HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 5,3954
  • 6,1362
  • 211.814
  • 91.686
SON DAKİKA HABERLERİ
Tümü
Reklamı Kapat

Memleketin sezon finalini merak ediyorum

Gırgır'da başladığı 32 yıllık kariyerini Penguen'de sürdüren karikatürcü Metin Üstündağ, mizahımıza 'Met Üst' adlı yeni bir dergi kazandırdı. 'Tek kişilik dev dergi'sini, hayatının 'ikinci devresini' ve memleket hallerini konuştuğumuz Üstündağ, 50. yaşına bir sinema filmiyle girmek istediğini söyledi.

x

Eyüp Tatlıpınar

eyup.tatlipinar@aksam.com.tr

Mizah dergisi Penguen'in karikatürcülerinden Metin Üstündağ, bu hafta 'Met Üst' adlı yeni bir dergi çıkardı. Mizah dünyasındaki bölünmeler sonucu çıkan yeni dergilere fazlasıyla alışkınız ama üç ayda bir çıkacak bu dergi, Metin Üstündağ'ın Penguen'den ayrılmasının bir sonucu değil. Penguen'deki köşesinde çizmeye devam edecek olan Üstündağ, 'Met Üst'ü en az dört sayı çıkarmayı planlıyor. Kutlukhan Perker, Rewhat, Sencer gibi çizerlerin de konuk olduğu dergiyi biraz da resim, şiir, deneme gibi diğer uğraşlarını göstermek için çıkardığını söyleyen çizer ile dergiden, hayatının 'ikinci devresinden',  politikadan ve elbette memleketten konuştuk. 
 × Sizinki gibi tek kişilik başka bir mizah dergisi örneği var mı?
 Ben de tam bilemiyorum, belki vardır. Tanzimat Dönemi'nde Cem adında bir karikatürcü kendi adıyla dergi çıkarmış ama sadece kendi mi çizmiş, ondan emin değilim. Mesela Cemal Nadir'in, kendisiyle ilgili çizimleri topladığı kitabı var. Karikatürcüler bu tür işler yapmak ister bazen. Biz karikatürcüler biraz tembel insanlarız. Şiir, deneme, resimle de ilgileniyorum ama öne çıkarmak için çok çaba harcamıyorum. Bu dergi o ürünleri de ortaya çıkarma fırsatı sunacak. En azından dört sayı çıkarabilirsem iyi olur.
 × Dört sayı az değil mi?  
Dergilerin çok uzun süre çıkması gerekmiyor bence. Bazı dergiler tek sayı bile çıkabilir, bir fikir, tat bırakabilir.
 × Derginizin nasıl bir etki bırakmasını beklersiniz?
 Özel bir beklentim yok ama sinema gibi kurguladım. Benim dışımda üç çizer arkadaşımız var. Yılmaz Güney, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Cemal Süreya gibi isimler hakkında yazılar var. Memleket meseleleri var. Karikatür ve mizah dışında şiir, deneme gibi türler var. Bu çeşitliliğin hepsi sinemada bir arada oluyor zaten.
 HAYAT FUTBOL GİBİ
× Sinema filmi yapmak geçiyor mu aklınızdan?
 Dergi için çok şaşıran çıkmıyor ama mesela film çekmem beklenebiliyor. 'Met Üst ne yapsa yeridir' gibi bir durum var. 40'lı yaşlarda insan, hayatının ikinci yarısına geçmiş gibi oluyor. İkinci devreyi iyi geçirmek için diğer işleri hızlandırdım biraz, aralarında sinema da var.  
 × Hayatı futbol maçına mı benzetiyorsunuz?
 Evet, 11 kişiyi de benim oynadığım bir takım var. İlk yarıda bazı elemanlar yedekteydi, ikinci yarıda o hünerli Met Üst'leri sahaya süreceğim. Karikatür orta sahada hep olacak ama kanatlarda ve forvetlerde oyuncular değişecek. Romancı, ressam, sinemacı Met Üst'leri göreceğiz.
 × Sinema filminizi ne zaman göreceğiz?
 Senaryosunu çalıştığım bir film var ama anlatmayı pek sevmiyorum. 47 yaşındayım ve 50. yaşıma bir filmle girmek istiyorum.
 × Mizahi bir senaryo mu?
 Evet, öyle ama benim mizaha bakışım farklı biraz. Kalbiyle gülen, beyniyle ağlayan, dertleri olan, ciddi bir mizah...
 × Güldürürken düşündüren...  
Yok, o kalıbı sevmem, çok saçma bir şeydir. Yürürken sakız çiğnemek gibi. Tabii ki öyle olacak, insan her şeyi yaparken düşünür, başka nasıl olabilir ki?
 × Esprileriniz bir filozofa ait gibi...  
Karşılaştığım bir benzetme ama bu şey 'Ben filozofum' demekle olabilecek bir şey değil. Başkalarının sizi tanımlamasıyla ilgili... Ben kendimi çok iyi bir karikatürcü olarak bile görmedim hiç.
 × Eksik bulduğunuz bir yanı mı var karikatürcülüğünüzün?
 Eksiklikle ilgili değil de, büyütülecek yan görmüyorum. 'Herkes bir işi yapıyor, biz de bu işi yapıyoruz işte' diye bakıyorum. 
 TANPINAR OKUYORUM
× Yaptığı işi büyük görmek bugünün yaygın duygusu galiba...
 Ahmet Hamdi Tanpınar'ın tüm kitaplarını okuyorum üç aydır. Bugün yakındığımız her şeyden o da yakınmış. Bugünün en yaygın duygularından biri geç kalmışlık. Tanpınar'da da var. Avrupa'ya daha erken gitseydi, daha büyük sanatçı olacağını, kimsenin kendisini sevmediğini, görmediğini düşünüyordu. Keşke herkesin değeri yaşarken verilse ama gündelik hayat insana bu tür bahtsızlıklar veriyor.
 × Geç kalmışlık duygusu sizde var mı?  
İsviçre'ye gitmiştik, gördüğümüz bir şatonun kime ait olduğunu sorunca, bir karikatürcüye ait olduğunu öğrendik. Oğuz Aral ve Aziz Nesin ürettiklerinin karşılığını alabilselerdi, bir şatoda yaşayabilirdi herhalde. Bizde maddi ya da manevi fazla bir değeri yok ürettiğinizin. Ama birkaç kişinin gönlünde taht kurmak da iyidir. O kadar fazla şeyi ne yapacaksın zaten, padişah mı olacaksın yani?
 × Üç aydır Tanpınar'ın tüm kitaplarını okuduğunuzu söylediniz, bu konuda bir projeniz mi var?
 Bazı dönemler bir yazarın tüm kitaplarını okuyorum. Okumaktan aldığım zevk yazmaktan daha fazla galiba. Güzel bir kitapsa bitmesinden korkuyorum mesela. Tanpınar çok fazla aforizma kullanan bir yazar. Kitaplarından epey not aldım. Bunları çizmek güzel fikir olabilir.
 VİRGÜLÜM YANLIŞ OLURSA...
× Karikatürlerinizi çizerken, belli bir kaliteyi tutturmak için dikkat ettiğiniz özel şeyler var mı?
 Her hafta aşağı yukarı altı karikatür çizip, on tane de laf yazıyorum. Şöyle bir ölçüm var; bunların en az yarısının iyi olmasını sorumluluk olarak görüyorum. Tanpınar'ın bir lafı var; 'İnsan sorumluluktur' diyor. Bize hiç uymaz gibi. Onu okurken bazen o sırada bir işi çıktığını, acele yazdığını düşünüyorum ama yine de mesela bir cümlesi çok iyi yazılmış oluyor. Onu örnek alıyorum. Bir de Gırgır'daki abimiz Oğuz Aral'ın hep yukarıdan gözlediğini düşünüyorum. Böyle bir ruh halindeyim yani. İstesem de düşemem vasatın altına.
 × O kalite dengesini tutturamazsanız...
 Kendimi çok kötü hissederim. Bazen bir noktayı, bir virgülü yanlış koyduğumu görüyorum, bütün o hafta canım sıkılıyor. 32 yıldır fire vermeden çizmem ve ilk beş karikatürcünün arasında gösterilmem bu titizliğin bir getirisi olsa gerek.
 POLİTİKADAN HOŞLANMAM
× Derginizin kapağını çevirince karşımıza ilk önce Başbakan Tayyip Erdoğan çıkıyor... Politikayla ne kadar ilgilisiniz?
 Politikayla ve politikacılarla hepimizin yaşamını etkileyen, bazen kabusa çeviren şeyler olduğu için ilgileniyorum. Yoksa özel bir ilgim yok politikanın kendisine karşı.
 × Çekici bulmuyor musunuz?  
Politika, Türkiye'de kaliteli yapılabilecek bir şey değil. Siyaset geleceği projelendirmek için yapılır. Bizdeyse günü kurtarmak için yapılıyor. Hoşlanacağım bir şey değil.
 × Bu dönemde sizin en çok ilginizi çeken politikacı kim?
 Bütün bakanları enteresan buluyorum. Eskiden kabineden bir kişi çıkardı, sürekli onu konuşurduk. Şimdi bütün bakanlar sırayla gaflar, arızalı davranışlar sergiliyor. Bir pervasızlık durumu var.
 × Pervasızlığın nedeni nedir?
 Yüzde 51 oy oranının getirdiği güç, rahatlık olabilir. Ama bunlar gelip geçici şeyler, şimdi çoğunluk olan bundan 10 yıl önce azınlıktı. Çok büyütmemek gerek diye düşünüyorum.
 × Bu dönem geçici mi sizce?
 Bu tür şeyleri pazartesi toplantılarımızda kapak ve gündem karikatürleri yaparken konuşuyoruz. Mesela Özal ya da Tansu Çiller dönemi biterken, bunu karikatürcü önsezisiyle hissediyorduk. Fakat şimdi hepimiz 'Ne oluyor böyle?' diyoruz. Bitti gibi görünürken tekrar yeniden başlıyor filan... Her an her şey olabilir yani. Belirsiz bir dönem... Bu dönemin ve memleketin sezon finalini ben de çok merak ediyorum.

İSTANBUL BENİM KANKAM
× Alamet-i farikalarınızdan biri İstanbul'la ilgili karikatürleriniz...
Karikatüre başladığımdan beri İstoş'u sürekli çiziyorum. Aramızda sevgi nefret ilişkisi var. Hiçbir zaman 'Seni yeneceğim' demedim, hep 'Seni seveceğim, seni çizeceğim İstanbul' dedim. O kadar hoyratça davranıyoruz ki bu şehre, o bize hiç gocunmuyor, güzellikler sunmaya devam ediyor. Yine Tanpınar'a getireceğim sözü; o da İstanbul'un bozulduğunu düşünürdü. Ama onun bozulduğunu düşündüğü zaman bizim için güzel zamanlardı. Şimdiki halini görse kim bilir ne düşünürdü? İstanbul benim için bir şehir değil, akrabam, kankam gibi... Çeşitli ruh hallerinde gidebileceğim yerleri var.
× Nerelere mesela?
Çocukluğumu geçirdiğim sokaklar Tarlabaşı Bulvarı oldu, gençliğimi geçirdiğim Galata Köprüsü yandı. En iyisi şimdi sevdiğim yerleri söylemeyeyim.
× İstanbul'un dilencilerini de çok çiziyorsunuz...
Çok ilgi çekici buluyorum. Psikolog gibi iyiler, insanları tanıyorlar. Şimdi mesela aktör olanları çıktı.
× Yeni bir dilenci      kategorisi mi?
Her bölgenin dilencileri değişik. Nişantaşı dilencilerine özel espriler düşünüyorum mesela. Her biri aktör gibi. Elinde röntgen filmi var, yanaşıp ilaç için parasının çıkışmadığını söylüyor. Mizanseni iyi kurmuş. Önemli olan acıma duygusuna hitap edebilmeyi başarmak, illa duvar dibine yatarak olmayabilir.

Son dakika haberleri, son dakika haber, son dakika gelişmeleri
Son dakika haberleri
Brezilyalı bir pilot, Mekke üzerinde uçarken Kelime-i Şehadet getirip Müslüman oldu.

Brezilyalı pilot, Mekke semalarında uçarken Müslüman oldu

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

12 milyon emekliye ek güvence geliyor

Kandilde camiler doldu taştı

En Çok Okunanlar