• $7,4294
  • €8,982
  • 412.302
  • 1471.39
16 Şubat 2021 Salı 14:58 | Son Güncelleme:

Mavi Vatan'ın SİHA'sı ULAQ Atina'yı panikletti

Mavi Vatan'ın SİHA'sı ULAQ Atina'yı panikletti

İnsansız hava araçları (İHA) konusunda rüştünü ispatlayan Türkiye, silahlı insansız deniz aracı ULAQ'ı da suya indirdi. Son dönemde Türkiye'ye karşı savunma harcamalarını arttırıp taktik değiştiren Yunanistan'ın elinin zayıf kaldığını belirten uzmanlar, "Çok hızlı, çok düşük görünürlükte, çok adetli ve uygun maliyetli bir sistemle başa çıkabilmek için ellerindeki mevcut imkanlar yetersiz kalacaktır” görüşünün altını çizdi.

Doğu Akdeniz, Ege, Suriye ve Irak'ta sınırlarını koruyan Türkiye bir yandanda savunma sanayinde dev adımlar atmaya devam ediyor. ULAQ'ın envantere girmesiyle havacılıkta İHA sistemlerinin kullanılmasına eş değer bir imkana Mavi Vatan'da kavuştuklarını belirten Savunma ve Denizcilik Araştırmacısı Kozan Selçuk Erkan, "Yunanistan savunma değerlendirmesini bizden cebren ve hile ile aldığı bilgilerle güncellemiş oldu. Ancak Atina yönetiminin mevcut imkanları ULAQ'ı durduramaz" dedi.

TRT Haber'in haberine göre Atina'nın savunma harcamalarının arttığı haberlerini sıkça duyduğumuz bugünlerde ULAQ'ın suya inmmesi de aslında kritik bir eşik.

5 ÜLKEDEN BİRİ OLDUK

Savunma ve Denizcilik Araştırmacısı Kozan Selçuk Erkan ULAQ ile ilgili yaptığı açıklamada, "Düşük maliyetle yüksek performans sağlayacağınız kritik bir ürün" ifadesinde bulundu.

ULAQ'ın denize inip denemelere başlamasının Türkiye'yi dünyada bu teknolojiye ulaşmış 5 ülkeden biri haline getirdiğini söyleyen Erkan, küresel anlamda pek çok insansız araç denemesi olmasına rağmen bu küçüklükte silahlı ve uzun menzilli veri iletişimi yapabilen çok az sayıdaki ülkeler arasında yer aldığımızı vurguladı.

HAVADAKİ SİHA ETKİSİNE MAVİ VATAN'DA ULAQ İLE ULAŞACAĞIZ

Türkiye'nin İHA'larda rüştünü ispat ettikten sonra sıranın denizlere geldiğini belirten Erkan, ULAQ'ın envantere girmesiyle havacılıkta İHA sistemlerinin kullanılmasına eş değer bir imkana Mavi Vatan'da kavuşacaklarının altını çizdi.

"YUNANİSTAN HARP PLANLARIMIZI ÖĞRENİP TAKTİK DEĞİŞTİRDİ"

Türkiye'nin yakın tarihindeki kimi kumpaslarda son derece gizli bilgilerin de açığa çıktığını anımsatan Kozan Selçuk Erkan, şöyle devam etti:

"Maalesef yaşanan hazin durum karşısında Yunanistan savunma değerlendirmesini bizden cebren ve hile ile aldığı bilgilerle güncellemiş oldu. O zamandan beri savunma mekanizmasını buna göre tekrar organize ediyorlar. Ege Denizi'ndeki adaları 1948 Paris Anlaşması'ndaki silahsız olması maddesini ihlal ederek ağır silahlarla donatıyorlar. Bu hamle; silahlı kuvvetlerimizin işini zorlaştırmak için yapılmış büyük bir adım. Tüm planlarını 'ana karayı savunmak' yerine 'en yakın adalarda yoğunlaşma' üzerine revize ettiler."

ATİNA'NIN MEVCUT İMKANLARI ULAQ'I DURDURAMAZ

Bu noktada ULAQ'ın nasıl bir görev üstleneceğini açıklayan Erkan'ın tanımlamasına göre ULAQ, Atina'nın adalar üzerine kurduğu planı çok uygun maliyetle değiştiren yeni bir yaklaşımı beraberinde getiriyor.

"İnsansız hava aracı gibi keşif ve gözetleme yapabilen ULAQ aynı zamanda belirlediği hedefleri güdümlü füzeler ile imha edebilme yeteneğine sahip. Bunları yaparken kıymetli personelimizin hayatını riske atmayan özel bir araç" diyen Kozan Selçuk Erkan, "Çok hızlı, çok düşük görünürlükte, çok adetli ve uygun maliyetli bir sistemle başa çıkabilmek için ellerindeki mevcut imkanlar yetersiz kalacaktır" görüşünü savunuyor.

"TÜRKİYE'NİN HAMLELERİNE GÖRE POZİSYON BELİRLİYORLAR"

Literatüre 'Yunan hükümeti borç krizi' olarak geçen ve 2009'da başlayıp bugün bile etkisini sürdüren süreci açıklayan Erkan şunları belirtti:

"Geçtiğimiz birkaç yılda Türkiye defansif oynamaktan vazgeçip ofansif oynamaya başladı. Unutulmamalı ki Türkiye bölgesel bir oyun kurucu, küresel oyun bozucu bir ülkedir... Bu prensipte çalışmaya başladığımızdan beri karşımızdaki ülkeler bizim yaptıklarımıza göre kendileri pozisyon almaya mecbur kaldı. MİLGEM'in ilk gemisinin inşa edilmesi ile işler Yunanistan için zorlaşmaya başladı Bizler yeni nesil korvet ile denizlerde karşılarında dururken onlar eski nesil Elli sınıfı fırkateynlerini limitlerine kadar zorlamaya başladılar. Bu durum genel olarak silahlı kuvvetlerinin harbe hazırlık oranını da düşürmeye başladı. Nitekim iki sene önce NATO ortak görev grubu için gemi veremeyecek kadar zor durumda kaldılar ki onların eksiğini Türk donanması görev grubuna ek gemi göndererek kapattı. Şu anda Yunan kamuoyunda savunma sanayiinde geride kaldıklarına dair yoğun bir görüş var. Atina medyasında hemen her gün yeni gemi, yeni uçak, yeni silah sistemleri alımı konusunda neredeyse panik içinde yaptıkları haberleri okuyoruz.

TÜRKİYE VE YUNANİSTAN'IN HARCADIĞI 1 DOLAR AYNI ETKİDE DEĞİL

Yeni silah satın almak yüksek maliyetli olduğu kadar işletmesi de maliyetli bir iştir. Bu satın alımın tamamını Yunanistan gibi yurt dışından yapan bir ülke iseniz işletme konusunda da tamamen yurt dışına bağımlı hale gelirsiniz. Sonucunda da istedikleri fiyatı ödemek zorundasınız demektir.

Türkiye ile Yunanistan'ın savunma sanayiinde harcadığı 1 dolar aynı etkide değildir. Türkiye, bu alanda yüzde 75 yerlilik oranına ulaşmıştır ve kendi ülkesinde üretimle katma değer de sağlamaktadır. Kendi üretimi olduğu için gelecekteki işletme maliyeti de daha uygun olacak. Sürdürülebilir bir finansmandan bahsediyorum.

Biz savunma sanayiinde 'Neden kritik malzemelerde her şeyi kendimiz üretemiyoruz?' diye konuşurken, Yunanistan 'Neden piyade tüfeğinin mermisini dahi dışardan alıyoruz?' sorusuna yanıt arıyor.

Bu durum ilerleyen zamanda sürdürülebilir olmaktan çıkacak. Zaten borç içindeki bir ülkenin bu kadar dışa bağımlı olarak büyük bir silahlı kuvvetleri yenilemesi çok mümkün görünmüyor."


Haberin Özeti

Türkiye, silahlı insansız deniz aracı ULAQ'ı suya indirdi. Savunma ve Denizcilik Araştırmacısı Kozan Selçuk Erkan, ULAQ'ın Mavi Vatan'daki olası etkilerini anlattı.

• "Atina yönetiminin mevcut imkanları ULAQ'ı durduramaz."
• "Yunanistan, Ege Denizi'ndeki adaları 1948 Paris Anlaşması'ndaki 'silahsız olması' maddesini ihlal ederek ağır silahlarla donatıyor. Bu hamle, silahlı kuvvetlerimizin işini zorlaştırmak için atılmış bir adım. Tüm planlarını 'ana karayı savunmak' yerine 'en yakın adalarda yoğunlaşma' üzerine revize ettiler."
• "Türkiye defansif oynamaktan vazgeçip ofansif oynamaya başladı. Unutulmamalı ki Türkiye bölgesel bir oyun kurucu, küresel oyun bozucu bir ülkedir. Bu prensipte çalışmaya başladığımızdan beri karşımızdaki ülkeler bizim yaptıklarımıza göre kendileri pozisyon almaya mecbur kaldı."
<p>İstanbul Halkalı'da büyük bir yangın çıktı. </p><p>Dumanlar kilometrelerce öteden görülürken, eki

Halkalı'da iş yeri yangını

Avni Yıldırım ve Saul Alvarez müsabaka öncesi tartıldı

Konya'da mısır hasadının yapıldığı tarlada 40 metre derinliğinde obruk oluştu!

Kızılcahamam-Çerkeş Tüneli açıldı! Seyahat süresinin 15 dakikadan 3 dakikaya inecek