• $32,856
  • €35,1894
  • 2451.14
  • 10471.3
21 Mayıs 2024 Salı 22:12 | Son Güncelleme:

Bahar dizisinin Uğur'u Devrim Kabacaoğlu: "Sette herkes evindeymiş gibi hissediyor!"

Bahar dizisinin Uğur'u Devrim Kabacaoğlu: "Sette herkes evindeymiş gibi hissediyor!"
AKŞAM - HÜSNA KÖŞGER

Bahar bu sezon reytingleri adeta domine etti. Pek çok dikkat çeken projede rol alan Devrim Kabacaoğlu da, reytinglere damgasını vuran Bahar dizisinde Doktor Uğur olarak seyirci karşısına çıkıyor. Devrim Kabacaoğlu'yla Bahar'ın dikkat çeken ve kırılması zor başarısını, oyunculuk serüvenini ve bilinmeyenlerini konuştuk. Aksam.com.tr'den Hüsna Köşger'in sorularını cevaplayan Devrim Kabacaoğlu Bahar'ın sosyal medyaya damgasını vuran doğaçlama sahneleri için, “Evet dizimizde doğaçlama sahneler de oluyor. Bu da; senaryonun çok iyi yazılmış, oyuncuların karakterlerini çok iyi benimsemiş ve anlamış olmasından kaynaklanıyor. Hiç kimsede kaygı görmüyorum, herkes orada sadece işini yapıp çok iyi bir şekilde anı yaşıyor.” ifadelerini kullanıyor.

Demet Evgar, Buğra Gülsoy ve Mehmet Yılmaz Ak' ın başrolünde yer aldıkları Bahar, yayınlandığı ilk bölümle zirveye yerleşti. Proje şu anda tüm reyting gruplarında birinciliği bırakmayan bir konumda. Bahar'ın bu kadar sevilmesinde, repliklerinin sosyal medyada kliplenip paylaşılmasında muhakkak ki pek çok neden bulunuyor. Bunlar arasında en çok dikkat çekeni ise kuşkusuz; ekrandaki komedi özlemini gideriyor oluşu, oyuncuların kendi içlerindeki uyumları ile doğaçlama sahneleri ve rejisel teknikleri. Bahar'da intörn doktor karakterlerinden Uğur'u Devrim Kabacaoğlu oynuyor. Kariyerinde pek çok dikkat çeken işte rol alan Devrim Kabacaoğlu oyunculuk mesleğini seçmesi hakkında, "Belki de hayatımda aldığım radikal kararlardan biri ve iyi ki de almışım bu kararı diyorum." ifadesini kullanıyor.

Genel bir soruyla başlamak isterim öncelikle... Ekranın en popüler işinde, yoğun bir tempoda çalışıyorsunuz kuşkusuz. Peki sizin için zaman nasıl geçiyor?

Şu anda sosyal hayatımda da iş ortamımda da her şeyden çok büyük keyif alıyorum, sette herkes kendi evindeymiş gibi hissediyor. Ekibimizde herkes işini en iyi şekilde sahiplendiği için, o enerji de herkese geçiyor. Setteyken inanılmaz mutlu hissediyorum, bununla beraber Bahar'ın popüler bir iş olması ve çok izleniyor oluşu da ekstra mutlu ediyor.

"BAHAR'DA HER GÜN BİR ŞEY ÖĞRENİYORUM"

Bahar doğaçlama yönü oldukça açık bir proje. Deneyimli isimlerle de kamera karşısına geçiyorsunuz. Set için ikinci bir konservatuvar demek yanlış olmaz sanırım.

Asla olmaz. Hatta bununla ilgili Demirhan Demircioğlu (Aziz Uras) ile bir muhabbetimiz var. Set için, Demet (Evgar) abladan ötürü evgaratuvar diyoruz. Setteki oyuncu arkadaşlarımızın hepsi çok tecrübeli, bu zamana kadar çok iyi işler yapmış iyi insanlar ve bizler gibi genç kuşak oyuncular, bir şeyler öğreniyoruz. Kendi adıma örneğin; sette her gün bir şey öğreniyorum, konservatuvar bence çok az bile kalabilir bu durumun yanında.

Evet dizimizde doğaçlama sahneler de oluyor. Bu da; senaryonun çok iyi yazılmış, oyuncuların karakterlerini çok iyi benimsemiş ve anlamış olmasından kaynaklanıyor. Hiç kimsede kaygı görmüyorum, herkes orada sadece işini yapıp çok iyi bir şekilde anı yaşıyor.

"BAHAR SETİNDE HERKES İŞİ ÇOK BENİMSEYİP SAHİPLENDİ"

Bahar hem ekrandaki komedi açlığını gidermesi hem de rejisel anlamdaki farklılığıyla çok dikkat çekti ve reytingleri domine etti. İşin içerisinde birisi olarak, siz bu başarının asıl nedenini nasıl tanımlarsınız?

Katılıyorum, ortalığı gerçekten domine eden bir iş. Verilen tepkiler hiç klişe değil, hayatın böyle yönleri de var izlerken görüyoruz. Bende bu işte rol alıyorum evet ama Bahar'ı, hem bir seyirci gözüyle hem de eleştirel bir gözle izliyorum. Özeleştiri yapıp farkındalığımı arttırmak için tekrar seyrediyorum. Gördüğüm şu oluyor; herkes işi çok benimsemiş ve sahiplenmiş. Bunlar önceden planlanan şeyler olamaz bence. Karşılaşılan tablo beni hiç şaşırtmıyor.

Bir de sizin karakteriniz Doktor Uğur'u konuşmak isteriz. Uğur bir intörn doktor ve hocaları Timur ile Rengin'e hayran. Ama onu bir de sizden dinlesek.

Uğur karakteri için şunu söyleyebilirim, bizden biri. İyi niyetli, dost canlısı, duygusal ve komik bir karakter. Hayalleri var; rol modeli Timur Hoca, ileride onun gibi bir doktor olmak istiyor. Rengin Hoca' ya ise hem mesleki olarak hayran, hem de bir karşı cins olarak hayranlığını gizleyemiyor ve bu yüzden zaman zaman komik hallerde görebiliyoruz onu. :)

Aslında sizin kariyerinizde birçok dikkat çeken iş var. Buğday Tanesi ve Hayatla Barış filmlerinde engelli karakterlere hayat vermeniz dikkati çekiyor. Bu rollere nasıl hazırlandınız?

Mental ve fiziksel anlamda kendini dönüştürebilmeyi gerektirdiği için çok tatmin edici bir şey, hissederek yaptığım işlerden oluyor. Buğday Tanesi'nde rolüme hazırlanırken; sosyal hayatımda ellerimi kullanmadan bir şeyler yapmaya çalıştım. İnsanların bakışları da çok önemli. Evet oyuncuyum, o rolü oynuyorum ama bir topluma giriyorum, insanların bakışlarıyla karşılaşıyorum; merak ediyorlar ne olmuş acaba diye. Ellerim yanık ve bir engelim olduğu için bir anda insanların dikkatini çekiyorum. Çok ince nüanslar... Her şeyin bir anlamı vardır, onları yakalamak çok keyifli oluyor, renklendiriyor karakteri. Çok severek, güzel hissederek oynadığım bir karakterdi.

Bir anım daha vardır Hayatla Barış çekimleri döneminden... Bir gün Hayatla Barış'ın provasından dönüyordum, kanedyenlerle antrenman yapmıştık. Evime özellikle toplu taşımayla gitmek istedim. Merak ettim, hayatın akışında gerçekte böyle bir insan olsaydım nasıl bir insan olurdum, insanların tepkisi nasıl olurdu? Otobüsün içerisinde, bana yermek için tartışan insanları gördüm. Ben hiçbir şeye dokunmadım izledim sadece. Oyunculuğa şöyle bakıyorum; oynadığın karakterin enerjisini yakalayabilmelisin. O enerjiyi yakalayabilmek, üstüme sindirebilmek benimseyebilmek benim için çok önemli.

Bir yandan da dijital platformlarda Prens dizisiyle varsınız. Dijitalde de son dönemlerde komedi daha doğrusu absürt komedi dediğimiz işler artmış durumda... Prens'i ve karakterinizi de dinlemek isteriz sizden.

Prens'e 2. sezonda dahil oldum, çok etkin bir karakterim yok işin açıkçası. Hikaye Kuzey Krallığı'na taşınıyor. Ben de kralın yaveri olarak dizide varım. Dönem işi... Bir oyuncu için yine mükemmel bir şey, bambaşka bir dünyaya gidiyorum. Keyif aldığım işlerden biriydi.

Dijitalde çalışmanın, televizyona bir iş üretmekle kıyaslandığında rahatlığı daha fazla oluyor öyle değil mi?

Genel bir anlatım yapmak istemiyorum çünkü dijitalde yapılan çok fazla iş var. Kendi oynadığım iş dışındaki projelerde neler olup bitiyor onlardan çok haberim yok, set ortamında neler oluyor bilmiyorum. Ama Prens'e getirecek olursak konuyu; gerçekten ben bir gün nazar değecek diye çok korkuyorum. Bu zamana kadar hiç kötü sete denk gelmedim ne çalışma arkadaşlarım ne prodüksiyon ve yönetmen konusunda... Her şey gerçekten çok mükemmeldi. Dijitalde çalışmak bana şöyle bir avantaj veriyor; temposu çok relaks, bir sinema filmi çekiyor gibiyiz inanılmaz rahat, zamanla yarış yok.

Bir de Devrim Kabacaoğlu'nu konuşalım... Konservatuvar mezunu oyunculardansınız. ( Beykent Üniversitesi) Peki meslek olarak oyunculuğu seçme, bunun akademik eğitimini alma fikri nasıl oluştu?

Belki de hayatımda aldığım radikal kararlardan biri ve iyi ki de almışım bu kararı diyorum şu ana kadar. Şu ana kadar diyorum, bunun altını çizeyim. Hayatımdan çok mutluyum, bundan sonra nasıl karar veririm onu bilmiyorum. Hayat da bir belirsizlik ya... Doğup büyüdüğüm mahallede tiyatroyla uğraşan arkadaşlarım vardı, onlar oyun izlemeye gidiyorlar tirat çalışıyorlar benim çok ilgimi çekmeye başladı. Liseye bitirene kadar tiyatroyla oyunculukla hiçbir alakam yoktu ve böyle bir yeteneğim olduğunu da bilmiyordum. İşin içerisine girip onlara eşlik ettim, bir baktım ki sevmeye ve heyecanlanmaya başladım. Oyunculuk anlamında da Nejat İşler samimi bulduğum bir isimdir. Rol aldığı projeleri özellikle izlerim.

"EZEL'DE KERPETEN ALİ KARAKTERİNİ OYNAMAK İSTERDİM"

Hayalinizde şu rolü oynasam çok mutlu olurum ya da keşke o unutulmaz projedeki karakteri ben oynamış olsaydım dediğiniz bir iş var mı?

Scarface (Yaralı Yüz) filminde Al Pacino'nun oynadığı Antonio Montana karakterini oynamayı çok isterdim. Türkiye'den bir projede de kesinlikle oynamak istediğim bir rol var. Ülkemizde çok yetenekli oyuncular var. Ezel dizisindeki Kerpeten Ali rolünü oynamak isterdim. İnanılmaz bir karakter. Hatta benim için tektir, birinci sıradadır.

Sosyal medya günümüzde hayatın merkezi. Ama sanırım siz çok aktif olmayı seçmeyenlerdensiniz. Bilinçli olarak mı uzak kalıyorsunuz, sosyal medya sizin hayatınızın tam olarak neresinde?

İş anlamında bakmadığınızda olaya, sosyal medya hiç ilgimi çeken ve yeteneğimin olduğu bir alan değil. Günümüz şartlarında elimden geldiğince işime yarar şekilde kullanmaya çalışıyorum.

  • bahar
  • bahar uğur
  • bahar izle
  • bahar fragman
  • devrim kabacaoğlu
  • demet evgar
  • buğra gülsoy
  • mehmet yılmaz ak
  • bahar timur
  • bahar evren
  • magazin
  • magazin haberleri
640 futbol sahası büyüklüğünde: Dağlar çelik ağlarla örülüyor
640 futbol sahası büyüklüğünde: Dağlar çelik ağlarla örülüyor

640 futbol sahası büyüklüğünde: Dağlar çelik ağlarla örülüyor

Yurt dışından isteyen çok olacak... Türkiye'nin yeni gücü vitrine çıkıyor
Yurt dışından isteyen çok olacak... Türkiye'nin yeni gücü vitrine çıkıyor

Yurt dışından isteyen çok olacak... Türkiye'nin yeni gücü vitrine çıkıyor

Hedefi yüksek hassasiyetle vurdu... Oyun değiştirici olacak!
Hedefi yüksek hassasiyetle vurdu... Oyun değiştirici olacak!

Hedefi yüksek hassasiyetle vurdu... Oyun değiştirici olacak!