• $16,192
  • €17,4658
  • 965.283
  • 2438.84
13 Mart 2015 Cuma 02:00 | Son Güncelleme:

İnsanlığın özeti olarak taşbaş

İnsanlığın özeti olarak taşbaş

Yaşar Kemal’in Dağın Öte Yüzü üçlemesi, Orta Direk (1960), Yer Demir Gök Bakır (1963) ve Ölmez Otu (1968) romanlarından oluşur.

Alper ÇEKER
aceker1@gmail.com

Bu romanlardan Yer Demir Gök Bakır, Çukurova’da pamuk toplayamadığı için kasabadaki Adil adlı tüccara borcunu ödeyemeyen Yalak Köyü sakinlerinin geçirdiği kışı anlatır. 
Köylü sürekli olarak borcunu almak için Adil Efendinin jandarmayla gelecek olmasından korkmaktadır. Köyün muhtarı Sefer’in bu duruma bulduğu çözüm, köylünün bütün değerli eşyalarını ve hayvanlarını saklamasıdır. Böylece Adil Efendi geldiğinde, el koyacak bir şey bulamayacaktır. Amerikalı yazar Robert Crichton’un, Yer Demir Gök Bakır’dan 3 yıl sonra yayımlanan ilk romanı olan The Secret of Santa Vittoria da (dilimize Kasabanın Sırrı adıyla aktarılmıştır) İtalya’daki Santa Vittoria Kasabası sakinlerinin, Nazi işgalcilerin el koymak istediği 1 milyon adet şarabı saklamalarını konu eder. 
Berna Moran, Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış’ın ikinci cildinde Yer Demir Gök Bakır adlı romanın yarıya yakın kısmının modernist bir anlayışla kaleme alındığını ve bu nedenle Yaşar Kemal’in romancılığında bir aşama olduğunu yazar. Moran, romanın ana konusunun korku olduğunu tespit eder: “… Yer Demir Gök Bakır’ın ana tema’sı, korku içinde başlarına gelecek felaketi bekleyen köylülerin, çaresiz kalınca kendilerine tutunacak bir dal yani bir mitos yaratmalarıdır… Sanırım şunu saptamış oluyoruz; korku, lanetleme ve köyden kaçış motifleri bir şiirin ya da kilimin dokusunda tekrarlanan motifler gibi kullanılmış. Başka bir deyişle anlatı metni bir şiir metni gibi düzenlenmiş. Amaç bir korku atmosferi yaratmak ve kitle psikolojisini belirtmek.”

ÇOCUKLAR MELEK SAFLIĞINDA

Yer Demir Gök Bakır’ın daha ilk bölümünde, çocukların bir önceki yıl gözleri, kulakları, saçları olmayan ama güzel, capcanlı, güler gibi dişlere sahip bir kurukafa buldukları anlatılır: “Bir çocuk: “Atalarımız”, demişti. “Ölmüş atalarımız.” 
Ata ölüdür ama kurukafasının dişleri capcanlı, güler gibidir. Günay Tümer, TDV İslam Ansiklopedisi’ne yazdığı “Atalar Kültü” maddesinde bu kültün ailenin ölmüş üyelerine karşı saygı, tazim ve korkuyu ifade ettiğini yazar. Korkunun kaynağı, atanın ruhunun geriye dönebileceği ve yaşayanlara zarar verebileceği inanç ve endişesinden kaynaklanır. Abdülkadir İnan da Şamanizm kitabında, ataların “balbal” denilen taşlarla temsil edildiğini yazar. Yaşayanlar bu balballara saygı gösterir, sunaklar sunar ve adaklar adar. Yer Demir Gök Bakır’ın on dokuzuncu bölümünde köylüler, bir taşı kült nesnesine dönüştürürler: “Kadın taşa gitti, eğildi, elini okşarcasına taşın üstünde gezdirdi, evirdi çevirdi: … Ne biliyorsunuz bu taşta bir şey olmadığını? Bizim gözümüze gözükmez. Çocuklara gözükürler de, bize gözükmezler. 
Çocuklar, melek saflığındadır da ondan.”  
Veli sözcüğü, yardımcı ve dost anlamına gelmektedir. Kur’an’da veli, Allah’ın isimlerinden biri olarak geçtiği gibi peygamberlerin ve inananların Allah’ı veli edindikleri de ifade edilmektedir. Evliya ise veli sözcüğünün çoğuludur. Mutasavvıflar velilik konusunda arkalarında ciddi bir kitap koleksiyonu bırakmışlardır. Bununla birlikte Abdülkadir İnan, Şamanizm adlı eserinin “Şaman-Kam ve Hayatı” başlıklı bölümünde hayvan donuna girmek, ateşte yanmamak, tahta kılıç kullanmak gibi İslam öncesi inanç motiflerinin menkıbeler yoluyla İslami döneme aktarıldığını ve velilere mâl edildiğini yazar. Pertev Naili Boratav da menkıbeleri sınıflandırarak bu konuda çeşitli çalışmalara imza atmıştır. Ölen bir velinin hatırasının ve türbesinin halk tarafından bir külte dönüştürülmesi, sık görülen bir durumdur: “Taşbaş da şimdi köyde bir ürküntü, bir korku… Yavaş yavaş Adil Efendiyi unutup, Taşbaştan çekecek köylü ne çekecekse. Herkese öyle geliyor. 
Kutsal bir yaratıktan ürker gibi ürküyorlar artık ondan. 
O ağzını açar açmaz, sanki bütün dedikleri olacakmış, oluyormuşçasına köylüyü irkiltiyor.”
Yer Demir Gök Bakır’ın yirminci bölümünde, köylülerin roman kahramanlarından Taşbaş’ı veli mertebesine çıkarma süreci başlar. Bu kültleştirme, yine korku yoluyla gerçekleşmektedir: “Köylü adamı yavaş yavaş, gün geçtikçe ermişliğe itiyor. Bunun bir tek müsebbibi Adil. Köylü böyle anlarda sarılacak dal arar. Türlü türlü dala sarılır, bırakır. En sonuncu sağlam sandığı bir dala sarılır, sarıldıkça sarılır, her bir şeyini dalın gücüne verir, daha sığınır. Bir dal bulamazsa, kendisi dalı yaratır, sonra da sarılır. Köylü dalsız edemez.”
Bu kült köylüler arasında, başkalarına ait menkıbelerin Taşbaş’a mâl edilmesiyle yayılır. Çarıksız Murat, Molla Ahmet adında birine ait öyküyü Taşbaş’a uyarlar. Buna itiraz eden Tozo Poyraz ise köylülerin hışmına uğrar. Ardından başka öyküler de Taşbaş’a uyarlanır: “Muhtar Sefer işin sonunun nereye varacağını artık bilip duruyordu. Olan olmuştu, 
bütün bu hikâyeler, masallar Taşbaşa varmak içindi. 
Muhtar Sefer biliyordu ki, bittecrübe sabitti ki bütün ermişler ortalığa kıtlık yılları, salgın yılları çıkarılmışlardı.”
Yaşar Kemal’in romanları genellikle folklor bağlamında, 
yüzeysel olarak incelenmiştir. Berna Moran’ın yazdıkları dışında onun eserlerini filolojik bir bakış açısıyla ele alan çalışma göremedim. Oysa Yer Demir Gök Bakır; okurların yorumuna açık olmasının yanında, kendisi de aynı zamanda insanlık tarihinin bir yorumu... Kültlerin hangi koşullar altında, kimler tarafından ve nasıl üretildiğine dair bir yorum. 
Bu bakımdan, William Golding’in Sineklerin Tanrısı adlı romanı gibi eserlerle kıyaslanması doğru olur.  

2023'ün ilk çeyreğinde kullanıma başlanacak! Karadeniz Gazı için 3'ü sondaj 16 gemi çalışıyor
2023'ün ilk çeyreğinde kullanıma başlanacak! Karadeniz Gazı için 3'ü sondaj 16 gemi çalışıyor

2023'ün ilk çeyreğinde kullanıma başlanacak! Karadeniz Gazı için 3'ü sondaj 16 gemi çalışıyor

Dünyanın en büyük beşinci şehir parkı olacak! 145 bin 300 ağaç dikilecek
Dünyanın en büyük beşinci şehir parkı olacak! 145 bin 300 ağaç dikilecek

Dünyanın en büyük beşinci şehir parkı olacak! 145 bin 300 ağaç dikilecek

Bakan Kurum duyurdu: 'Evi olmayanlar kira öder gibi ev sahibi olacak'
Bakan Kurum duyurdu: 'Evi olmayanlar kira öder gibi ev sahibi olacak'

Bakan Kurum duyurdu: "Evi olmayanlar kira öder gibi ev sahibi olacak"

İstanbul'un fethinin 569. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Okçular Vakfı tarafından düzenlenen 10.

150 yıl sonra dikilen ilk menzil taşı

7 bin yıllık buğday Diyarbakır'da boy gösterdi! Çiftçiler 'Buğday sorunu kalmayacak' dedi

Lamborghini Sian FKP 37 modeli İstanbul'da! LEGO'ları kullanarak yaptılar

Azerbaycan'da TEKNOFEST heyecanı! Başkan Erdoğan festivalde konuşma yaptı