İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 4.7915
  • 5.6134
  • 189.95
  • 94082
SON DAKİKA HABERLERİ
Tümü
Reklamı Kapat

Gezi Parkı kendini günlüklerde anlatıyor

Günlerdir Gezi Parkı eylemlerine ‘kilitlenmiş’ durumdayız. Eylemcilerin kimler olduğunu, motivasyonlarını, beklentilerini konuşuyoruz. Eylemin doğasını ve eylemcileri tanımak için Park’taki stantlarda açılan defterlere göz gezdirdik.Stantlarda açılan defterlerin kimi, yakında kitap olarak karşımıza çıkacak.

x

Eyüp TATLIPINAR - eyup.tatlipinar@aksam.com.tr
Fotoğraf: Uygar TAYLAN

Gezi Parkı eylemlerinin patlamasının hemen ertesi günüydü. Gazetelerin ilk sayfalarını polisten gaz yiyen, eylemin simgelerinden birine dönüşen ‘kırmızılı kadın’ fotoğrafı ‘süslüyordu’. Bu eylem haberinin hemen yanındaysa daha büyük şöyle bir haber vardı; “OECD’nin 9 kriter üzerinden ülkelerin mutluluk seviyesini ölçtüğü araştırmada Türkiye 36 ülke arasında en son sırada yer aldı.” Araştırmayı yorumlayan Prof. Nilüfer Narlı bu durumun nedenini, ekonomik büyümenin insani kalkınmaya yansımamasına, sosyal hayatta kadın ve erkek arasındaki uçuruma bağlıyordu. 

EYLEMCİ PSİKOLOJİSİ:MUTLULUK 
Önceki gün Gezi Parkı’na gittiğimizde bu çalışmanın kulağını çınlattık. Toplumsal Dayanışma İçin Psikologlar Derneği’nin (TODAP) standında, 5-6 psikologla çimenlere oturmuş konuşuyoruz. Konumuz eylemcilerin psikolojisi. Konunun vesilesiyse derneğin yürüttüğü bir çalışma. 
Stantta bir defter açmışlardı; eylemcilerin eyleme katılmadan önceki ruh hallerinin eylem sırasında nasıl değiştiğini yazmaları için… Takdir edersiniz ki yüzlerce not, değerlendirme yapmak için iyi bir imkân sunuyor.  
Genç psikolog Baran Gürsel’e, eylemcilerin nasıl olup da daha önce görmediğimiz biçimde, bu kadar uzun süre direndiğini soruyoruz. Eylem günleri boyunca çok yorumlanan sorunun pek duymadığımız yanıtlardan biri “Mutluluk”... İnsanların daha önce tanışmayı bile akıllarına getirmedikleri, kendilerinden bambaşka görüşlere sahip başka kişilerle birlik olma duygusunu burada tattıklarından söz ediyor. 
“Ülkelerin sıralandığı mutluluk listeleri yapılırken, Türkiye’deki ölçümler Gezi Parkı’nda yapılsa en mutlu ülke çıkarız” diyor başka bir psikolog; bu duygunun yayılmasını dileyerek… 
İnsanların farklı kimliklerini bırakmadan Gezi Parkı’nda buluşabilmelerinin sırrı yine defterlerdeki notlarda yatıyor. Psikologlara göre eylemin büyük bir ‘söylem’e sahip olması polis müdahalesine duyulan tepkiyle aynı ölçüde önemli rol oynuyor. Yani doğanın korunması konusundaki duyarlılık, “3-5 ağaç işte” algısının çok ötesinde… 

GÜNLÜKLER NE ANLATIYOR? 
Kimi ‘Günlük’, kimi ‘Öneriler Defteri’ olarak kullanılıyor. Gezi Parkı’nda defter tutan başka gruplar, stantlar da var. Üzerinde ‘Taksim Komünü’ yazılı bir çadırın yanından geçerken üst üste konmuş kalınca bir defter hacmindeki kâğıtları görüyoruz. İnsanlar eylemin kendileri için ne anlama geldiğini yazıyorlar. Defter tutup tutmadıklarını sorduğumuzda, bunun iyi bir fikir olduğunu söyleyip o an defter tutmaya karar veren stantlar da oluyor. Önceki haftalarda yıkılan Emek Sineması için kurulan dayanışma platformu, Geoaktif Kültür Merkezi ve Gezi Parkı içinde kurulan kütüphane, defter tutan diğer stantlar. 
Gönüllü kütüphanecilerin kitapları ücretsiz dağıttığı ‘Gezi Açıkhava Kütüphanesi’nin günlüğünde Can Dündar, Behzat Uygur, Tolga Sağ, Mirgün Cabas gibi tanınmış isimlerin notları var. Geoaktif Kültür Merkezi’nin defterindeki “Gezi Parkı’nın ne olmasını istersiniz?” ve “Gelecekten beklentileriniz nedir?” sorularına 2 bini aşkın kişi yanıt vermiş ve duygularını yazmış. Tahmin etmek zor değil; kültür merkezinden Cihat Duman, büyük çoğunluğun park olarak kalması önerisi yaptığını söylüyor. Deftere yazılan ‘duyguların’ ise yakında kitap olarak yayımlanacağını söyleyelim. 

“TERAPİ GÖRMÜŞ GİBİ HUZURLUYUM”
Gezi Parkı defterlerine yansıyan görüşlerden ve duygulardan not ettiğimiz bazılarını burada aktaralım. 
l “Çapulcu kütüphaneciler! Nihayet kitabı sermayenin elinden kurtarıp özgürleştirdiniz. Her yer Taksim olsun, her yer kitaplık…” Can Dündar 
l “Tam yurtdışında bir hayat kurmak üzereyken bu kadar farklı parçadan bir bütün oluşturulduğunu da gördüm. Daha ne isteyeyim? Bana Türkiye’de yaşamayı tekrar düşündürdü.” Murat Bektaş 
l “15 yaşındayım ailem yollamadı yalvar yakar geldim. Bu ülke bizlere ve bizim gibi gençlere emanet. Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklarıyız.” Hande 
l “Nerede olursam olayım gök benimdir. Pencere, yer, aş, fikir, hava benimdir. Çok önemli değil, bazen gurbet dikenleri çıkıyor ama burada değil…” Yousef Soleimani (İranlı mülteci) 
l “Sonuçları ne olursa olsun bir tarih yazıyoruz ve bunun bir parçası olmak yüzümü güldürüyor.” Elif B. 
l “Önceden dengesi bozulmuş, karamsar ve ümitsizdim, terapi görmüş kadar huzurlu ve umutluyum.” Bir öğrenci 
l “Kendimi yalnız hissediyordum, şimdi bir direniş ordusunun askeriyim.”   Bir öğrenci 

 

 

Son dakika haberleri, son dakika haber, son dakika gelişmeleri
Son dakika haberleri
,
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), Suriye´nin Afrin ilçe merkezi ve beldele

TSK ve ÖSO Afrin dağlarında teröristleri avlamaya devam ediyor

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

Maaşlara 607 lira zam geliyor

Trabzon istedi Beşiktaş alıyor!

En Çok Okunanlar