• $7,9775
  • €9,453
  • 486.422
  • 1190.63
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54
16 Ekim 2020 Cuma 09:50 | Son Güncelleme:

Koronavirüs kaygısı okul fobisine dönüşebilir

Koronavirüs kaygısı okul fobisine dönüşebilir
IHA

Çocuklarda koronavirüsle ilgili kaygının artmasıyla ruhsal hastalıkların ortaya çıkabileceğini belirten uzmanlar, okul fobisi konusunda aileleri uyararak, çocukların yanında dikkatli konuşulmasını tavsiye etti.

Koronavirüs salgın sürecinin psikolojik etkileri devam ediyor. Özellikle yüz yüze eğitime geçilmesinin ardından koronavirüs kaygısı hem ailelerde hem çocuklarda daha da arttı. Bu konuda ebeveynlere önemli sorumluluk düştüğünü belirten uzmanlar, anne-babaları okul fobisi konusunda uyararak önemli tavsiyeler verdi.

İHA'ya açıklamalarda bulunan Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Neslim Güvendeğer Doksat, yüz yüze eğitim ve çocuklarda oluşabilecek olumsuz düşünce ya da kaygılara karşı, ebeveynlere birtakım önerilerde bulundu. 

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yüz yüze eğitime geçilmesiyle birlikte, çocuklarda bazı kaygı ve olumsuz düşüncelerin gelişebildiğini belirten Doç. Dr. Doksat, her şeye rağmen koronavirüsle ilgili belirsizliğin devam etmesinin beraberinde kaygı ve olumsuz düşünceleri tetiklediğini söyledi.

KAYGI BOZUKLUĞU VE OKUL FOBİSİ

Doksat, çocukların da aile içi sohbetlerdeki bu döngünün en ortasında yer aldığının altını çizerek, şunları söyledi:

’’Dolayısıyla; çocuklar pandemiyle ilgili olarak kaygı ve olumsuz düşünce geliştirmeye aday kişilerdir. Kaygı düzeyinin artmasıyla birlikte çocukluk döneminde en sık ortaya çıkabilecek ruhsal hastalıklar; yaygın kaygı bozukluğu, ayrılma kaygısı bozukluğu ve okul fobisi olarak sınıflandırılabilir.’’ 

OKUL FOBİSİ NASIL ORTAYA ÇIKAR?

Doksat, olası kaygı bozuklukları ya da fobilere ilişkin önemli bilgiler aktardı:

’’Yaygın kaygı bozukluğu yaşayan bir çocuk, her an kötü bir haber alacağına veya her an kötü bir şey olacağına dair olumsuz bir beklenti içindedir. Ayrılma kaygısı bozukluğu yaşayan bir çocuk, bağlandığı ebeveyninden ayrı kaldığında ona ve/veya kendisine kötü bir şey olmasından endişe eder. Bu kaygı günler içinde ebeveynden ayrı kalmak hususunda belirgin bir kaçınma davranışı göstermeye dönüşebilir. Bu durumda, okul fobisi, yani okula gitmekten kaçınma davranışı ortaya çıkabilir.’’

KAYGIYI AZALTMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR?

Söz konusu risk karşısında ebeveynlere önemli görevler düştüğünün altını çizen Çocuk ve Ergen Psikiyatrı Doç. Dr. Neslim Güvendeğer, çocuklardaki kaygı ve olumsuz düşüncelerin gelişmesini azaltmak adına tavsiyelerini şu şekilde sıraladı:

Maske-mesafe ve hijyen konusunun önemini çocuklarına öğrettikten sonra (çocuklar bu gibi konuları erişkinlerden çok daha hızlı ve sağlam öğrenebilmektedir, çünkü kemikleşmiş alışkanlıkları henüz oturmamıştır), konuyla ilgili soğukkanlı davranmaları, yaşanabilecek olan olumsuz hayali senaryoları çocukların önünde dillendirmemeleri.

Yüz yüze eğitimin değerini ve önemini, çocuklarına olumlu ve motive bir şekilde anlatmaları ve buna uygun şekilde davranmaları.

Okumak konusunda genel olarak özendirici ve destekleyici geri bildirimlere ağırlık vermeleri.

Sanal ortamın yanı sıra; ek sosyalleşme olanaklarının, arkadaşlarını yüz yüze görme fırsatının avantajlarını anlatmaları.

Ebeveynlerin kendilerinde kaygı bozukluğu varsa ve özellikle pandemi sürecinde bu tablo daha arttıysa, mutlaka bu konuda bir psikiyatrdan profesyonel destek almaları.

Ebeveynlerin gereken tedbiri almayı öğrettikten sonra, kendi içlerindeki kaygı ve olumsuz düşünceleri çocuklarına yansıtmamaları.

Evde pandemi hakkında çocukların yanında yürütülen uzun ve amacını aşan sohbetlere son vermeleri.

Aile içinde öncelikli olarak hayata dair kısa vadeli planlara odaklanılması, orta ve uzun vadeli planların sadece ana taslak halinde konumlandırılıp, şu süreçte aşırı şekilde detaylandırılmaması. Zira genel belirsizlik orta ve uzun vadeli planların yapılmasını örselemektedir ve bu durum kaygı düzeyini arttırabilmektedir.

Sadece doğru veri kanallarından ve bilirkişilerden gelen güncel ve doğru bilgilere odaklanılması, hatalı ve yanlış bilgilendirmeden olabildiğince kaçınılması.

Sosyal medya ve kitle iletişim araçlarındaki bilgi kirliliğinden uzak durulması.

Aile birlikteliği ve kaliteli aile içi paylaşımlara ağırlık verilip, aile içi gündeminin pandemiden uzak tutulması.

Diğer ailelerin pandemide çocuklarını korumakla ilgili aldıkları kararlardan bire bir etkilenerek kitlesel bir etkileşime girmek yerine, kendi hür iradeleriyle özgün kararlarını alıp bunu uygulamaları.

Çocuklarında işlevselliği bozacak düzeyde olan kaygı, huzursuzluk ve olumsuz düşüncelerin varlığı durumunda, mutlaka bir çocuk ve ergen psikiyatrından profesyonel yardım almaları.

<p>Azerbaycan ordusu, işgalci Ermenistan'a karşı topraklarını kurtarmak için başlattığı operasyonlar

Azerbaycan ordusu kontrol edilen alanları daha da genişletti

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İstanbul'daki sis havadan görüntülendi