HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 5,3957
  • 6,1392
  • 211.558
  • 91.686
SON DAKİKA HABERLERİ
Tümü
Reklamı Kapat

Çok meşhur kalemlerden az bilinen polisiyeler

Peyami Safa’nın ‘Cingöz Recai’sini bilirsiniz ama Necip Fazıl’ın ve Nazım Hikmet’in de başarısız polisiye denemeleri olduğunu bilir misiniz? Ülkemizde 132 yıllık geçmişi olan polisiye edebiyatına katkı veren birçok ünlü yazarımız var. Kimi orijinal, kimi esinlenme; kimi başarısız, kimi orijinalini bile aşacak derecede başarılı olan eserleri hatırlayalım…

x

Erol Üyepazarcı / euyepazarci@gmail.com

AKŞAM Kitap okurlarıyla zaman zaman polisiye edebiyat tarihimizle ilgili bilgileri paylaşmayı istiyorum. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanların iddia ettiği gibi polisiye edebiyat ülkemizde nitelikli yerli yazarlarca hiç iltifat edilmemiş ve ancak son yıllarda atılım göstermiş bir tür değildir. İlk çeviri polisiye roman 1881’de yayınlandığına göre bu türün ülkemizde 132 yıllık bir geçmişi vardır. İlk telif polisiye roman da üç yıl sonra 1884’te okuyucuyla buluştuğuna göre Türk yazarları 129 yıldır yerli polisiye roman üretmektedir. Bu yazımızda polisiye roman kaleme alan ünlü edebiyatçılarımızı konu edeceğiz.

İlk söz edeceğimiz kişi Tanzimat Edebiyatı’nın ünlü ismi, dönemin gazetecilerinin ‘efendi baba’sı Ahmet Mithat’tır. 1884’te ‘Esrâr-ı Cina-yât’ (Cinayetlerdeki Sırlar) isimli Türkçe’deki ilk telif polisiye romanı yazan Ahmet Mithat Efendi daha sonraki yıllarda da ‘Müşahedat’ (Gözlemler), ‘Hayret!’ ve ‘Haydut Montari’ isimli polisiye kurgulu eserlerini de yayınlamıştır.

1920’li yıllara kadar polisiye roman konusunda Ahmet Mithat ile birlikte adını anabileceğimiz tek yazar Selanik’te ‘Asır’ gazetesini çıkaran Fazlı Necip’tir.

ON PARALIK ÖYKÜLER
1920’lerdeki bizim ‘on paralık öyküler’ adını verdiğimiz Amerikalı yazarların ‘dime novels’ dediği türde, yani kurgusu basit, özellikle gençlere ve az okumuşlara hitap eden popüler polisiye romanlar furyası matbuat âlemini kapladığı sıralarda bir önemli edebiyatçımız Peyami Safa, ‘Server Bedi’ takma adıyla bu alana girmiş ve Türk polisiye edebiyatının en bilinen kahramanı olan ‘Cingöz Recai’yi yaratmıştır. Diğer benzer öykülerden çok nitelikli olan ve Maurice Leblanc’ın yarattığı Arsène Lupin tipinin bir Türk kopyası olan Cingöz Recai hikâyelerine Peyami Safa öldüğü yıl olan 1961 yılına kadar devam edecektir. Bugün bile keyifle okunabilecek bu öykülerin ciddi bir şekilde ve yayınlanmadaki tarihsel sırayı takip ederek sorumlu bir yayıncı tarafından neşredilmesi bir ‘polisiye roman çokseveri’ olarak en büyük temennilerimizden biridir.

Aynı yıllarda ‘Kaldırımlar’ şiiriyle büyük ün kazanan Necip Fazıl Kısakürek de belki çok iyi arkadaşı olan ve bu polisiye öykülerden iyi para kazanan Peyami Safa’dan özenerek ‘Meş’um Yakut’ isimli bir polisiye roman yazacaktır. Polisiye romanın en zor alttürü olan ‘kapalı oda muamması’ şeklindeki Necip Fazıl’ın öyküsü başlangıcındaki ilginç ritmi devam ettirememiş başarısız bir eserdir.

1930’lu yıllarda dönemin iki tanınmış gazetecisi Hikmet Feridun Es ve Vâlâ Nurettin Vâ-Nû da polisiye romanlar kaleme almışlar. Özellikle Vâ-Nû bu çabasını daha sonra da sürdürmüş ve pek çok polisiye roman yazmıştır.Yarattığı ‘Yılmaz Ali’ tiplemesi özellikle tutulmuş ve 1940’lı yılların başında Faruk Genç’in rejisörlüğünde filme de çekilmiştir. Dönemin önemli gazetecilerinden Ziyad Ebüzziya’da 1940’lı yıllarda ‘Ali Karaefe’ takma adıyla ilginç polisiye romanlar kaleme alacaktır.

Bu yıllarda dönemin önemli ediplerinden Ercüment Ekrem Talu’nun yarattığı çok tutulan kahramanı ‘Meşhedi’yi ‘Meşhedi Polis Hafiyesi’ isimli yapıtıyla polisiye roman kahramanı yapmış. Yine aynı yıllarda okuyucular katında çok tutulan yazarlardan Etem İzzet Benice ‘Bir Cinayet Davası’; Mahmut Yesârî ‘Kanlı Sır’, Peride Celal de ‘Ben Vurmadım’ isimli eserleriyle bu ilginç dala katkılarda bulunmuşlardır. Bu arada dönemin en popüler yazarlarından Esat Mahmut Karakurt’un ‘Ankara Ekspresi’, ‘Erikler Çiçek Açtı’ ve ‘Bir Kadın Kayboldu’ isimli yapıtlarını da unutmamak gerekir.

NAZIM’IN POLİSİYESİ
Bu yılların asıl önemli olayı ise üç tanınmış yazarımızın yazdığı polisiye kurgulu yapıtlardır. Nazım Hikmet başarısız bir polisiye roman olan ‘Yeşil Elmalar’ı     1936’ da yayınlayacak ve yine polisiye kurgulu ve çok daha başarılı eseri ‘Yaşamak Hakkı’ Haber-Akşam Postası gazetesinde tefrika edilirken tutuklanması üzerine yarım kalacaktır.

Sherlock Holmes’e olan hayranlığını anılarında anlatan Halide Edip Adıvar da 1937 yılında başarılı olduğunu söyleyemeyeceğimiz ‘Yolpalas Cinayeti’ isimli eserini neşrettirecektir.

Gençlik yıllarında pek çok polisiye roman çeviren Hüseyin Rahmi Gürpınar ise 1942’de ilginç romanı ‘Kesik Baş’ı yayınlatacak ve kitabın kapağına “Bu bir zabıta romanıdır” ibaresini koyacaktır.

Bir diğer ünlü yazar Refik Halit Karay da en önemlisi ‘Ayın Ondördü’ olan polisiye romanlar kaleme almıştır. Onun yanında ünlü tiyatro yazarı Cevat Fehmi Başkut ise çok başarılı bir polisiye roman olan ‘Valide Sultan’ın Gerdanlığı’nı yazacaktır.

ORİJİNALİNDEN İYİ
Türk polisiye edebiyatının en önemli isimlerinden biride ‘F.M.İkinci’, ‘F.M.Duran’ takma isimleriyle polisiye romanlar yazan Kemal Tahir’dir. 1954’te çok tutulan Mike Hammer romanlarının yerli versiyonu olarak dört Mike Hammer öyküsü yazan Kemal Tahir’in bu eserlerinin yarım yüzyıllık kıdemli bir polisiye roman okuru olarak Mickey Spillane’in yazdığı özgün Mike Hammer hikâyelerinden çok daha kaliteli olduğunu da belirtmek isterim.

Bu yıllarda Aziz Nesin de ‘Nuruhayat’ takma adıyla ‘Düğümlü Mendil’ adında bir polisiye roman yazmışsa da bu yapıta başarılı demek çok zordur.

1960’lı yıllarda ise dönemin tanınmış gazetecilerinden Ümit Deniz, ünlü kahramanı ‘Murat Davman’ın hikâyelerini peş peşe yayınlanacak, okuyucu katında büyük beğeni toplayacak ve çoğu filme de çekilecektir.

Tanımış edebiyatçımız Erhan Bener de polisiye yazan ünlülerimizdendir. 1960’ta yayınlanan ‘Loş Ayna’ ve çok başarılı bir thriller örneği olan ‘Anafor’ (1993) adlı eserleri buna örnektir.

Pınar Kür ise ‘Bir Cinayet Romanı’, ‘Sonuncu Sonbahar’ ve ‘Cinayet Fakültesi’ ile bu türün en özgün örneklerini dilimize kazandırmıştır. Büyük usta Çetin Altan da çok ilginç kurguya sahip ‘Rıza Bey’in Polisiye Öyküleri’ (1985) kitabıyla sevdiği bu türe katkıda bulunmuştur.

1990’lara kadar olan dönemi anlattığımız bu yazımızda vereceğimiz son iki örnek Emre Kongar’ın sempatik romanı ‘Hocaefendinin Sandukası’ ile ıskalandığına inandığımız dilimizde yazılmış en başarılı polisiye romanlardan biri olan Tamer Ay’ın ‘Marsyas’ın Cesetleri’ isimli yapıtlarıdır.

Son dakika haberleri, son dakika haber, son dakika gelişmeleri
Son dakika haberleri
Eskişehir´de bir yerel televizyon kanalında spor yorumcusu olan Şükrü Oytan, canlı yayında kalp kriz

Canlı yayında kalp krizi geçirdi

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

Kandilde camiler doldu taştı

Sırbistan Enerji Bakanı Antiç: Türk Akımı'na dahil olmaya hazırız

En Çok Okunanlar