• $9,6376
  • €11,2272
  • 555.214
  • 1463.73
10 Ekim 2021 Pazar 11:48 | Son Güncelleme:

İstanbul'da pandemi döneminde bakkalların sayısı yüzde 20 arttı

İstanbul'da pandemi döneminde bakkalların  sayısı yüzde 20 arttı
DHA

Pandemi eski bir fenomeni yeniden sosyal alışkanlık haline getirdi. Zincir marketlerle kaybolmaya yüz tutan bakkallık sektörü koronavirüs sürecinde canlandı. İstanbul2daki sayılar yüzde 20 arttı

Kredi kartı ya da nakit para olmadığında veresiye imkanı sunan, eve servis de yapan bakkallar, pandemide yeniden yıldız oldu. İstanbul'da pandemi döneminde bakkal sayısının yüzde 20 arttığını bildiren İstanbul Bakkallar Odası (İSTBAKO) Başkanı İsmail Keskin, İstanbul'da hali hazırda 20 binin üzerinde bakkal olduğunu söyledi. Keskin, bakkal sayısındaki artışı bakkalcılığın risksiz olarak görülmesine bağladı.

DHA'nın haberine göre, yürüme mesafesinde olup, özellikle günlük ihtiyaçları market fiyatına sunan bakkallara yönelik ilgi artmaya başladı. Sebebi ise pandemide değişen sosyal alışkanlıklar. Kredi kartı ya da nakit para olmadığında veresiye imkanı sunan, eve servis de yapan bakkallar, pandemide yeniden yıldız oldu. Daha çok ekmek, tütün mamulleri, yoğurt, süt, yumurta, çay, şeker gibi günlük ihtiyaçlara yönelik ürünlerin satıldığı bakkallarda, kısıtlama sürecinde evinden çıkamayan müşterilere telefonla sipariş alıp eve teslim imkanı da sunuldu. Dolayısıyla bakkal sayısı da artışa geçti. Bakkalların iş yaptığını görenler bakkalcılığa yöneldi. İstanbul'da bakkal sayısı 20 binin üzerine çıktı. İstanbul Bakkallar Odası'na üye olan bakkal sayısı da arttı. Üye sayısı son 4 yılda artarak 7 bin 500 oldu, bu sayı 4 yıl önce 5 bin 500 olarak kayıtlara geçti. İstanbul Bakkallar Odası (İSTBAKO) Başkanı İsmail Keskin, pandemi döneminden itibaren açılan bakkal sayısının yüzde 20 arttığını belirtti. Keskin, bakkalların yoğun olarak açıldığı ilçeleri ise sırasıyla Kağıthane, Esenyurt, Bağcılar ve Güngören olarak sıraladı.

"BAKKALCILIK YILIN MESLEĞİ SEÇİLMELİ ÇÜNKÜ EN HIZLI ARTAN MESLEK DALI OLDU"

İstanbul Bakkallar Odası (İSTBAKO) Başkanı İsmail Keskin, pandemi döneminde bakkal sayısının artışa geçtiğini belirterek, "İstanbul'da yaklaşık 20 binin üzerinde bakkalımız var. Pandemi döneminde birçok iş yerleri kapandı ama pandemiden önce de bakkal sayısında bir artış vardı. Pandemi döneminin ilk yılında bakkalların biraz hareketli olmasından dolayı sayımız biraz daha arttı. Oranlarsak eğer, pandemi döneminden itibaren bakkal sayısında yüzde 20 artış oldu. Ancak bundan sonra piyasanın kendine gelmesi ve piyasanın oturmasıyla artışta azalma olacaktır. Bizim kayıtlarımıza göre Sultangazi, Kağıthane, Esenyurt, Bağcılar ve Güngören ilçelerinde artış olduğunu sayabiliriz. İnsanlar iş bulmakta zorlanıyorsa eğer onlar için tek çıkar yol bakkal açmak oluyor. Mahallede küçük göz bir dükkan ile cüzi bir para ve kişinin sağlığı da yerindeyse bakkal açabiliyorsunuz. Bakkalların sayılarının artmasındaki etken günlük ihtiyaçlarını karşılamak için de kolay kurdukları sistem olabiliyor. Dolayısıyla bu sahada sayıları arttırıyor. Şu an üyelerimizin sayısı 7 bin 500 bu sayı 4 sene önce 5 bin 500 olarak kayıtlara geçti. Bakkalcılık yılın mesleği seçilmeli çünkü sayıları en hızlı artan meslek dalı. Şartlar nasıl olursa olsun biz yerimizdeyiz, zincirlerin karşısında olmaya devam ediyoruz" dedi.

"DAHA ÖNCE TURİZM İŞİ YAPIYORDUM BIRAKTIM BAKKAL AÇTIM"

6 aydır bakkal esnafı olarak çalışmaya başlayan Oktay Şahin daha önce turizm ve otelcilik alanında çalışıyordu ancak pandemi dolayısıyla işini bırakıp bakkal açmaya karar verdi. Şahin, "Çevremde dayım, arkadaşlarım bakkalcıydı o yüzden tercih ettim. Bakkalcılığın marketlerden dolayı illaki riski var. Daha önce ben turizm otelcilik ile uğraşıyordum pandemiden dolayı bıraktım evimize yakın bakkal açtım. Sonuçta gıda ölmüyor. Gıda olduğundan dolayı pandemi de olsa az riski var. Bakkal açabilirler mahalle bakkalının zevki başka. Bakkal kendisi dönüyor mahalleli de bakkalını koruyor" diye konuştu.

"BUGÜNE KADAR BAKKAL DÜKKANI KAPATAN ARKADAŞIM OLMADI"

Bir buçuk ay önce bakkal açan Mustafa Aslanoğlu bakkalcılığın gıda kaynaklı olduğu için risksiz olduğunu belirterek, "Bakkalların artmasının sebebi milliyetçiliğe dönme, mahalle bakkalı sevecenliğine dönme olayı olabilir. Eğer yakınında bir yerde market varsa riski var. Mahalle arasındaki bakkal zihniyetleri genelde veresiye üzerine çalıştıkları için alt gelirli kesimler tarafından tercih edilebiliyor. Marketlerde veresiye olayını yapamıyorsunuz. Marketlere gidip 300 liralık bir şey alıp 'ben sonra vereyim' diyemiyorsunuz ama bakkallarda bunu yapabiliyorlar. Yapabildikleri için onun avantajı da olabiliyor. Bu durumun da kendine göre avantajı var dezavantajı var. Her halükarda gıda bir şekilde giden bir şey. Günde bin lira kazanmazsın 100 lira kazanırsın ama kazanırsın bir şekilde. Biz iyiyiz en azından ama durumu iyi olmayan bakkallar da vardır. Herkesin iyi olmasını beklemekte mümkün değil. Çevremde iş yapamayanlar da var ama bir şekilde herkes evine ekmek götürüyor. Bugüne kadar bakkal dükkanını kapatan arkadaşım olmadı" dedi.

"BAKKALCILIK NE ÖLDÜRÜR NE SÜRÜNDÜRÜR"

50 senedir bakkalcılık yapan Hayati Kahriman ise "50 senedir bu işi yapıyorum. Bu işin getirisi var ile yok arasında bir şey. Bakkalcılık ne öldürür ne süründürür" dedi.

<p>Verdiğiniz nefes aldığınız nefesle  karışmıyor. Akıllı maske telefonla kontrol ediliyor.</p><p>Ak

Akıllı maske nefes aldıracak

Liman kenti Kaunos'taki Bizans kilisesi ve mezarlar gün yüzüne çıkarılıyor

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Güney Kore'de heyetler arası görüşme gerçekleştirdi

Güney Kore ilk yerli roketi 'Nuri'yi uzaya fırlattı