• $8,155
  • €9,7089
  • 457.312
  • 1393.24
25 Mart 2021 Perşembe 12:55 | Son Güncelleme:

Kariyerine ebe olarak başladı, profesör oldu

Kariyerine ebe olarak başladı, profesör oldu
DHA

1989 yılında sağlık meslek lisesinden mezun olan Fatma Deniz Sayıner, ebe olarak meslek hayatına başladı. Hastanede göreve başladıktan sonra, lisans eğitimini de tamamlayıp akademik hayata adım atan Sayıner, iş ve eğitim hayatını sürdürerek 2018 yılında profesör unvanını aldı. Ebelikten profesörlüğe uzanan yolculuğun hikâyesi haberimizde...

Başarma ve eğitim isteği her yolculuğun hikâyesini değiştiriyor. Prof. Dr. Fatma Deniz Sayıner'in de akademik hikâyesi tam olarak böyle... Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Anabilim Dalı Başkanı evli ve 2 çocuk annesi Prof. Dr. Fatma Deniz Sayıner, sağlık meslek lisesinden mezun olup ebe olarak hastanede göreve başladıktan sonra, lisans eğitimi de tamamlayıp akademik hayatına atıldı. Saygıner, 2018 yılında profesör unvanı aldı.

DHA'da yer alan habere göre Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fatma Deniz Sayıner, Nevşehir Sağlık Meslek Lisesi'nden 1989 yılında mezun oldu. Şişli Etfal Hastanesi doğumhanesinde ebe olarak göreve başlayan Sayıner, sağlık meslek lisesinden anabilim dalı başkanlığına uzanan bir başarıya imza attı.

İş hayatı ve eğitimi bir arada sürdürerek, 2018 yılında profesör unvanı alan Sayıner, 11 yıldır aralıklı olarak Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü Ana Bilim Başkanlığı görevini sürdürüyor.

"EBE FİGÜRÜ,TÜRK FİLMLERİNDE KÖTÜYDÜ"

Sağlık Meslek Lisesi'ne gitmeden önce ablasının ve yengesinin doğumuna şahit olduğunu söyleyen Prof. Dr. Sayıner, akademik hikâyesini şöyle anlatıyor:

"İkisi de ebeyle evde doğurdu. Ebe onları sallıyordu, bir şeyler yaptırıyordu. Küçüktüm, çok enteresan geldi. Türk filmlerinde de ebe figürü, hep kötüydü. Bunların hepsi birleşince ebelikten çocukluğumda hoşlanmamıştım. Ancak küçük yaşta hayata atıldım ve Sağlık Meslek Lisesi'ni bitirdim. Mezun olunca da Şişli Etfal Hastanesi'nde göreve başladım. O dönem hemşirelikte yüksek öğrenim yoktu. Ben de 1989 yılında İstanbul Üniversitesi Florence Nightingale Hemşirelik Yüksek Okulu'nda okumaya başladım. Sonra yüksek lisans için Marmara Üniversitesi Kadın Sağlığı Hemşireliği Bölümü'nde okudum. Çünkü ebelikte yüksek lisans ve doktora programı yoktu. Doktoramı da Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Doğum ve Kadın Sağlığı Hemşirelik bölümünde yaptım. Ülkemizde 2013 yılından sonra ebelikte akademik kariyer yapılmaya başlandı. Ben de mesleği daha ileri düzeye çıkmasına katkıda bulunmak için akademik kariyer yapıp, bilimsel çalışmaya yöneldim. Toplumun ve meslektaşlarımın daha fazla eğitime ihtiyacı olduğunu gördüm. Şimdi 'İyi ki ebe olmuşum. İyi ki mesleğimizi bilimsel ve akademik olarak iyi bir noktaya getirmişiz' diyorum."

"NORMAL DOĞUMU TEŞVİK EDİYORUZ"

İl il gezerek normal doğumun teşvik edilmesi yönünde eğitim verdiğini ifade eden Prof. Dr. Sayıner, anne adayları ile ilgili şunları söyledi:

"Prof.Dr. Sayıner, "Sezeryan doğum son yıllarda çok popüler. Oysa kadınlar, 'Benim doğum günümde bebeğim doğsun, ikizler burcu, koç burcu olsun' diye çocuklarının doğum tarihini, tayin etmeye başladı. Eskiden her şeye sabreden kadın yerine şimdi son derece sabırsız bir kadın grubu var. 40 hafta beklemek istemiyor. 36 haftadan sonra doktoruna, 'Alın bunu karnımdan' diyor. Sezaryen oranlarının artmasında sadece hekimleri suçlamak asla doğru bir şey değil. Şimdi sosyal medyada, blogger anneler var. Bir doğum yapmış, hemen doğum uzmanı olmuş gibi ahkam kesiyorlar. Kadınlar ne yazık ki onları takip ediyorlar ve izliyorlar. Doğru ya da yanlış. Sağlık profesyoneli olmayan kişilerden bir takım bilgileri öğrenmeye çalışıyorlar. Oysa böyle anlatılmaması gerekiyor."
  • ebelikten profesörlüğe
  • Prof. Dr. Fatma Deniz Sayıner
  • ebelik
  • akademik hikaye
  • normal doğum
<p>Koronavirüs salgınının uzun süredir kontrolden çıkmış olduğu ABD'de son durum ne? Aşılama süreci

ABD'de koronavirüs salgınında son durum

Beşiktaş, Erzurum'a ayak bastı

Zonguldak'ta dereden akan çamurlu su denizin rengini değiştirdi

Nisan ayında yağan kar Domaniç Dağları'nı beyaza bürüdü