• $ 5,7242
  • € 6,3544
  • 275.45
  • 95713.2
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

1243 Kösedağ Savaşı | Nedeni, önemi, sonuçları

Kösedağ Savaşı 1243 yılında Anadolu Selçukluları’nın Moğollar karşısında ağır yenilgiye uğradıkları savaştır. Peki, tarihte Kösedağ Savaşı'nın nedeni, sonuçları ve önemi nedir? İşte Kösedağ Savaşı ile ilgili tarihi bilgiler

Kösedağ Savaşı'nın nedeni nedir? Kösedağ Savaşı'nın önemi ve sonuçları nelerdir? soruları tarihe meraklılar tarafından sıklıkla sorgulanır. Peki, tarihte 1243 Kösedağ Savaşı nedir? İşte Kösedağ Savaşı'nda yaşananlar ve Kösedağ Savaşı'nın sonuçları... Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi'nde Kösedağ Savaşı şu bilgilerle yer alıyor.

KÖSEDAĞ SAVAŞI'NIN NEDENİ VE SONUÇLARI

Anadolu Selçuklu Devleti’nin en geniş sınırlarına ulaştığı ve en zengin dönemini yaşadığı, fakat II. Gıyâseddin Keyhusrev gibi zayıf bir hükümdarın elinde bulunduğu 1240 yılında Babaîler isyanını ancak Erzurum’da Moğollar’a karşı tutulan doğu ordusunu geri çağırarak ve büyük bir zorlukla bastırabilmesi, cesaret edip Anadolu’ya saldıramayan Azerbaycan’daki Moğollar’a devletin dışarıdan göründüğü kadar güçlü olmadığını göstermişti.

BAYCU NOYAN ANADOLU'YA SALDIRMAK İÇİN GERİ DÖNDÜ

Durumu farkeden Moğollar’ın batı ordusu kumandanı Curmagun Noyan’ın görevlendirdiği Baycu Noyan 1242 yılının sonlarında Erzurum’u zaptederek halkını kılıçtan geçirdi ve baharda Anadolu’ya tekrar saldırmak üzere Mugan’a döndü. 

Erzurum’un yağma ve tahrip edilmesi olayı Selçuklu halkı arasında derin bir üzüntü ve korku yarattı. Gıyâseddin Keyhusrev’in huzurunda yapılan bir toplantıda Moğollar’la yapılacak savaş için tâbi devletlerden asker istenmesine ve buna karşılık onlara para yardımında bulunulmasına karar verildi. Fakat karar uygulandığında Halep Eyyûbî melikliği hariç diğerleri paralarını aldıkları halde asker göndermediler. Bahar gelince Selçuklu ordusu Kayseri’de toplandı. İbn Bîbî’ye göre mevcudu 70.000 kişi idi; Sivas’a vardıktan kısa bir süre sonra Halep’ten gönderilen 2000 kişilik yardım kuvveti de yetişti. Tecrübeli devlet adamları ısrarla, ordunun erzak ve silâh dolu olan Sivas’a arkasını vererek mevzilenmesi ve bazı birliklerin de ileriye gönderilerek düşmanın gelişine zorluk çıkarmak için geçitleri tutması görüşünü ileri sürdüler.

SELÇUKLU ORDUSU FELAKETE SÜRÜKLENDİ

Fakat sultan çevresindeki genç kumandanların görüşünü tercih ederek ileri gidilmesi emrini verdi ve ordu Sivas’ın 80 km. kuzeydoğusundaki Kösedağ yükseltisine vardı. Burası Erzincan yönünden gelecek bir orduyu durdurmak için en uygun yerdi ve burada yapılacak cesur bir savunma ile Moğol güçleri perişan edilebilirdi. Fakat bu imkân da kullanılmayarak Selçuklu ordusu felâkete sürüklendi. 

MOĞUL ORDUSUNUN MEVCUDU 30 BİN KİŞİYDİ

30.000 mevcutlu Moğol ordusu yaklaşıp savaş düzenine girince tecrübeli kumandan ve devlet adamları ovaya inilmemesi fikrini savundularsa da kaynaklara göre muharebeden önceki geceyi sultanla birlikte içki içip eğlenerek geçiren genç kumandanlar 20.000 kişilik seçme bir kuvvetin Moğollar’ı yenmeye kâfi geleceğine Gıyâseddin Keyhusrev’i ikna ettiler. Ertesi gün Selçuklu ordusunun en değerli kısmını oluşturan 20.000 kişilik bir birlik ovaya indi ve şiddetle saldırıya geçti.

MOĞOLLAR SELÇUKLU KUVVETLERİNİ YOK ETTİLER

Moğollar, klasik düzmece kaçış ve çevirme taktiğini uygulayarak Selçuklu kuvvetlerinin âdeta tamamını yok ettiler. Bunun üzerine mağlûbiyeti haber alan emîrler ve devlet adamları vazifelerini yerine getirmeden, hatta sultanın yanına dahi uğramadan kaçmaya başladılar. Selçuklular’ın, savaşın ilk dakikalarında kaçmaya başlayan Moğollar’ın düzmece kaçış ve çevirme taktiğini uyguladıklarını anlayamamaları ve bozguna uğrayan seçme birliklerini dağdaki ana kuvvetlerden asker gönderip takviye etmemeleri hayret vericidir. 

MOĞOLLARIN ELİNE YÜKLÜ GANİMET GEÇTİ

Gece bastırdığında kıyafet değiştiren ve yanına sadece değerli mücevherlerini alan II. Gıyâseddin Keyhusrev maiyeti erkânıyla birlikte kalesinin müstahkemliğiyle ünlü Tokat’a, ondan ayrı hareket eden Vezir Mühezzebüddin Ali de Amasya’ya kaçtı. Sabah olunca sultan, vezir ve kumandanların kaçmış olduğunu anlayan ana ordu tamamen dağıldı. Ordugâhta insan kalmadığını farkeden, ancak bunun bir hile olduğunu sanan Moğollar iki gün bekledikten sonra harekete geçtiler ve Selçuklular’ın hiçbir şey almadan kaçtıklarını gördüler. Moğollar’ın eline o güne kadar eşine rastlamadıkları çok zengin bir ganimet geçti. Sultanın görenleri hayran bırakan otağı, hazineleri ve vahşi hayvanları ganimet arasında idi. Kaynaklar, söz konusu ganimetin 300 deve yükü altın ve 3000 katır yükü altıngümüşe muadil eşya ile kırk araba dolusu zırh olduğunu kaydetmektedir. 

MOĞOLLAR HALKI KILIÇTAN GEÇİRDİ

Moğollar, Kösedağ’da kazandıkları bu ucuz zaferin ardından Sivas ve Kayseri’yi, dönüşleri sırasında da Erzincan’ı tahrip ve yağma edip halklarını kılıçtan geçirdiler. Bu olaylar Anadolu’da görülmemiş bir panik havası yarattı. Başta hükümdar olmak üzere herkeste Moğollar’ın ülkenin her tarafını istilâ edecekleri ve hatta buradan hiç gitmeyecekleri endişesi belirdi. Bu yüzden II. Gıyâseddin Keyhusrev, Tokat ve Ankara’dan sonra onların Orta Anadolu’ya girdiklerini duyar duymaz Antalya’ya, Kayseri’yi kuşattıklarını haber alınca da Menderes kıyılarına kaçtı. Annesi Mahperi Hatun da Kayseri’den hazine, eşya ve câriyeleriyle birlikte Halep’e giderken Ermeniler tarafından yakalanarak Moğollar’a teslim edilmiş, ancak barış yapıldıktan sonra geri gönderilmiştir.

ANLAŞMA KOŞULLARI

Yenilgi gecesi Amasya’ya kaçan Vezir Mühezzebüddin Ali, Baycu Noyan’ın geri dönüşünün hemen ardından bir barış antlaşması yapmak amacıyla yanına değerli armağanlar da alarak Mugan’a gitti. Baycu Noyan Curmagun Noyan’ın da muvafakatiyle barış teklifini kabul etti; imzalanan antlaşmaya göre kıymetli armağanların yanında Selçuklular Moğollar’a her yıl 3.600.000 dirhem (gümüş para, akçe), 10.000 koyun, 1000 sığır, 1000 deve vereceklerdi. Moğollar’la barış yapıldığı haberi Anadolu’da sevinç yaratmış ve Vezir Mühezzübeddin Ali’nin Mugan’a gittiğini duyunca Konya’ya dönen sultan geri geldiğinde onu törenle karşılamış, değerli armağanlarla ödüllendirmiştir. Daha sonra Moğollar’la tâbilik antlaşması imzalandı ve Batu Han, Sultan II. Gıyâseddin Keyhusrev’e tâbiliğinin işareti olarak ok, yay, kılıç ve börk gönderdi. Böylece Ortadoğu’nun en kuvvetli devleti olan Anadolu Selçukluları Kösedağ bozgunuyla tâbi devlet durumuna düşmüş, devlet gelirlerinin önemli bir kısmı her yıl Moğollar’a gönderilmeye başlanmış, bu vergi gittikçe artarak devleti de halkı da yoksullaştırmıştır. 




 

 

Son dakika haberleri, son dakika haber, son dakika gelişmeleri
Son dakika haberleri

<p>Sivas Valiliğinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Kangal´ın Külekli köyü mevkisinde 58 ED 716 pl

Kangal Köpeklerine Eziyet Kamerada!

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Jandarma Genel Komutanı Çetin: Dağlar teröristlerden tamamen temizlendi

Dev tablo görenleri hayran bırakıyor! Bir Osmanlı geleneği...