• $7,8905
  • €9,3411
  • 465.563
  • 1314.25
24 Nisan 2020 Cuma 19:14 | Son Güncelleme:

Diyanet Tokat imsak ve iftar vakti imsakiyesi 2020! Tokat sahur ve iftar vakti saati kaçta?

Diyanet Tokat imsak ve iftar vakti imsakiyesi 2020! Tokat sahur ve iftar vakti saati kaçta"

Tokat sahur, iftar ve imsak vakti saat kaçta? sorusunun yanıtı arama motorlarında araştırılıyor. Ramazan ayı 24 Nisan'da başladı. İl İl imsak ve iftar vakitleri 2020 merak ediliyor. Bu yıl küresel salgın nedeni ile diğer yıllara nazaran daha sakin ve kalabalık iftar sofralarına oturamayacağımız bir Ramazan yaşayacağız. Diyanet İşleri Başkanlığı her yıl dini gün ve ayları içeren takvimi ve imsakiyeleri yayınlıyor. 2020 Tokat sahur iftar imsak saatleri Diyanet imsakiyesi haberimizde yer alıyor...

Tokat sahur, iftar ve imsak vakti saati kaçta? sorusunun yanıtı Tokatlılar tarafından yoğun olarak araştırılmaya başlandı. Onbir ayın sultanı mübarek Ramazan ayında sahur ve iftar saatleri merak konusu oldu. Ramazan-ı şerîf'te oruç vasıtasıyla, nefis, bir nevi perhiz ve riyazete alışır ve emir dinlemeyi öğreniriz. 11 ayın sultanı mübarek Ramazan ayında vatandaşlar sahur iftar vakitleri hakkında araştırma yapıyor. Tokat sahur iftar imsak saatleri 2020 imsakiyesi haberimizde..

TOKAT RAMAZAN İMSAKİYESİ 2020 İÇİN TIKLAYIN

25 NİSAN TOKAT'TA SAHUR SAAT KAÇTA?

25 Nisan tarihinde imsak vakti 04:00'dır.

24 NİSAN TOKAT'TA İFTAR SAAT KAÇTA?

Tokat'ta 24 Nisan tarihinde iftar vakti 19:29'tür.

2020 TOKAT İMSAKİYESİ

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan Tokat imsakiyesinin tamamı haberimiz içerisinde yer alıyor.

RAMAZAN AYI İLE İLGİLİ HADİS VE AYETLER

“İslâm beş temel üzerine bina kılınmıştır: Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna şahitlik etmek. Namazı dosdoğru kılmak, zekâtı hakkıyla vermek, Allah’ın evi Kâbe’yi haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak.”(Buhârî, Îmân 1, 2, Tefsîru sûre(2) 30; Müslim, Îmân 19-22)

Ebû Ümâme Sudayy İbni Aclân el-Bâhilî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i Vedâ hutbesi’nde şöyle buyururken dinledim demiştir:

“Allah’tan korkunuz. Beş vakit namazınızı kılınız. Ramazan orucunuzu tutunuz. Mallarınızın zekâtını veriniz. Yöneticilerinize itaat ediniz! (Bu takdirde doğruca)Rabbinizin cennetine girersiniz.” (Tirmizî, Cum’a 80)

RAMAZAN AYININ ÖNEMİ NEDİR?

Dini hayatımızda önemli bir yeri olan Ramazan ayını, diğer aylardan ayıran ve daha faziletli ve üstün kılan bir takım özellikleri ve manevi güzellikleri vardır. Ramazan ayı, hayır ve bereket ayıdır. Dua ve niyaz ayıdır. Şükür ayıdır. Günahlardan temizlenme, cehennem ateşinden kurtulma ayıdır. Peygamberimiz (sav) bu aydan söz ederken: “Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluştur” buyurmuştur.

Ramazan ayının on iki ay içerisinde özel bir yeri ve değeri vardır. Ramazan, ayların sultanı olarak kabul edilmiştir. “Ayların Efendisi Ramazan ayıdır.” Bezzar.

Kalplere nur, gönüllere şifa, mü’minlere rahmet olan; bütün insanlığı cehaletten, karanlıktan, vahşetten ve delaletten kurtaran; doğru yola ve ilahi nura, ilme, medeniyete ve saadete ulaştıran Kur’an-ı Kerim bu ayda nazil olmaya başlamıştır. Bu sebeple bu aya “Kur’an ayı” da denilmektedir. Yüce Allah (cc) şöyle buyurmaktadır:

“Ramazan ayı öyle bir aydır ki, insanlara doğru yolu gösteren, Hak ile batılı ayıran Kur’an-ı Kerim, o ayda indirilmiştir. Sizden her kim bu ayı idrak ederse oruç tutsun”.

Ramazan ayı baştan son hayırdır. Hayrın karşılığı ise cennettir. Bir ekenin bin biçeceği, manevi bir hasat mevsimidir.

Ramazan ayında oruca başlayabilmek için, Ramazan hilalini gözetlememizi ve hilali gördüğümüz zaman da oruca başlamamızı Peygamber (sav) Efendimiz bizden istemektedir.

“Hilali Ramazanın başında görünce oruca başlayınız. Şevval ayının hilalini görünce de bayram ediniz. Hava bulutlu olur da hilali göremeyecek olursanız ayın sonunu takdir ederek belirleyiniz ( ayı otuza tamamlayınız”.

“Ramazan hilalini görmedikçe oruca başlamayın, Şevval hilalini görmedikçe de oruca son vermeyin. Hava bulutlu olursa ayın sonunu takdir ederek belirleyiniz”.

Hilali gözetleme işi astronomik bir işlemdir. Astronominin esası ise hesaptır. Özellikle çağımızda son derece gelişmiş bulunan astronomi bilimi verileri ile hailin doğuş zamanları rahatlıkla ve kesin bir şekilde belirlenebilmektedir.

Sevgili Peygamberimiz (sav) Ramazan ayının fazileti hakkında şöyle buyurmaktadır:

“Eğer ümmetim Ramazan ayında tecelli eden fazilet ve mükâfatları gerçekten bilmiş olsalardı, bütün senenin Ramazan olmasını temenni ederlerdi”

“Kim inanarak ve sevabını Allah’tan umarak Ramazan orucunu tutarsa, Allah o kimsenin geçmiş günahlarını bağışlar”.

“Size Ramazan ayı geldi, o mübarek bir aydır. O ayda oruç tutmayı Allah size farz kıldı. O ayda cennetin kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır. Şeytanların azgınları zincire vurulur. O ayda Allah’ın bir gecesi vardır ki, bin aydan daha hayırlıdır. O gecenin hayrından mahrum kalan Allah’ın rahmetinden mahrum kalır”

“ Ramazan ayının ilk gecesi olduğu zaman şeytanlar ile cinlerin azgınları zincire vurulur, cehennem kapıları kapatılır, onlardan hiçbiri açılmaz. Cennet açılır ve onlardan hiç biri kapanmaz. Bir münadi şöyle seslenir: Ey hayırlı işler yapmak isteyen kimse! Bu isteğini yerine getir, hayırlı işler yap. Ey kötü işler yapmak isteyen insan! Bu istediğinden vazgeç. Allah Ramazan ayında birçok insanı cehennemden azat eder. Bu durum Ramazanın her gecesinde devam eder. Ramazan ayı girdiği zaman cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır, şeytanlar zincire vurulur.”

Ubade b. Samit (ra), Ramazan ayının yaklaştığı bir günde Resulullah (sav) Efendimizin şöyle burduğunu rivayet etmektedir.

“Ramazan ayı size bereketiyle geldi. Allah o ayda sizi zengin kılar, bundan dolayı size rahmet indirir, hataları yok eder, o ayda duaları kabul eder. Allah Teâlâ sizin Ramazan ayındaki ibadet ve hayır konusunda birbirinizle yarış etmenize bakar ve meleklerine karşı sizinle övünür. O halde iyilik ve hayırdan yana Allah Teâlâ’ya kulluk yaparak kendinizi gösterin. Ramazan ayında Allah’ın rahmetinden kendisini mahrum eden kimse bedbaht kimsedir.” Heysemi, M.Zevahid, III, 344.

Ramazan ayı otuz günlük bir programdır. Günlük program sahurla başlar. Mü’min sahura kalkarak programa kaydını yaptırmış olur. Ramazan mektebinin programı çok geniştir. Programda namaz vardır, kıyam vardır, kıraat vardır, teheccüd vardır, nafile vardır, infak vardır, teravih vardır, Kadir vardır, Kur’an vardır, mukabele vardır, ilim vardır, irfan vardır, itikâf vardı, ibadet vardır, iyilik vardır, güzellik vardır, tövbe vardır, hürriyet vardır, terbiye vardır, arınma vardır, korunma vardır, orucun neşesi bayram vardır.

Ramazan mektebinin programı bizzat Allah tarafından tanzim edilmiştir. Sahurla başlayıp iftarla son bulan bu programa teravih, Hz. Peygamber (sav) tarafından eklenmiştir.

“Büyük günahlardan kaçınıldığı takdirde, beş vakit namaz ile Cuma, bir sonraki cumaya kadar ve Ramazan diğer ramazana kadar, aralarında işlenen günahların bağışlanmasına vesile (kefaret) olurlar.” Müslim, Taharet,16.

Peygamberimiz, Ramazan ayının diğer aylara üstünlüğünü belirtip şöyle buyurdular:

“Allah size bu ayda Ramazan orucunu farz kıldı. Ben de gece ibadetini, Teravih namazını sünnet kıldım. Kim Ramazan ayının faziletine inanarak ve alacağı mükâfatı Allah’tan umarak orucunu tutar, namazlarını kılarsa anasından doğduğu gün gibi günahlardan kurtulur”

Bu mektepte, hiçbir okul, medrese ve üniversitede olmayan eğitim vardır. Dini mazereti olmayan her insanı kendine öğrenci olarak kabul ettirmiştir. Hz. Peygamber bir Hadisinde: “Her kim Ramazanı inanarak ve sadece Allah rızası için oruçlu geçirirse geçmiş bütün günahları af olur” buyurarak, eğer iman ve ihlâsla tatbik edilmişse Ramazan mektebinin sonunda mağfiret ve arınma olduğunu bizlere müjdelemiştir.

Peygamberimiz bir gün minbere çıkıp üç kere “âmin, âmin, âmin” dedi. Sonra şöyle buyurdu: “Cebrail (as) bana gelip: “Kim Ramazana yetişirde oruç tutmayarak bu ayda bağışlanmazsa Allah onu ilahi rahmetinden uzaklaştırsın” dedi, Ben de “âmin” dedim.”

“Ramazan ayına girdiği halde günahlarını affettirmeden bu ayı tamamlayan (bayrama çıkan) kişinin burnu yerde sürünsün” Tirmizi, Deavat, 100.

RAMAZAN DUASI NEDİR?

Peygamber Efendimiz, üç aylara eriştiğinde diğer günlere nazaran ibadetlerini daha da artırıyor ve sık sık şu duayı okuyordu: "Allahümme bârik lena fî recebe ve şa'bân ve belliğna ramazan (Allah'ım Recep ve Şaban ayını bize bereketli kıl ve bizi Ramazan ayına ulaştır)."

Kandiller geçidi olarak adlandırılan, Regâib, Miraç, Berat ve Kadir gecelerinin de içindebulunduğu 3 aylar, kendimizi denetleme ve değerlendirmenin, taat, ibadet ve şükürlerimizi artırmanın, bir kere daha geçmişimizin muhasebesini yapıp geleceğe hazırlıklı olmanın bir vesilesidir. Regâib gecesi, müminlerin mağfiret mevsimi 3 aylara rağbet etmeleri ve onun taşıdığı manalardan, değerlerden istifade etmeleri gerektiğine dair mesaj yüklü bir gecedir. Sahabe efendilerimiz peygamber efendimizin 3 aylardaki ibadetini, orucunu şöyle anlatıyor:

Said İbnu Cübeyr (ra)'e Receb ayındaki oruçtan sordum. Bana şu cevabı verdi: İbnu Abbas (ra)'ı dinledim, şöyle demişti: "Resulullah (sav) Recep ayında bazı yıllarda öyle oruç tutardı ki biz, "(Galiba) hiç yemeyecek (ayın her gününde tutacak)" derdik. (Bazı yıllarda da öyle) yerdi ki biz, (Galiba) hiç tutmayacak" derdik."

<h3><strong>Dışişleri'nden Türk gemisinde hukuksuz aramaya sert tepki</strong><br></h3><h3>'PROTESTO

23 Kasım Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

Babasının emanet bıraktığı 1955 model otobüse özenle bakıyor