• $28,9673
  • €31,5181
  • 1939.68
  • 8026.27
22 Eylül 2012 Cumartesi 09:33 | Son Güncelleme:

1960'ların ruhunu çağırın

1960'ların ruhunu çağırın

1960'ların karakterini anlatabilecek en iyi kavram ne olabilir? O dönemin dönüm noktaları neydi? Hangi müzisyenler en iyi simgelerdi? 'Uzayda Bir Elektrik Hasıl Oldu: 1960'larda Müzikli Türkiye' sergisinin küratörü Derya Bengi'yle o yılları konuştuk.

 EYÜP TATLIPINAR
 eyup.tatlipinar@aksam.com.tr

1960'lı yıllar, günümüzde daha sık biçimde moda olan 'retro'nun, nostaljinin içinde özel bir yere sahip. Tüm dünyada büyük değişimlere ve dönüşümlere sahne olan bu 10 yıllık dönemde esen özgürlük rüzgarlarını bugün hala hissedebiliyoruz. Siyasetteki, toplumdaki, sanattaki, insanların dünyaya bakışındaki 'açılımın' kendini en fazla gösterdiği alanlardan biri müzikti o yıllarda.

Bu tabii ki Türkiye için de böyle... Fakat işin Türkiye'ye özgü bir kısmı da var; söz konusu dönemin iki darbe arasına gelmesi, 27 Mayıs 1960 darbesiyle açılıp, 12 Mart 1971 muhtırasıyla kapanması. Arada pek çok ilk cereyan ediyor; ilk İngilizce besteler, ilk popüler Alevi ozan ezgileri, ilk türkü düzenlemeleri, ilk toplumsal içerikli şarkı, ilk twist, ilk aranjman, Türk sanat müziğinde yenilikler, Anadolu pop ve arabeskin ortaya çıkışı...

Bugünlerde açılan güzel bir sergiyi haber vermek istiyoruz; 'Uzayda bir elektrik hasıl oldu: 1960'larda müzikli Türkiye' başlıklı sergi, zengin malzemesiyle bu dönemi ele alıyor. İstanbul'da, Beyoğlu Tophane'deki Tütün Deposu'nun iki katına yayılan, 24 Ekim'e kadar gezilebilecek serginin küratörü; 'Roll', 'Ekspress' ve 'Bir + Bir' dergilerinin yayın ekibinden Derya Bengi.
Sergiyi gezerken Bengi'yle kısaca konuşma fırsatı bulduk. Kendisinin 1960'larını dinlerken bazı sorular sorduk; O dönemin dönüm noktaları neydi? 1960'ların ruhunu anlatabilecek en iyi kavram ne olabilir? Hangi müzisyenler bu dönem için iyi bir simgedir? Bundan sonra okuyacaklarınız Bengi'nin sözleridir.

1960'ların üç simge müzisyeni
Ajda Pekkan
Kılığı, kıyafetiyle, sarışınlığıyla, hatta son derece Avrupai tınlayan ismiyle Ajda Pekkan, Batılılaşma hamlesinin angaje yüzü oldu. Dönemin trendlerine uygun davranmadı, yani hiç Anadolu ezgisi söylemedi, sanki bir militan gibi Batı müziğini savunarak Türkçe sözleri beceriksizce bu müziğin hücrelerine işledi. Yola çıkarken yalnızdı, tek tabancaydı, tam bir yabancıydı ama orta sınıfın, apartman çocuklarının kahramanı, Türkiye'ye özgü kapitalizmin, o günlerde kullanılan tabirle montaj sanayinin sembolü oldu.
Aşık İhsani
Barış Manço'dan yıllar önce uzun saçları, uzun bıyığı ve sakallarıyla gerçek bir Anadolu rüzgarı estirdi. Dünyanın dört bir yanından beatnik ve hippiler Sultanahmet Meydanı'na doluştuğunda, o birkaç yüz metre ötede, Sultanahmet Cezaevi'nde, Komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle çile dolduruyordu. 12 Mart darbesinin budadığı 1961 Anayasası'nın sesiydi: 'Halkım uyanmasın diye / Gerçekler gizlenir niye / Anayasa raftan köye / Girene dek yazacağım'.
Cem Karaca
Bir yandan 'Resimdeki Gözyaşları' gibi pop hitler yarattı, diğer yandan Emrah'a, åşık Mahzuni'ye yaslanarak Alevi aşık geleneğinin isyanını haykırdı. Ailesinden gelen tiyatroculuk görgüsüyle halkın her kesimini can evinden vurmasını bildi. 70'li yıllarda, rock şarkılarıyla hikaye anlatma alanında dünya çapında örnekleri bir bir sıraladı. 'Tamirci Çırağı' şarkısında Orhan Gencebay'dan etkilendiğini söylüyordu. Arabesk şarkılarındaki gariban tiplemesi, Karaca'nın dilinde, artık ait olduğu sınıfın bir ferdi olarak sesleniyordu topluma.

DÖNEMİN KAVRAMI; KÜLTÜREL KAYNAŞMA
1960'lar kültürel kaynaşma yıllarıydı. Buna verilebilecek en güzel örneklerden biri Osman F. Seden'in 'Düğün Gecesi' filminde karşımıza çıkıyor: Filmde, Zeki Müren bir gazinoda sahneye davet ediliyor ve masada oturan Türkan Şoray'ın gözlerinin içine baka baka bir şarkı icra ediyor: 'Mühür gözlüm seni elden / Sakınırım kıskanırım / Uçan kuştan esen yelden / Sakınırım kıskanırım / Beşikte yatan kuzundan / Hem oğlundan hem kızından / Ben seni senin gözünden / Sakınırım kıskanırım.'
Bu sahnede, o güne kadar ayrı ayrı yollarda yürüyen, asla bir araya gelmez sanılan üç müzikal tarz aynı kapta eriyor ve bambaşka bir bütün doğuyor. 'Mühür Gözlüm', 60'lardaki kültürel kaynaşmanın tipik bir sembolü: Sahnede çalanlar gitarı, kontrbası, davulu, trompetiyle bir Batı müziği orkestrası, şarkıcı Türk sanat müziğinin zirvedeki genç sesi, şarkı ise Sivaslı Alevi ozan Ali İzzet Özkan'ın bir eseri. 
60'ları temsil eden bir diğer önemli fotoğraf ise, Fikret Kızılok'un kalkıp Sivas'ın Sivrialan köyüne giderek åşık Veysel'i ziyaret etmesi. Bu güzel fotoğraf, şehirden köye doğru manevi göçün silinmez belgesi. Tülay German'ın Ruhi Su'yu davet etmesi de aynı derecede önemliydi, ama neticede farklı kökenlerden gelseler de, iki aydının ittifakıydı. Fikret Kızılok'un åşık Veysel'e gitmesi, hatta Veysel'in ellerine gitarını tutuşturması ise köy ve kent arasındaki çelişkiyi bir anda sildi, attı.

Dönüm noktaları
× 27 Mayıs 1960 askeri darbesi ve Osman Paşa Marşı

Darbe, bir marş eşliğinde, göstere göstere geldi. Bir ay öncesinde, üniversite gençliği, çok eskilerden kalma Osman Paşa Marşı'nın sözlerini değiştirerek meydanlarda hep bir ağızdan söylemeye başladı: 'Olur mu böyle olur mu / Kardeş kardeşi vurur mu / Kahrolası diktatörler / Bu vatan size kalır mı?'    Bu marş yeni rejimin (o zamanki adıyla İkinci Cumhuriyet'in) resmi hit şarkısı oldu. Daha yumuşatılmış sözlerle Behiye Aksoy tarafından plağa okundu. Zeki Müren bu marşı gazino sahnesine taşıdı. Anadolu'nun bazı yörelerinde bu marş yüzünden Demokrat Partililerle Cumhuriyet Halk Partililer arasında kavgalar çıktı. Yıllar sonra Cem Karaca aynı ezgiyi 'Parka' şarkısında kullandı.
× Planlı kalkınma dönemi ve Anadolu pop
60'ların sanayileşme modeli, beş yıllık planlarla ilerleyen, ithal ikameci bir modeldi. İthalata gümrük duvarları örüldü, bütün ürünler devletten himaye gören yerli sanayiciler tarafından iç pazara yönelik olarak üretildi. Müzik de bu modelden payına düşeni aldı. Gece kulüplerinde istihdam edilen yabancı orkestraların çalışma izinleri, 'döviz kaybı' gerekçesiyle iptal edildi.  Batı müziği bundan böyle yerli orkestralara emanetti.
1965-1969 arasında her yıl Hürriyet gazetesince düzenlenen Altın Mikrofon yarışması da mükemmel bir planlı dönem ürünüydü. Yarışmanın bir tezi, bir manifestosu vardı. Anadolu ezgilerinin Batı müziği kalıplarında yorumlanması isteniyordu. Bütün orkestralar türkülerin başına adeta üşüştü. Bu yarışma Türkiye'ye özgü bir rock müziğinin, Anadolu popun önünü açtı.
× 1965 seçimleri ve Alevi ozanlar
60'ların ilk yarısına İnönü'nün başbakanlığında CHP-AP koalisyonları damga vurdu. 1965 seçimlerini ise genç lider Süleyman Demirel'in AP'si kazandı. Ama daha önemlisi, Meclis'te ilk kez sosyalist fikirler söz hakkı kazandı. Türkiye İşçi Partisi'nin 15 milletvekilinin yenilikçi söylemleri, CHP'yi de ortanın solu çizgisine kaymaya teşvik etti. Bu dönem Türkiye müziği Alevi aşıklara kucak açtı. Sazlarında protesto türküleri vardı ve sol hareketlere kolayca eklemlenen, hatta bu hareketi besleyen bir başkaldırı geleneğini sırtlarında taşıyorlardı. Şehirli genç müzisyenlerin bu Anadolulu ozanlarla bir araya gelmesiyle birlikte Anadolu pop en yaratıcı burcuna girdi.  
× GÖÇ VE ARABESK
Köyden kente göç 60'lar boyunca devam etti, öyle ki artık İstanbul ve Ankara nüfusunun yarıya yakını gecekondularda yaşıyordu. 1965'te çıkan kat mülkiyeti kanunu, apartman inşaatlarının sayısını jet hızıyla arttırdı. En alt kattaki kapıcı dairesinde başka müzikler çalınıyordu, üst katlarda başka müzik... Ahmet Sezgin, Nuri Sesigüzel, Muzaffer Akgün gibi halk müziği yıldızları köyler kadar  kentlerde de tutunuyordu. Göçmen nüfus esas aradığını 1960'ların sonunda ortaya çıkan arabeskte buldu. Gecekondulular şehirle bağını bu müzik üzerinden kurdu. Orhan Gencebay'ın plakları, elitlerin dilinde 'şoför plağı' denilerek hor görülüyordu.
"1960.jpg"

Gümrük Birliği'ne dikkat çekti: Kabul edilirse, daha olumlu günleri göreceğiz
Gümrük Birliği'ne dikkat çekti: Kabul edilirse, daha olumlu günleri göreceğiz

Gümrük Birliği'ne dikkat çekti: Kabul edilirse, daha olumlu günleri göreceğiz

Netanyahu hükümetinde kriz... Savunma Bakanı ortak basın toplantısına çıkmadı
Netanyahu hükümetinde kriz... Savunma Bakanı ortak basın toplantısına çıkmadı

Netanyahu hükümetinde kriz... Savunma Bakanı ortak basın toplantısına çıkmadı

İşgalci İsrail ordusundan flaş 7 Ekim açıklaması... Hamas, Gazze Tümeni Komutanı'nı öldürdü
İşgalci İsrail ordusundan flaş 7 Ekim açıklaması...  Hamas, Gazze Tümeni Komutanı'nı öldürdü

İşgalci İsrail ordusundan flaş 7 Ekim açıklaması... Hamas, Gazze Tümeni Komutanı'nı öldürdü