• $8,6592
  • €10,1415
  • 492.019
  • 1407.46
17 Mayıs 2015 Pazar 02:00 | Son Güncelleme:

Bu saatten sonra karbüratörlü otomobil yaparsak yazık olur

Bu saatten sonra karbüratörlü otomobil yaparsak yazık olur

Türkiye’nin İklim Başmüzakerecisi Birpınar, ülke olarak iklim değişikliğine ‘öcü’ diye bakmak yerine, bunu fırsata çevirmemiz gerektiğini düşünüyor.

Şenay Köşdere - senay.kosdere@aksam.com.tr

Birpınar, “Bu saatten sonra uçak, tank, otomobil ne yapacaksak elektrikli olmalı. Burada bomboş bir pazar var” diyor.

Küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle mücadelede dünyanın yol haritasını oluşturan Kyoto Protokolü, 2020 yılında ömrünü tamamlayacak. Yeni yol haritası için ise uluslararası çapta görüşmeler uzun süredir devam ediyor, toplantılar yapılıyor. Yeni protokolün de bu yıl sonunda Paris’te imzalanması bekleniyor. Paris öncesi görüşmeler sürerken, 30’a yakın gelişmiş ülke bu toplantıları ‘iklim değişikliği başmüzakerecileri’ seviyesinde takip ediyordu. Bizim ise ülke olarak bu yıla kadar bir başmüzakerecimiz yoktu. Nisan ayında yapılan görevlendirmeyle Türkiye’nin de artık bir iklim değişikliği başmüzakerecisi oldu. Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar başmüzakereci olarak atandı. Birpınar, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi uyarınca gerçekleştirilen uluslararası iklim değişikliği müzakerelerinde Türkiye’yi temsil edecek. Birpınar’la birlikte Türkiye artık 'masada ben de varım, taleplerim, şartlarım var’ diyecek…

DAHA AKTİF ROL OYNAYACAĞIZ 

İklim Değişikliği Başmüzakereci ne iş yapar?

Yaklaşık 30 tane gelişmiş ülkenin iklim değişikliği başmüzakerecisi var. Ve konuyla ilgili gelişmeleri, toplantıları bu seviyede takip ediyorlar. Türkiye’de süreç bugüne kadar dışişleri bakanlığımız tarafından yönetildi ama ülke olarak görüşmelerde daha aktif rol oynamak için bir başmüzakereci olması kararlaştırıldı. Ben dünyada iklimle ilgili gelişmeleri takip ederek, ülkemizin menfaatlerini korumak üzere bu görevde olacağım. Aslında hükümetimiz bu adımla sürdürülebilir kalkınma yolunda kararlı olduğunu dünyaya deklare etmiş oldu. 

Ülke menfaatlerini korumak derken neyi kastediyorsunuz?

Bugün iklim değişikliğini konuşuyorsak, bu gelişmiş ülkelerin geçmişte yaptığı hatalar yüzündendir.  Batılıların tarihi sorumluluğu var bu konuda. Gelişmiş ülkeler sanayi devriminden sonra havayı ve doğayı kirleterek bulundukları konuma geldiler. Şimdi ‘bu hatadan nasıl geri döneriz, insanlığın geleceğini nasıl kurtarırız’ diye düşünüyorlar. Biz de onlara diyoruz ki “Evet siz bu hataları yaptınız, bizim yapmamamız için sizin desteğinize ihtiyacımız var.”   

NE TÜR YARDIMLAR YAPILABİLİR?

Göreve gelmenizin hemen ardından Amerika’ya gittiniz. Bu toplantıların içeriği neydi?  

Amerika’da MEF (Marin Economic Forum) toplantısına katıldık. Bu, Amerikan Dışişleri Bakanı John Kerry, Obama’nın hem ekonomiden ve iklimden sorumlu başdanışmanları, Fransa Dışişleri Bakanı ve Çin’in Devlet Başkan Yardımcısı’nın da olduğu 30 kişilik bir toplantıydı. Burada karbon emisyonlarının azatlımı ve iklim değişikliğinden etkilenecek ülkelere ne tür yardımlar yapılabileceği üzerine konuşuldu. Tabii bunlar aslında Paris için yapılan hazırlık çalışmaları.

PARİS PROTOKOLÜ SIRADA

Ne olacak Paris’te?

2015 Aralık ayında Fransa’da iklimle ilgili 21. taraflar toplantısı yapılacak. Bu toplantıya dünya çok önem veriyor. Çünkü yeni bir anlaşma geliyor. Kyoto Protokolü 2020’ye kadar olan süreci kapsıyordu. Şimdi, 2020 sonrasındaki süreci kapsayacak çok önemli bir anlaşmanın hazırlık çalışmaları yapılıyor. Bu sene Paris bu başarıya imza atmak istiyor. Kyoto’dan sonra Paris Protokolü çıkarsa, şehir de bu protokolle anılacak.    

Bizim ülke olarak beklentimiz ne Paris toplantısından?

Biz bu çalışmanın şeffaf olmasını istiyoruz. Kapalı kapılar ardında bir şeylerin hazırlanıp, bizim önümüze konmasını istemiyoruz. Kapsayıcı, adil ve eşitlikçi olsun istiyoruz. Tarihi sorumluluğu olan, çevreyi kirleten gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkelere finansman sağlaması önem taşıyor. Biz bu anlaşmanın Paris’te çıkmasını çok istiyoruz ama şartlarımız var. Ve bu şartların dikkate alınmasını istiyoruz.

YARIŞIN İÇİNDE OLMALIYIZ

Türkiye kendi otomobilini, kendi uçağını üretirse bu araçlar elektrikli mi olmalı?

Önümüzdeki süreçte motorlu karbüratörü, egzozu olan araçların olmayacağını düşünüyorum. Eğer Türkiye kendi aracını yapacaksa, otomobil, uçak, tank yapacaksa, elektrikli yapmak zorundadır. Hem çevre açısından dünyaya faydası olsun, hem de bu araçları dünyaya satabilelim. Dünya buraya gidiyor. Bu noktada yarışın içinde olmazsak yine birilerinin mallarını almaya devam edeceğiz. Bu saatten sonra karbüratörlü, motorlu, araba yaparsak yazık olur.

HOLLANDA GİBİ ÜLKELERİN YOK OLMA RİSKİ VAR

Şu anda yaşadığımız mevsim normalleri dışındaki havalar, iklim değişikliğinin sonucu mu?

Nisan ortasında Konya-Antalya yolu kapanıyor. Balık göçlerinin dönemi değişiyor, çiçekler erken açıyor. Aslında iklim kafayı yiyor. Son çıkan bilimsel raporlara göre iklimi değiştiren en önemli etken insan. Yerkürenin üstünde dünyayı koruyan bir atmosfer tabakası var.  Bu tabaka olmasaydı, yerkürenin sıcaklığı 33 derece fazla olurdu. Onun için atmosfer aslında bizim için bir velinimet. Tedbir alınmazsa 2100’e kadar sıcaklık 4.1-4.8 derece artacak. Tedbir alınsa bu rakam 3.6 olacak. Hedef ise bunu 2 dereceye düşürmek. Ve sıcaklık 2 derece bile artsa karaların üzerindeki buz tabakaları eriyecek, deniz seviyesi yükselecek, küçük ada devletleri yok olacak. Hollanda gibi ülkelerin yok olma riski var. 

Bu devletlerin 50 yıla kadar yok olma riskinin olması dünya için büyük tehlike değil mi? 

Evet. Bu yüzden de küçük ada devletleri diyorlar ki ‘bizim bu iklim değişikliğine hiç katkımız yok ama en fazla etkilenen biziz. Bize yardım edin’. Büyük devletler de yardım etmek istiyor çünkü aksi takdirde kendi ülkelerine büyük bir göç dalgası başlayacak.

70 MİLYAR EORU YATIRIM GEREKİYOR

Peki biz ülke olarak çevre alanında ne durumdayız, ne kadar yatırım yapmalıyız?

Avrupa Birliği’nin gelişme raporlarında Türkiye’ye övgüler var. Ancak çevre alanında AB standartlarına ulaşabilmemiz için kişi başına 1000 euro yatırım yapılması lazım. Bu da 70 milyar euro demek. 2023’e kadar şu anda yüzde 10 seviyesinde olan yenilenebilir enerji kaynaklarımızı yüzde 30’a çıkarmak istiyoruz. Hatta yurtdışından finansman desteği alırsak yüzde 50’lere ulaşmak istiyoruz. Dolayısıyla güneş ve rüzgara çok daha fazla önem vermemiz gerek. 

'ÖCÜ' DEĞİL FIRSAT DİYE BAKMALIYIZ

70 milyar euro çok büyük bir rakam… Yetişebilecek miyiz Avrupa Birliği’ne?

Bizim artık iklim değişikliğine ‘öcü’ diye değil, fırsat olarak  bakmamız lazım. Artık elektrikle çalışan, suyu havayı kirletmeyen sistemlerin oluşması gerek. Bunlardan biri elektrikli otomobiller. Amerikalılar bu konuda çok iyi çalışıyorlar. Menzilleri 500 kilometreye kadar çıktı. Norveç’te şu anda bu arabalardan 50 bin tane var. Almanya’nın hedefi de 10 yıl içinde 1 milyon elektrikli aracın trafiğe çıkması. Belki zaman içinde uçaklar, gemiler de elektrikle yürüyecek. Ortada boş bir pazar var. Biz de ülke olarak sanayicimizle, üniversitelerimizle bu işin içinde olmalıyız.

ÇEVRE SEVDALISI ADAMA HAKSIZLIK YAPILDI

Son dönemde iktidarın ağaca yeşile duyarlı olmadığına dair bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Bu konuda yorumunuz nedir?

Bu algı Gezi Parkı ile başladı. Ben bir bilim adamı olarak Cumhurbaşkanımıza çok büyük haksızlık yapıldığını söylemek istiyorum. 1936 yılında Yahya Kemal Beyatlı’nın meclis notlarına baktığımızda İstanbul’daki 1 milyon nüfusun yaşadığı yerlerde yeşil alan miktarı yüzde 25.4. 1994 yılında Cumhurbaşkanımızın İstanbul’a Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu zaman yapılan araştırmada ise nüfusun 8 milyona çıktığı, 1936’da 1 milyon insanın yaşadığı yerdeki yeşil oranının ise yüzde 1.5’a düştüğü sonucu çıkmış. Ve bunun üzerine Tayyip Bey İstanbul’da ağaçlandırma faliyetlerine başladı. Bu rakam ancak yüzde 2.5’a çıkabildi çünkü ağaç dikecek yer kalmamış, her yer asfalt, kaldırım, bina olmuş. 2015’e kadar olan süreçte ise yeşil alan miktarı yüzde 3.2’ye çıkmış durumda. 

ÖPLÜK PATLADI 38 KİŞİ ÖLDÜ

Tayyip Bey İstanbul’a Büyükşehir Belediye Başkanı olmadan önce Hekimbaşı çöplüğü patladı, 38 kişi öldü. Sonra tüm bu sorunlar çözüldü. Çevreye sevdalı bir adama, çevreye kıymet vermeyen bir adam yaftası yapıştırdılar, bu beni çok üzdü.

2023 YILINA KADAR TRAKYA KADAR ALAN AĞAÇLANDIRILACAK

Paris’e hazırlık olarak neler yapacak taraf ülkeler?

Ülkeler ne yapacaklarını madde madde yazıp, sekreteryaya bildirecekler. Bazı ülkeler 'ben karbon emisyonlarımı düşüreceğim' diyor, bazıları ‘ben şu kadar orman yaratacağım’ diyor. Biz de TUBİTAK’la beraber, gizli bir şekilde ne katkı sağlayabiliriz diye çalışıyoruz. Ormanların artırılması konusunda ciddi katkı vermek istiyoruz. Türkiye’nin 2023 hedefleri arasında Trakya alanı kadar alanı ağaçlandırmak var.  

Karbon emisyonlarında dünyada durum ne, bizim katkımız ne kadar?

Amerika ile Çin dünya emisyonlarının yüzde 60’ını oluşturuyor. Avrupa’nın yüzde 10’luk payı var. Türkiye’nin katkısı ise son 10 yılda yüzde 1’e ulaştı.

<p>Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Ankara'da Fatma Hanım Kız Öğrenci Yurdu'nda Bak

'Data bilmeden istismar'

Bodrum'un suyunu karşılayan Mumcular Barajı yüzde 10'luk seviyenin altına düştü

İETT tarihinin aynı hatta çalışan ilk şoför çifti

Van Gölü'nde binlerce yıllık mikrobiyalitler görüntülendi