• $7,5931
  • €8,8488
  • 455.096
  • 1131.48
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54
10 Ağustos 2020 Pazartesi 01:50 | Son Güncelleme:

Yüzsüzlüğe sert tepki

Yüzsüzlüğe sert tepki

Abdurrahman Dilipak'ın kadınlara hakaretinin “ifade özgürlüğü” olarak lanse edilmesi girişimlerine İletişim Başkanı Altun'dan tepki geldi.

Yazar Abdurrahman Dilipak’ın, kullandığı ‘fahişe’ sövgüsü için özür dilemek yerine, buna yönelik tepkileri “İstanbul Sözleşmesi’ne karşı çıktığı için linç edildiği” şeklinde sunma çabasına, İletişim Başkanı Prof. Fahrettin Altun tarafından tepki gösterildi. Prof. Altun, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, “ifade özgürlüğünün teminat altına alınması ve fikirlerin özgürce dolaşımda olduğu adil bir kamusal alan inşa etmek için mücadele ettiklerini belirterek, “Buna mukabil hiç kimsenin iğrenç hakaretlerini ifade özgürlüğü diye pazarlamasına sessiz kalmayız” dedi.

AHLAKSIZ VE EDEBE AYKIRI

Dilipak, 27 Temmuz’da yazdığı “AKP’nin papatyaları” başlıklı yazısında, İstanbul Sözleşmesi’ni destekleyen STK’ları hedef alarak, onlara destek veren şirketleri boykota çağırmış ve tepki gören şu ifadeyi kullanmıştı: “Koç kadar, Sabancı kadar, Eczacıbaşı kadar bizim ‘Yeşil sermaye’ davasına sadakat gösterip, bu fahişelere ve onların türevlerine karşı seslerini yükseltebilecekler mi? Konfeksiyoncu, gıda zinciri, finans kuruluşu, ses ver Türkiye! Ne bekliyorsunuz!”

AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Lütfiye Selva Çam, bunun üzerine Dilipak hakkında, genel merkez ve 81 il kadın kolu başkanının suç duyurusunda bulunacağını açıklamış, Dilipak’a da şöyle seslenmişti: “Bu saldırganlığınız, ahlaksız sözleriniz ve iftiraya varan yakıştırmalarınızla kendinizi küçültmeyin. Edebe mugayir yazarak kaybettiğiniz itibarı, yazdığınız bu üsluptaki yazılarınızla kamuoyunun dikkatini çekseniz bile geri kazanamazsınız.”

MESELE SÖZLEŞME DEĞİL

Çam, İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılabileceğini, ancak değişen bir şey olmayacağını da vurgulayarak, “Mesele o değil. Şayet tüm dertler sona erecekse bence de kaldıralım. Kaldıralım ki değişen bir şeyin olmadığını herkes görsün. Bu işe ciddi kafa yoranlara saldırma, bunun üzerinden siyaset yapma, dikkati çekme ve sosyal medyadan takipçilerini artırma hevesinde olanların fırsatlarını da ellerinden alalım” demişti. 

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİL

Dilipak’ın, kullandığı sövgü ifadesini gizleyerek, buna yönelik tepkileri “İstanbul Sözleşmesi’ne karşı çıktığı için linç edildiği” şeklinde sunma çabasına tepki gösteren İletişim Başkanı Prof. Fahrettin Altun yaptığı paylaşımda, “ifade özgürlüğünün teminat altına alınması ve fikirlerin özgürce dolaşımda olduğu adil bir kamusal alan inşa etmek için mücadele ettiklerini belirterek, “Buna mukabil hiç kimsenin iğrenç hakaretlerini ifade özgürlüğü diye pazarlamasına sessiz kalmayız” dedi. 

‘FAHİŞE’Yİ UNUTTURMA ÇABASI 

Dilipak, ‘fahişe’ sövgüsüne gelen tepkilerden sonra köşesinde bu kelimeyi kullanmasına dair bir özür veya izahat yayınlamadı; ancak Ayasofya’da ‘Amin alayı’ düzenlemek gibi dindarlık gösterisi önerilerde bulundu, sıkça Kur’an-ı Kerim’den ayetlere ve Hadis-i Şerif’lere yer verdiği köşe yazılarına devam etti. Bir yazısında, “Allah aşırılığa sapanları sevmez. Allah, haddi aşanları sevmez. Rabbin haddi aşanları çok iyi bilir” mealindeki ayetlere yer verdiği halde, ‘fahişe’ diyerek kendisinin aşırılığa kaçmış olup olmadığını ise sorgulamadı.

Dilipak, son yazılarında da “İstanbul Sözleşmesi üzerinden kendisine saldırıldığını” iddia ederek, kullandığı ’fahişe’ kelimesine değinmeden, sözünün “önü, sonu kesilerek” linç edildiğini savundu.

Oysa Dilipak’ın halen internet üzerinden erişilebilen söz konusu yazısında, sözün önünde de sonunda da ‘fahişe’ ile başka neyi kastettiğine dair bir ifade bulunmuyor.

<p>Editör: Duygu Gecü (<a href='mailto:duygu.gecu@turkmedya.com.tr'>duygu.gecu@turkmedya.com.tr</a>)

Nuh Albayrak Yorumluyor

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Apartman görevlisi ve eşi corona oldu, 500 kişi karantinada

Yaprak Dökümü'nün yıldızı Tolga Karel 4 yıl önce Amerika'ya yerleşmişi... Hayalindeki eve kavuştu!