• $ 5,7049
  • € 6,3258
  • 270.292
  • 106785
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Haluk Bilginer: ‘Erkeklerin yatacak yeri yok‘

“Sanatçının işi tatsızlık çıkarmaktır, tatsızlık çıksın ki olan biteni daha rahat anlayabilelim” diyor Haluk Bilginer. Dünyada ‘doğuştan’ her şey güzel ve yolunda olsaydı sanat doğar mıydı acaba? Ve sohbetin bir yerinde ekliyor biz de kapağa çıkarıyoruz bu cümleyi; “Bir gün tiyatro ve futbol yer değiştirecek.” Haluk Bilginer’le önünü ve arkasını Kozmos’a bıraktığımız ortasını sizlere sunduğumuz röportajı.

Zeynep Bakır - zeynep.bakir@aksam.com.tr

Herhangi bir takımın taraftarı kapaktaki başlığı gördüğünde alaycı bir şekilde güldüğünü hissediyorum. Tabi canım tiyatro ve futbol yer değiştir mi? Bu ancak Haluk Bilginer’in ütopyası olabilir. Sanatçı bir adamın hayal dünyası. Ama sadece bir anlığına düşünsenize; Arda Turan’ın top peşinde nasıl koşturduğunu takip eden tüm insanların, farzı misal Muharrem Özcan’ın hangi oyunu yaptığını takip etse bir de üstelik oynadığı Araf oyununun tartışıldığı programlar yapılsa... Çok acayip olurdu, gerçekten fantastik! Ben bunları düşünürken Haluk Bilginer biraz da hiddetle düşünce baloncuğumu bir iğneyle patlatarak soruyor; 
“Eğer bu söylediğim gerçekten olsaydı gazetelerde haberi yapılan; 8 aylık bebeğini evde bırakıp memleketine giden kadına ‘cani anne’ başlığı atılmazdı. Biraz düşünür; eve geldiğinde ilk işi çocuğuna mama yapmak için mutfağa gitmek olan bu kadının yaşadığı başka sıkıntıları görebilirdi. Bir gazeteci bunu göremez miydi? İnsanı ve yaşamı anlamaya meraklı olan bir kişi bunu düşünebilir ve cani demek yerine yaşanan bu vakadan bir çok toplumsal sonuç çıkarabilirdi.”

-

Asıl soru merak belki de... Sanatın ve bilimin buluştuğu nokta.
Evet, her şey merakla başlıyor. Ben meraklı bir çocuktum, dünayı ve insanı hep merak ettim. 16 yaşlarımda doktor olmak istemem de merak yüzündendi... A harfinden başlardım Resimli Bilgi Ansiklopedisi’ni okumaya... Olaylar böyle gelişti. 

Kitabını okuduğum dizisini de takip ettiğim bir Kozmos var. Siz de diziyi seslendiriyorsunuz. Edebiyat ve bilimin buluştuğu olağanüstü bir iş. İnsan Kozmosla ilgilendiğinde varlığının bir toz zerreciği olduğunu hissediyor. Siz ne düşünüyorsunuz?  
Bilime hep merakım vardı ve o projede olmak benim de hoşuma gidiyor. Kozmos’un umurunda değil olan biten. İnsan geldiği için buna bir anlam vermeye başlamış. 65 milyar yıl önce de yaşam vardı. Dinazorlar mutluydu göktaşı düşene kadar. Şu planetin başına gelen en zararlı yaratık insan değil mi? 

İnsan parayı icat ettiğinde zarar başlamış olabilir... İnsan mı parayı, para mı insanın geleceğini tayin ediyor?
Bilinç! Özlemlerimiz... Ama bazıları sadece parayı özler. O parayla ne yapacağını bilmeden özler. Ne yapacağını bilmek kültür gerektirir ki kültür de parayla satın alınacak bir şey değildir. O para tuzağına bir kere düştün mü sonu iyi değil. 

Siz hiç çok para hayali kurmadınız mı? 
Düşlerimi gerçekleştirecek kadar para kazanmayı hayal ettim. Tiyatro kurmayı hayal ettiğim için para kazandım. Elde etmek istediğiniz düşlerinizle sınırlıdır. Düşlerinizin ötesinde bir şeyi ne yapacağınızı bilemezsiniz. Mesela benim 50 milyon dolarım olsa o parayla ne yapacağımı bilmiyorum. Bu yüzden de öyle bir para sahibi olmak gibi bir isteğim yok. En nihayetinde kapladığın alan kadar varsın.

Felsefeye doğru gidiyoruz. Oyununuzdan söz etmek istiyorum biraz. Bugün Nehir’i izledim. Erkeklerin iki yüzlü dünyasını anlatırken ağlanacak halimize çok güldüm. Erkekler neden kadın-erkek ilişkilerinde bu denli iki yüzlü diye sorsam yine felsefeye giriş olacak... 
O işin içinden çıkamayacağımız bir konu erkekler tuhaf yaratıklar ancak oyunu oynarken dikkatimi çeken şu; adam sevgilisine “O kadının yanımda olmasının sebebi senin yanımda olmamandır” cümlesine tüm kadınlar gülüyor daha bir erkek kahkahası duymadım. Kadınlar biliyor bunun gerçek olmadığını, erkeklerde biliyor ama erkekler gülemiyor.

Mesele nedir aslında?
Bir erkek hayatına giren tüm kadınlarla aynı şeyi yaşıyor. O kadınların hepsini bir kadın yaparak ayrı sonuçlara varmaya çalışıyor. Bu nasıl mümkün olabilir. Einstein’ın bir sözü vardır, “Aynı şeyleri deneyerek farklı sonuç beklemek aptallıktır.” Başka kadınlar başka deneyimler, bilgiler demektir. Sen birlikte olduğun kişiyle dönüşemiyor ve herbirine aynı davranıyorsan sonucunun da bir öncekinden farklı olmasını bekleyemezsin... Ben bir şey söyleyeyim mi erkeklerin yatacak yeri yok. 

Oyun Atölyesi’nde izlediğim en son oyun Haluk Bilginer’in Ayça Bingöl ve Canan Ergüder’le birlikte oynadığı Nehir. Oyunu İngiliz yazar Jes Butterworth yazmış. Yazarın Türkçe’ye çevrilmiş ilk oyunu. Kadın ve erkeğin ilişki içindeki ruh hallerini en bildiğimiz şekilde yansıtmayı başarmış. Oyun kadınları içten içe üzereken kahkahalar atmasına sebebiyet veriyor. Erkeklerden de pek ses çıkmıyor. Yüzleşme yaşanıyor sanırım o sırada. Dekor, ışık, kostüm oyunculuklar hepsi iyi ama beni bunların dışında en etkileyen müzikler oldu. Müziklerin altında da Tolga Çebi’nin imzası var. 


<p>TBMM Genel Kurulu’nda, yeni vergi düzenlemelerini de içeren “Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ile Ba

Engin Özkoç´tan AK Partili Özlem Zengin´e ´Bu Kadına Haddini Bildiriniz´ Çıkışı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

82 yıl oldu! Türkiye’nin dört bir yanından toplandı, özel olarak korunuyor

İstanbul'da uyuşturucu operasyonu kamerada; 320 kilo eroin böyle bulundu