok'' operasyonları başlatıldı! İşte ilk kareler