• $ 5,8266
  • € 6,5577
  • 238.398
  • 95.952
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Kürt sorunu çözülse de PKK dağdan inmez

Zaman gazetesi yazarı şair Bejan Matur, PKK gerçeğini anlamak için çıktığı yolculuğu 'Dağın Ardına Bakmak' adıyla kitaplaştırdı. Kürt sorununun aslında dil sorunu olduğunu savunan Matur, PKK'nın dağdan inmeyeceğini iddia etti.

x

DİNÇ ÇOBAN
Şair Bejan Matur'la aslında dün yayımlanan AKŞAM Kitap için konuşmuştum. Yeni çıkan kitabından, hazırlanış sürecinden bahsedecektik. Ama söz konusu Bejan Matur olunca işin rengi değişti. Dünya meselelerine daldık, sohbet uzadı. Söyleşi uzayınca ayırdığımız sayfalar da yetmedi. Tam bunları düşünürken söyleşinin yarım kalanını AKŞAM Pazar için kullanmaya karar verdik. İşte söyleşinin AKŞAM Kitap'ta yer alan bölümünden kısa bir özet ve can alıcı diğer yarısı...

- Türkiye ve Avrupa'daki görüşmelerin ardından Kandil Dağı'na gittiniz. Nasıl bir izlenim edindiniz. Açılımın karşılığı var mı Kandil'de?
Buradaki kutuplaşma oraya da yansıyor. Yani politik olarak anlamlandırıyor her şeyi. AK Parti'yi, hükümeti karşıtı olarak algıladığından, ağzıyla kuş tutsa yaranamıyor hükümet. Çünkü  PKK kendi dahil olmadığı ya da belirleyicisi olmadığı hiçbir formülü kabul etmiyor. PKK'nın böyle bir gerçekliği var. Biz bunu göremiyoruz. Bence Kürt sorunu çözülmüş olsa dahi PKK silahlanıp dağa çıkabilirdi. Bunu da ilk defa söylüyorum. Bu başka bir şey çünkü kendi coğrafyasına hükmetmek istiyor. 

- İktidar sorunu mu?
Evet, iktidar arıyorlar. Tıpkı Katalanlar gibi, nasıl zengin ve güçlü oldukları halde ayrılmak istiyorlar? Farklı bir şey değil bu. O yüzden PKK sorunu, ayrı bir sorun. Kürt sorunundan çok farklı değerlendirmek zorundayız. PKK iktidar arıyor. Ve dahil olmadığı, belirleyicisi olmadığı hiçbir iktidara onay vermiyor. 

- Bir yazınızda 'Sorun, aslında dil sorunu' demiştiniz. Gerçekten öyle mi?
Evet.  Bana kalırsa dil sorunu bu. Ana dille ilgili meselenin, Kürt sorununun merkezini oluşturduğunu düşünüyorum. Çünkü insanın dil olduğunu düşünüyorum. İnsanın var oluşunu çekirdeği dildir. Sen onu zedelediğin zaman insanı örselemiş oluyorsun. Dilini elinden aldığında, insanlığını elinden almış oluyorsun. Kürt sorunu en nihayetinde, Kürtçe'nin bastırılmış olması, yok sayılması, inkar edilmiş olmasıdır. Ve dile dair talepler karşılandığı zaman sonrasının gelebileceğini düşünüyorum. Rahatlıkla çözülebileceğini. Ama birileri böyle düşünmüyor olabilir. 

GÖREBİLDİĞİM  ÜMİTSİZ BİR DURUM
- Peki, bu sorunu dille çözebilirsek eğer, PKK'yı nasıl çözeceğiz?
Sorun da bu zaten. Benim görebildiğim biraz ümitsiz bir durum var. Yani PKK'nın iddialarıyla devletin, Türkiye Cumhuriyeti'nin kırmızı çizgileri uyuşmuyor. Sorun bu. PKK çok daha fazlasını talep ediyor. Ve ümitsiz bir yer orası. 

- Dönmeyi düşünüyorlar mı? Akıllarında var mı bir gün eve dönmek?
Şartlar onları zorlayabilir dönmeye. Bilemeyiz, uluslararası konjonktür, dengeler, Ortadoğu'da her şey değişiyor şu an. Bir de onun etkisi var. Avrupa'dan Kandil'e uzanan coğrafyada kurumlaşmış, siyaseti belirleyen, devasa bir yapı var karşında. Bunu nasıl sistemine entegre edeceksin? Bunu aramak zorundasın. Buna cevap vermek zorundasın devlet olarak. Biz sorunu şöyle tarif ediyoruz: 'Sorun PKK, PKK'yı yok edersem sorun biter.' Bitmiyor, 30 senedir bitmiyor. Ve bir gönül bağı var insanların. Ben kendi adıma anladım, bu kitabı yazarken. PKK neden giderek, tabanında daha da derinleşiyor, politik olarak iddiası daha da yaygınlaşıyor? Bunu bu kitabı yaparken az da olsa anladım.

- Nereye bağlıyorsunuz bunu?
Benim konuştuğum hemen herkesin hikayesinde, bir incinmişlik, bir acı var geçmişinde. Ya babası cezaevine girmiş, ya bir kardeşi vurulmuş, ya bir kuzeni dağa çıkmış, biri hapis yatmış. Böyle milyonlarca insandan söz ediyoruz. Ve o insanlarla bir duygusal bağı var. Bunu daha önce de söyledim, 'Bir insanı dağda tutan, arkadaşlarının gözünün önünde ölmüş olanların anılarına olan bağlılıktır. Kahraman olma ihtiyacı değil' diyordu biri. Yani orada bir maneviyat var. Orada bir duygusal, bizim çok da kavrayamadığımız bir bağ var. O ayakta tutuyor PKK'yı. Onun anısına sadakatten, kopsa bile arkasını dönmüyor. Sen yok etmeye çalıştıkça daha fazla şey yaratıyorsun. 'Yok edeceğim' diye yola çıkmamalısın. 

- Nasıl çözülecek peki?
Anlayarak severek çözeceksin. Silahın artık bir yöntem olmadığını anlatarak, ikna ederek çözeceksin. 'Başka türlü konuşabiliriz' diyerek, çözeceksin. 

- Sihirli bir cümleniz var mı barış için?
Keşke olabilse.  Ama şunu söyleyebilirim. Ben iki toplumu da  dilini de biliyorum. Ve iki topluma da güveniyorum. Bana tek güç veren şey de bu.

19 YIL SONRA DAĞDA ARKADAŞINI BULDU
- 19 yıl aradan sonra dağa çıkan bir çocukluk arkadaşınızı bulmuşsunuz. Kaybetmek mi, bulmak mı zor; Yoksa bulduğunu bırakmak mı zor?
Galiba geride bırakmak zor, elbette kaybetmek çok zor ama onun yaşadığını bildiğin halde bu kadar farklı gerçeklikler... Onu orada bırakmak, bir şey yapamamak, o çaresizlik sahiden zor. 

- Kim tanıdı, o mu siz mi?
Kapıdan girer girmez tanıdım. O biliyormuş benim gideceğimi. Söylenmiş ona. Anlatmış, aynı köyden olduğumuzu, beraber büyüdüğümüzü. Benim gideceğimi öğrendikleri zaman; basınla ilgili biri haber veriyor Mizgin'e. Orada olması, büyük hediyeydi benim için. Onu görünce neden gittiğimi unuttum. O kadar şok yaşadım. Karmaşık bir mutluluk... Sadece ona bakmak istedim. İzledim. 

- Siz ona gel dediniz mi?
Dedim... Kulağıma eğilip bir şey söyledi...

- O ne cevap verdi?
Söylemeyeceğim... Bunu söylemeyeceğim.

- O size kal, demiş olabilir mi?
Hayır, duygusal bir şeydi bana söylediği söz... Herhalde kal demezdi, denemez... Yani kendini ne kadar haklı görürse görsün, bir hüzün var orada. Görüyorsunuz bunu, bir gurbet var. 

- Nasıl, yaşlanmış mı Mizgin?
Tabii yaşlanmış, çocukluk fotoğraflarını görseniz tanıyamazsınız. Bambaşka bir kızdı. Kıvırcık saçlı, yuvarlak yüzlü, al yanaklı, pırıl pırıl bir gülüşü olan çok canlı bir kızdı. Sürekli gülümseyen...
Ama o gülüşten hiçbir şey kalmamış bugün. Çok hüzünlüydü onu öyle görmek.
 


 

Son dakika haberleri, son dakika haber, son dakika gelişmeleri
Son dakika haberleri

Şarkıcı Sıla Gençoğlu ve oyuncu Ahmet Kural arasında yaşanan şiddet olayına ilişkin davanın ikinci d

Ahmet Kural´a 16 Ay 20 Gün Hapis Cezası

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Osmanlı usulü çarkla tespih yapıyor

Kardashian ve Jenner ailesi kadınlarının servetleri dudak uçuklatıyor!