• $ 6,1618
  • € 6,7289
  • 323.911
  • 115171
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Gez, gör, tweet at! 

Hangi sergiye gideceğimize Facebook incelemeleri sonucunda karar veriyor, biletimizi katıldığımız bir Twitter kampanyasından ediniyor, etkinliği dostlarımıza Instagram’dan öneriyoruz. Türkiye’deki 35 milyoninternet kurdu bakın sanat kurumlarını nasıl dönüştürüyor… 

ÖMÜR ŞAHİN KEYİF

Türkiye'de 30 milyonu aşkın Facebook, 10 milyona yakın da Twitter kullanıcısı var. Nüfusun yüzde 60’ından fazlası internet kullanırken, bu oran genç nüfusta daha yoğun.  
İnsanlar artık "günaydın" demeden, kendisini sosyal medyaya bağlayacak mobil araçları eline alıyor. Böylesi bir ortamda ortaya çıkan sanat yapıtları gibi eserleri izleyiciyle buluşturan kurumlar da  21. yüzyılın dijital imkânlarından alabildiğine yararlanıyor. Sosyal medya sanat kurumlarının genç izleyiciyle etkileşimini de taze tutuyor. 
Amerika’da yapılan bir araştırma sanat kurumlarının yüzde 97’sinin sosyal medya hesabı olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye’de bu oran henüz belli değil. Ancak pek çok kurumun sosyal medyada oldukça aktif olduğunu gözlemlemek mümkün. 

BİR ETKİLEŞİM ALANI

SOSYAL medyada aktif kurumlar SALT, Pera Müzesi ve İstanbul Modern’e bu alanı ne şekilde ve ne amaçla kullandıklarını sorduk. Sosyal medyayı  yalnızca bir duyuru aracı değil, ziyaretçilerle etkileşim alanı olarak gören kurumlar, internetteki takipçi sayılarıyla ziyaretçi oranı arasında doğrudan bir ilişki olmadığını söyledi. 

SESSİZ İZLEYİCİYE SES

SALT 
2011’de kurulan SALT, dijital çağın içine doğdu.  Z kuşağı çocukları gibi sosyal medya ve dijital teknolojilere adaptasyon sürecine ihtiyaç duymadı. Sosyal medyanın iletişim aracından daha fazlası olduğunu savunan kurum Facebook’ta makale, haber ve etkinlik fotoğraflarıyla videolar paylaşıyor. Foursquare, civarda bulunan potansiyel ziyaretçiye ulaşmak, Google Plus’ı ise sergi arşivlerini tutmak için kullanıyor.  SALT Google Cultural Institute, Historypin gibi yenilikleri de deniyor. Tüm bu sosyal medya araçları bir kişi tarafından yönetilirken, içerik  Araştırma ve Programlar ekibinin katılımıyla hazırlanıyor.  
“Eskiden sessiz ve tarifsiz olan izleyici sosyal medya sayesinde vücut buldu” diyen SALT, bu mecra aracılığıyla gelen her eleştiri ve tavsiyeyi dinlemek ve yanıtlamak gerektiğine dikkat çekiyor. Bu interaktif durumu “çok sağlıklı” bulan kurum, “En önemlisi, bizim sosyal medyada ne yaptığımız değil, kurumun sosyal medyada nasıl kullanıldığıdır, yani ancak topu sahaya bırakabilirsiniz, oyuna karışamazsınız, oyun kendi kendini oynama zekâsına sahiptir”  diyor. 

TAKİPÇİ VE ZİYARETÇİ SAYISI PARALEL DEĞİL 

PERA MÜZESİ 
2009’dan beri sosyal medyayı kullanan Pera,  Facebook, Twitter, Youtube, Pinterest ve  Instagram’da aktif. Kurum, 2010’dan  beri ise blogu üzerinden içerikler paylaşıyor.  Sosyal medya  yoluyla daha fazla genç takipçi edindiğini belirten Pera “bu alan insanların bize rahatça ulaşabilmelerine, fikir ve önerilerini paylaşmalarına da olanak sağlıyor. Özellikle bu açıdan son derece önemli” diyor. İnternetteki takipçi sayısının sürekli arttığını beliten Pera Müzesi ziyaretçi sayılarının ise buna paralel ilerlemediğini söylüyor. “Sergilerin gördüğü ilgi kendi aralarında değişebiliyor” diyen kurum yetkilileri, “ziyaretçi sayılarının yapılan paylaşımların sıklığı ve yoğunluğundan da bağımsız olduğunu söylüyor. 

DUYURU DİLİNDEN UZAK

İSTANBUL MODERN 

2009’da giriş yaptığı Facebook’ta 93 bin, Twitter’da 190 bin takipçiye ulaşan İstanbul Modern, Türkiye’nin en çok takip edilen müzesi. #annemiçinbirmola, İstanbul Modern Hatırası, Benim Şehrim gibi başarılı sosyal medya kampanyalarıyla dikkat çeken  kurum, YouTube, Foursquare, Pinterest, Linked-in, Instagram gibi platformlarda da aktif. Bu mecralardan takipçilerine seslenirken “tek taraflı bir duyuru dili kullanmak yerine sorular sormaya, takipçilerin hayatına dahil olmayı sağlayacak içerikler yaratmaya özen gösterdiğini” belirten kurum, sosyal medyanın internet sitesi ve mobil uygulamalarla paralel şekilde kullanılması gerektiğin altını çiziyor. 
Takipçilerini etkinlikler konusunda sosyal medya aracılığıyla bilgilendiren İstanbul Modern’e göre bu alan “izleyici deneyimini ziyaret sonrasında da bilgiyle zenginleştirmek ve ziyaretin tekrar edilmesine teşvik etmek için önemli bir araç.”  Sosyal medya hesapları pazarlama birimi tarafından kontrol edilen İstanbul Modern’de paylaşılan içeriğin üretimine müzenin tüm birimleri katkıda bulunuyor.   

REKLAM MALİYETLERİ DÜŞTÜ

Ünlü araştırma şirketi Pew’e göre sosyal medyanın sanat kurumlarına faydaları şöyle sıralanıyor: 

- En büyük kazanç izleyicilerin kuruma bağlılığı.
- Sanat kurumlarının ziyaretçi profili çeşitlendi.
- Reklam maliyetleri düştü, finansal yapı güçlendi. 
- Pazarlama stratejileri daha etkili hale geldi.

 

 

 

 


<p> </p>

GÜNÜN HAVA DURUMU 26.02.2020

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

Öldükten sonraki 10 dakikada neler oluyor?