• $7,4294
  • €8,982
  • 412.302
  • 1471.39
27 Temmuz 2014 Pazar 02:02 | Son Güncelleme:

Celladın zor bilmecesi Filistin

Celladın zor bilmecesi Filistin

İsrail’in 1947 yılından bu yana uyguladığı işgalci politika nedeniyle bir avuç toprağa hapsettiği Filistinlilere karşı başlattığı son saldırı bölgeyi kan gölüne çevirirken vicdanları da kanatmaya devam ediyor.

ARZU AKYOL;
arzu.akyol@aksam.com.tr

Özellikle çocukların katledilmesi büyük tepki topluyor. Türkiye’de yaşayan Filistinli gazeteci Taha Ouda, “Biz de çocukluğumuzu yaşayamadık ama şimdi durum çok daha kötü. İsrail halkından nefret etmiyoruz. Tek istediğimiz topraklarımızı işgal etmekten ve çocuklarımızı öldürmekten vazgeçmeleri” diyor. 

İsrail ve Filistin arasında yıllardır süregelen orantısız savaş Ataol Behramoğlu’nun dörtlüğünü hatırlatıyor bana. Cellat uyandı yatağında bir gece / “Tanrım” dedi  “Bu ne zor bilmece / Öldükçe çoğalıyor adamlar/ “Ben tükenmekteyim öldürdükçe...”. Mazlumların celladı olanların yüzyıllardır sorup cevap bulamadıkları bu kadim bilmeceyi İsrail devleti de kendisine mutlaka sormalı. 17 gün önce artık ‘sayısını unuttuğumuz’ kere başlattığı orantısız saldırı sonucu 805 Filistinli hayatını kaybetti. Havadan ve karadan süren İsrail saldırılarında siviller ve çocuklar katledildi, Birleşmiş Milletler’e (BM) ait sığınak olarak kullanılan bir okul ve hastane de hedef alındı. 33 İsrail askeri de öldü. Bu katliam 17 gündür tüm dünyanın gözü önünde devam ediyor. Ama tıpkı bilmecedeki gibi, dünyanın en ileri teknolojisine sahip İsrail ordusuna ve Batı’nın, hatta Arap dünyasının suskunluklarıyla verdikleri desteğe rağmen Filistin halkı direniyor. Umuduyla, inancıyla çoğalıyor adeta. Türkiye’de yaşayan Filistinli gazeteci Taha Ouda Gazze’de geçen çocukluğunu anlatırken ve bugün Filistin-İsrail arasında olup bitenleri değerlendirirken bir kez daha anlıyoruz bunu. Aradan geçen 42 yıl acıyı da çoğaltmış, inancı ve umudu da…

ÇOCUKLUĞUMUZU YAŞAYAMADIK

Taha Ouda Associated Press Türkiye Ortadoğu temsilcisi olarak çalışıyor. Gazze’de doğmuş ve 17 yaşına kadar orada yaşamış.  Çocukluğu İsrail duvarına çarpan Filistinlilerden yalnızca biri. “1972 yılında Gazze’de 9 erkek 2 kız 11 çocuklu büyük bir ailenin ferdi olarak dünyaya geldim. Ailedeki bütün kardeşler okuduk. Doktor olan da var mühendis olan da. Babam emekli polisti, annem ev hanımı… Liseyi Gazze’de bitirdim. 1989 yılında üniversite okumak için Türkiye’ye geldim. Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünde okudum ama meslek olarak gazeteciliği seçtim. 1999 yılından bu yana 15 yıldır Associated Press Türkiye Ortadoğu temsilcisi olarak çalışıyorum. Türkiye’de evlendim ve 10 yaşında bir kızım, 8 yaşında bir oğlum var. İstanbul’da doğdular ve büyüdüler, çocukluklarını yaşıyorlar. Biz yaşamadık. Her şeyden mahrum büyüdük Filistin’de. Ne gezdik, ne dolaştık, ne oyun oynadık. Mesela bir çocuk top oynamak ister değil mi? Bir uçak her an vurabilir seni. Daha küçük bir çocukken her an öldürülebileceğin psikolojisiyle tanışıyorsun. Belli bir saatten sonra sokağa çıkmazsın. 14-18 yaş, en tehlikeli yaşlar onlar için. Çok korkuyorlar bu yaş grubundan. Suçun olmasa bile eğer bu yaşlar arasındaysan 6 ay sorgusuz sualsiz hapiste kalabilirsin. Gazze’de işgal vardı, savaş vardı hep. Benim çocukluğumda da böyleydi hâlâ böyle. Hatta şimdi daha beter…” Böyle bir durumu bizzat yaşamış Taha Ouda. Akşam 20.00’de bakkala gittiği için gözaltına alınmış. “Lise öğrencisiydim. Saat 20.00’de sokağa çıkma yasağı başlardı. Saatleri karıştırdım ve karşı mahalledeki bakkaldan bir şey almak için evden çıktım. Kimlik yoksa teröristsin. Kimliğimi evde unuttuğumu öğrenince ailemin bile haberi olmadan 2 gün tuttular beni. Abim Filistin’de önemli bir doktor. Araştırmış, bulmuş. “Kardeşim bir şey yapmadı” dedi ve ondan sonra bıraktılar. Benim büyüğüm de 4 yıl hapis yattı. Annem çok üzüntü yaşadı.”

İSRAİLLİLERDEN NEFRET ETMİYORUZ

Yaşanan bütün vahşete rağmen Filistin halkının İsrail halkından ya da Yahudilerden nefret etmediğinin altının çiziyor Taha Ouda. “Türkiye’de ya da dünyanın herhangi bir yerinde oturan bir Yahudi’yle benim hiçbir sorunum yok. Benim sorunum benim ülkemi, evimi işgal edenlerle. Siz evinizde otururken ben gelsem ve sizi evinizden zorla çıkarsam kin duymaz mısınız? Bugün Filistin’de 5-6 yaşında çocuklar İsrail’den nefret ediyor. Niye? Çünkü babasını, annesini, abisini kaybetti. Bunlar unutulması güç travmalar.” Taha Ouda İsrail-Filistin çatışması çözülmeden Ortadoğu’da barış ve istikrar olmayacağını söylüyor. “Filistin halkının tek istediği dünyadaki diğer halklar gibi normal bir hayat yaşamak. Mesela çocuklar savaş nedeniyle evlerinden bile çıkamıyor. Toprak bizim toprağımız ama onlar bizi toprağımızda yaşamaktan mahrum etmek istiyorlar. Biz İsrailliler’den bir şey istemiyoruz. Toprağımızı işgal etmekten ve çocuklarımızı öldürmekten vazgeçsinler.”
İsrail’in Hamas ve El Fetih arasındaki çelişkiden çıkar elde etmeye çalıştığını da söyleyen  Ouda, “İsrail Hamas’ı bitirmek istiyordu ama yapamadı. Şimdi de istediği Hamas ile El Fetih birbirine girsin, onlar da bunu istediği gibi kullansın. Hamas ile El Fetih’in birleşmesinin kendi sonları olacağını düşünüyorlar. Son olayları da Hamas başlatmadı. Kaçırılan 3 İsrailli için ‘Biz yapmadık’ diye açıklama yaptılar. Belki de kendileri kaçırdı. 800 Filistinliyi gözünü kırpmadan öldüren İsrail bunu da yapabilir. Amacı Hamas’ı bitirmek ve El Fetih’in adamlarını Gazze’ye götürmek. Sadece İsrail değil, Türkiye ve Katar hariç Arap ülkeleri ve Batı da bunu istiyor. O yüzden de yaptıkları karşısında suskunlar. Çünkü El Fetih ‘Kudüs’süz bir çözüme razı. Ama Hamas daha doğrusu Filistin halkı için ‘Kudüs’süz bir çözüm olmaz. Biz inanıyoruz ki sonunda zafer Filistinlilerin olacak. Kuran’da da yazıyor bu. Bu arada Türkiye’ye teşekkür etmek istiyorum. Hem hükümet olarak hem halk olarak Filistin halkıyla dayanışma içindeler. Bir tek Türkiye 3 günlük yas ilan etti. Bu büyük bir jest.” 

BAYRAM COŞKUSU YERİNE ÖLÜM KORKUSU…

Yarın başlayacak Ramazan Bayramı’nı ve Filistinli çocukların bayram coşkusu yerine ölüm korkusu yaşadıklarını hatırlatıyor Taha Ouda. “Benim çocukluğumdaki bayramlar bile bugünkünden iyiydi. O zaman da savaş vardı ama bu kadar kanlı değildi. En azından akraba ziyaretleri yapılabilirdi. Şimdi bu bile yok. Aileler evlerinden çıkamıyor. Çocuklar bayram coşkusunu yaşamaktan bile mahrum bırakılıyor.”

SANKİ SİNEK ÖLÜYOR

Taha Ouda’nın bütün ailesi hâlâ Gazze’de yaşıyor ve çok endişeli. “Ailem 4 katlı bir binada yaşıyor. Bina vurulursa bütün ailemi kaybederim. Başka ailelerin başına geldi bu. Bir füze attılar ve aynı binada yaşayan bir aileyi yok ettiler. Korku içindeler. Onlar için çok endişeleniyorum.  Ölümü bekliyorlar resmen.” Yaşananlara rağmen sanıldığının aksine Filistin halkının moralinin çok yüksek olduğunu söylüyor. Şaşırıyoruz… “Ben de 3 sene evvel gittiğimde buna biraz şaşırmıştım açıkçası. Düşünsenize orada insanlar evlerinden çıkamıyorlar ama umutları, haklılıkları, inançları onlara güç veriyor. ‘Zafer sonunda bizim olacak’ diyorlar.  Ben de buna inanıyorum. Batılı ülkelerden özellikle de Amerika’dan hiçbir şey beklemiyoruz. Zaten bütün bela onlardan geliyor. Biliyoruz ki her zaman İsrail’i destekliyorlar. En azından gölge etmesinler. 2 haftadır devam ediyor savaş ama kimse ağzını açmıyor. Sadece Türkiye’den ses çıkıyor. Sanki sinek ölüyor Filistin’de.

<p>İletişim Başkanlığı'nın düzenlediği 'Nakkaş Osman Surname-i Hümayun Dijital Minyatür Sergisi' ilg

Osmanlı'nın Başnakkaşı Nakkaş Osman ve minyatür sanatı

Avni Yıldırım ve Saul Alvarez müsabaka öncesi tartıldı

Konya'da mısır hasadının yapıldığı tarlada 40 metre derinliğinde obruk oluştu!

Kızılcahamam-Çerkeş Tüneli açıldı! Seyahat süresinin 15 dakikadan 3 dakikaya inecek