• $8,4393
  • €10,2002
  • 492.939
  • 1441.33
16 Aralık 2013 Pazartesi 02:00 | Son Güncelleme:

Olmadı paşam, kimse yemedi 

Olmadı paşam, kimse yemedi 

Emin PAZARCI emin.pazarci@aksam.com.tr

Geçtiğimiz hafta, 28 Şubat Davası’na üç kelime damgasını vurdu: Bilmiyorum, unuttum, hatırlamıyorum. 
Dönemin Genelkurmay Başkanı eski orgeneral İsmail Hakkı Karadayı’nın söylediği sözler, diğer darbe sanıklarını bile isyan ettirdi. 
Ben de “belki hatırlar” diye, o dönemden bazı kesitler çıkarttım… 
Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde, Prof. Tabip Albay Aziz Hacıbektaşoğlu, Mikrobiyoloji Bölüm Başkanı olarak görev yapıyordu. TSK’nın yönetim kademesinin himayesindeki bir özel şirket de hastaneye AİDS seti satmak istiyordu. 
Hacıbektaşoğlu, “İşe yaramaz” diye kabul etmedi. 
O kabul edilmeyen setle ilgili olarak Sağlık Başkanlığı’nın bir yazısı vardı. Şirkete kolaylık sağlanması isteniyor, konudan Genelkurmay Başkanı Karadayı’nın bilgisinin olduğu ifade ediliyordu. 
Hacıbektaşoğlu, buna rağmen reddetti. 
Sonra, o şirketin yetkilileri odasına geldiler. Tavrını değiştirmesi için tam 1 milyon dolar rüşvet teklif ettiler. Yine sonuç alamayınca tehditler ve hakaretler savurdular: 
- Albay, albay, biz senin ananı… 
Ve Hacıbektaşoğlu, ilk YAŞ toplantısında ordudan ihraç edildi. 
Olay, TBMM’de de gündeme getirildi ve Meclis kayıtlarına girdi. Şimdi, Karadayı’ya sormak lazım. Acaba bu olaydan da mı haberi yoktu? Ya da haberi vardı da şimdi mi unuttu? 
***
Karadayı, Tabip Albay Prof. Mustafa Kahramanyol’u çok iyi tanırdı. Son derece yakın ilişkileri vardı; annesi, eşi ve çocuklarına kadar bilirdi. TSK’nın en disiplinli subaylarından biri olduğuna bizzat şahitti. 
Hatta, Kahramanyol’a ameliyat oldu. 
Saraybosna’ya ve Üsküp’e beraber gittiler. Oralarda yapılan çalışmaları birlikte değerlendirdiler. 
Sonra ne olduysa oldu. Haziran ayında “disiplinli bir subay” olarak tescil edilen Kahramanyol, 5 Ağustos’ta ihraç edilecek kadar “sakıncalı” bulundu. İhraç kararını da bizzat Karadayı imzaladı. 
Kahramanyol’un “sakıncalarından” biri camiye yardım yapmaktı. İkincisi eşinin başörtüsüydü ki, bu doğru değildi.  Karadayı da tanıdığı için eşinin başının açık olduğunu biliyordu. Bir başkası Sırplara düşmanlık beslemek ve sonuncusu da Gülhane’ye hasta olarak gelen Türkeş’le ilgilenmekti. 
Karadayı, o dönemde Kahramanyol’un kim ve nasıl bir subay olduğunu unuttu! Önüne gelen saçma sapan istihbarat raporunu dayanak yaparak, ihraç kararının altına imza attı. 
Üstelik, “yapma, etme” diyen Gülhane Komutanı Tümgeneral Ömer Şarlak, KBB Ana Bilim Dalı Başkanı Tuğgeneral Ahmet Dündar ve Hakim Tümgeneral Muzaffer Başkaynak’ı bile dinlemedi. 
***
Karadayı mahkemede dedi ki: 
-Sincan’da tankların yürüdüğünden haberim yok, tatbikat için çıkmışlar. 
Hani amiyane tabiri ile “yersen” derler ya, aynen öyle! 
Oysa, tankların Zırhlı Birliklerin içinden çıkması öyle kolay bir iş mi? Belediyeye haber verilecek. Trafik Müdürlüğü’nden izin alınacak. Garnizon Komutanlığı’na bildirilecek. Başlarına bir ambulans tahsis edilecek, vesaire, vesaire.. 
Bisiklet değil bunlar tank! Tankların çıktığı yer de yolgeçen hanı değil, askeri bir birlik. Ayrıca “tatbikat” dediğin vatandaşın içinde, caddede ve sokakta yapılmaz! 
Hadi bir yanlışlık oldu da yapıldı, diyelim. Komutanları, böyle bir rezalete imza atan adamın burnundan getirirler. Gözünün yaşına bakmaz, canına okurlar. 
Karadayı, bütün bu gerçeklere rağmen, mahkemenin karşısında “Bilmiyorum, haberim yoktu” gibi ifadeler kullanabildi. 
Olmadı, geçmişte TSK gibi yüce bir kurumun başında bulunmuş kişiye yakışmadı! 
Karadayı’nın önünde iki yol vardı: Birincisi yaptıklarının doğru ve arkasında olduğunu söyleyebilirdi. İkincisi de “Yaptım, ama pişmanım” diyebilirdi. 
Ama bu olmadı Paşam, kimse yemedi! 

<p>Bedir Acar, 'Görüntüler öyle acımasız ve vahşi ki 21. Yüzyılda devlet terörünün kitabını yazıyorl

İsrail aslında neyden korkuyor?

Şırnak Valisi Pehlivan, Cudi Dağı'nda konuşlu üs bölgelerinde incelemelerde bulundu

Bayram alışverişinin kalbi Eminönü ve Mısır Çarşısı sessiz

Toroslar'da baharla yeşile bürünen yaylalar görenleri kendine hayran bırakıyor