• $7,8699
  • €9,3872
  • 457.968
  • 1342.49
21 Eylül 2014 Pazar 02:04 | Son Güncelleme:

Futbolu yerle bir ettiler yanlarına kâr kaldı

Futbolu yerle bir ettiler yanlarına kâr kaldı

Erman Toroğlu; hakemlik yaparken sahadaki cesur duruşuyla tanındı. Yorumculuğu-yazarlığı döneminde de cesur ifadeleriyle fark yarattı… Kelimeleri tartmaması, 'ucu kime dokunur' diye düşünmemesi ama bunları yaparken de samimi olması onu futbolun önde gelen isimleri arasına taşıdı… Pek çok taklidi çıktı ama hiçbiri bir Erman Toroğlu değil…

ÇİĞDEM IŞIK ÖZKAN
cigdemibjk@gmail.com

Futbolun bilirkişisi Erman Toroğlu ile çok sevdiği balıkçılar pazarındaki Merih Restaurant’ta buluşup henüz ilk haftalarını yaşayan yeni sezonu konuştuk. Yine topu hiç taca atmadı, sözünü kimseden esirgemedi. Röportajın son bölümündeyse yeşil sahalardan uzaklaşıp özel hayatındaki Erman Toroğlu’nu konuşmayı da ihmal etmedik…

- Şike sürecinden sonra futbolu gazı kaçmış gazoza benzetiyorum. Siz nasıl görüyorsunuz? Sizi halen eskisi gibi heyecanlandırıyor mu?
Ben bir yana futbol, artık seyircisini bile eskisi gibi heyecanlandırmıyor. Bunda şike sürecinin yanı sıra futbolda yaşanan şiddetin etkisi çok fazla. Bakın son 15 yıla, futbolda bu şiddeti yaratan isimlerin kimler olduğu çok belli. Bazı yöneticiler, bazı futbolcular. İsimler hiç değişmiyor. Bunlara ceza uygulanmıyor. Futbolu yerle bir ettiler. Futbolda yaşanan en büyük şiddet, o meşhur maçta, 12 kameranın kablosunun kesilmesiydi. Bundan büyük şiddet olur mu? Ama yapanın yanına kâr kaldı. Bakın; 'yapanların yanına kâr kaldı' demiyorum, 'yapanın yanına kâr kaldı' diyorum! 

- Bu sezona 'Seba Ligi' denmesi, sizceortamı yumuşatır mı, şiddetin azalmasına katkısı olur mu?
Maalesef olmaz. Sadece Seba’nın adına yazık olur. Çünkü yine o bazı futbolcu ve o bazı yöneticiler, bildiklerini yapacaklar. Zaten lig başlamadan, Süper Kupa maçı sonrası da yaşamadık mı bunları? Süleyman Seba yaşasaydı, bu lige isminin verilmesini asla istemezdi. 

- Ligi konuşmaya Beşiktaş ile başlayalım. Beşiktaş geçen yıl olduğu gibi bu yıl da ilk maçlarda erken form tutmanın birkaç maçlık rüzgârını mı yaşadı? Yoksa ‘hayır, bu Beşiktaş ligi sonuna kadar götürür’ mü diyorsunuz?
Henüz böyle bir yargıya varmak için erken. Beşiktaş’ın sorunu kadro derinliği olmaması… Beşiktaş’ta sağbek yok, sol ayaklı oyuncu İsmail Köybaşı sağbekte oynuyor. İyi de İsmail Köybaşı bir Di Maria değil ki! Çocuğa yazık oluyor. Böyle bir kadro kuracaksın, sağbek almayacaksın. Demek ki; 'Ahmet Bulut’un listesinde sağbek yok' diyorlar. Neden bazı takımlar hep aynı menajerlerin eline mahkûm oluyorlar? Bu menajerlik şirketlerinin kâğıt üzerindeki sahipleri kimler? Bunların teknik direktörlerle yakınlıkları veya akrabalık ilişkileri var mı? Bu ilişkiler Milli Takıma kadar uzanıyor mu? Araştırılsın.

İKİ BÜYÜK FUTBOLCU VAR

- "Prandelli’yi 8 hafta değil, 88 hafta bekleyin Galatasaray’da değişen bir şey olmaz" dediniz. Sizce Galatasaray'ın sorunun kaynağı nedir?
Türkiye’ye son 10 yılda gelen iki büyük futbolcu var. Biri Alex, diğeri Sneijder… Sneijder gibi bir yıldız alıyorsan takıma, takımı ona göre kuracaksın. Onu inkâr etmeye kalkarsan bütün takımı bozarsın, akort bozulur. Orkestrada bu işi keman yapar. Hani bir şarkı vardı ya; kemanımla sana bir ses verebilseydim eğer… İşte öyle… Takımların performanslarını görmek istiyorsan yönetimlere bakacaksın. Yönetim başarılıysa takım da başarılıdır. Ünal Aysal, Fatih Terim’i gönderebilirdi ama bu işi yanlış zamanda, Terim’in güçlü olduğu zamanda yaptı. Anladığım kadarıyla şimdi Ünal Aysal’ın da ipi çekildi… 

- Fenerbahçe’de de işler pek iyi gitmiyor. Düzelir mi, şans tanıyor musunuz?
Ersun Yanal’ın teknik adamlığını tartışmam. Özellikle iyi antrenman yaptıran bir teknik direktördür. Sezon başında hem antrenman hem prim sistemini belirler, duvara asar. Bu sezona gelince; Fenerbahçe’nin hazır bir takımı var. Teknik direktörün kim olduğu çok fark etmez. Çünkü Fenerbahçe’de Aziz Yıldırım’dan habersiz ne antrenman yapılır ne antrenman iptal edilir ne de seyahate gidilir.

- Trabzonspor bu yıl iyi transferler yaptı. Nasıl değerlendiriyorsunuz?
Trabzonspor iyi takım kurdu. Teknik direktörleri de Trabzonspor’un yapısına uygun. Ama bazı takımların. Trabzonspor ve Galatasaray da buna dahil Federasyon ile iyi ilişkilerde bulunması gerekiyor. 

- 4 büyüklerin teknik direktörlerinden hangileri bu sezonu tamamlayabilir, hangileri seneye de takımlarının başında olur?
Şampiyon olan kalır deriz ama bizim ülkede takımı şampiyon yapan teknik direktörleri de gönderiyorlar. Bir takım şampiyon olamayınca yönetimler tarafından teknik direktör suçlanırdı. O kolay olandı. Artık takımı şampiyon yapan 
teknik direktörler de kovuluyor. Kovmak için getiriyorlar, başarı için değil.

- Lig yeni başladı. Umarız tüm takımlar toparlanır diyelim. Sizin favoriniz kim? Kim şampiyon olur?
Bu konuda bir yorumda bulunmak için henüz çok erken. 

TERİM, MALZEMENİN NE OLDUĞUNU BİLEREK GELDİ

- Bana en zor, Fatih Terim’in işi gibi geliyor. Takımların performansları o kadar düşük ki Fatih Terim başarıya koşacak bir Milli Takımı nasıl yapsın? Önce malzeme lazım değil mi?
Başarılı olmaya mecbur. Yağmurun, çamurun, rüzgârın arkasına sığınmayacak.

- Sizin çok iyi yemek yaptığınızı biliyorum. Domates, biber, soğan yoksa sadece hamsiyle lezzetli bir buğulama yapabilir misiniz?
Fatih Terim malzemenin ne olduğunu bilerek geldi. Ona göre maddi imkân sağlandı. Başarılı olacak.

- Sadece yerli hocaların aldığı paranın konuşulması da adaletsizlik değil mi?  Hiddink de çuvalla para alıp yılda 2-3 kere Türkiye’ye gelerek Milli Takımı yönetiyordu. Kimse onun aldığı parayı eleştirmiyordu.
Hiddink’i de eleştiriyordum. Milli Takım teknik direktörüne yüklü para verir ancak hedefe ulaştırsın. Nedir hedef? Avrupa Kupası, Dünya Kupası finallerine katılmak. O zaman verdiğim parayı helal ederim. Bunu Milli Takım hocası için konuşurum çünkü hepimizin vergisi, emeği var. Kulüp, teknik direktörüne ne kadar para verirse versin, ilgilenmem.

- Biraz da sizi konuşalım. Erman Toroğlu bir marka mıdır?
Bunu benim söylemem yanlış olur. Okuyanların yorumuna bırakalım...

SAÇMA SAPAN ŞEYLER YEMEM

- Yeşil sahalardan biraz uzaklaşalım. Saat, kolye, yüzük takıntınız var. Dekorasyona bayılıyorsunuz. Yemek yapmayı çok seviyorsunuz. Erman Toroğlu futbol dışında nasıl vakit geçirir, nelerden hoşlanır?
Gezmeyi çok severim. Bavullarım seyahat gününe göre hazırdır. 2 günlük bavul, 5 günlük bavul… Çok kıyafet götürmeyi de sevmem. Gördüğüm yerler arasında Kenya çok güzeldi. Biz kamp çadırlarında uyurken, etrafta kaplanlar geziyordu.

- 65 yaşında olduğunuzu öğrenince çok şaşırdım. Hiç göstermiyorsunuz. Bakım yapar mısınız? Ne yer, ne içersiniz?
66… Hayatta krem falan sürmem. Saçma sapan şeyler yemem. Yazın yazlıkları, kışın kışlıkları yerim. Besleme şeyler asla yemem. Besleme tavuk ağzıma koymam. Köy tavuğu bulursam bayılırım. Şimdi nar çıktı, tatlısını çok severim. Çok faydalı bir besin. Gelirken balık pazarında baktım bir yerde 3 lira, bir yerde 5 lira…

- Alış veriş yaparken 3’e 5’e bakar mısınız?
Bakarım tabii. Kazıklanmayı hiç sevmem.

- Tutumlusunuz demek ki…
Ayağını yorganına göre uzatacaksın. Her şeyin sonu var.

- 66 yılı dolu dolu yaşamış, yaptığı her işte başarılı olmuş bir adam olarak; hayata yönelik ne söylemek istersiniz? İhtiyacı olana rehberlik edecek bir kapanış mesajı bekliyorum sizden.  
Sigara, uyuşturucu ve kumardan uzak duranın 15-20 yıl ömrü uzar. Bir de bir işi yaparken ondan keyif almak lazım. Siz işinizden keyif alırsanız, herkes keyif alır.

<p>İzmir'in Seferihisar ilçesinde 30 Ekim'de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremin ardından evle

İzmir depreminin yaraları sarılıyor: Depremzedeler konteyner kentte yeni yaşamlarına başladı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Boş kalan kampüsün yeni misafiri tilki böyle görüntülendi

Edirne'de uygulanan koronavirüs önlemi Türkiye'de bir ilk oldu