• $7,5431
  • €8,9903
  • 413.286
  • 1541.98
31 Temmuz 2014 Perşembe 12:21 | Son Güncelleme:

Dinlemelerde usulsüzlükler tespit edildi

Dinlemelerde usulsüzlükler tespit edildi

Emniyetteki "paralel yapı" iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmanın başlamasını sağlayan İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği raporunda, İstanbul'da 2008 yılı ve sonrasında gerçekleştirilen telekomünikasyon yoluyla önleyici istihbarat faaliyetlerinde, iletişimin tespit edilmesi, dinlenilmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesinde usulsüzlükler tespit edildiği belirtildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen İstanbul merkezli 17 Aralık soruşturmasında gündeme gelen "paralel yapının telefon dinlemesi" iddiaları üzerine İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri tarafından İstanbul istihbarat ve terörle mücadele şube müdürlüklerinde inceleme başlatılarak, bu birimlerin arşivlerinde araştırma yapıldı.

İnceleme sonucunda, yasa dışı dinlemeler yapıldığının tespiti üzerine İçişleri Bakanlığı Müfettişliği tarafından rapor hazırlandı.

Yaklaşık 6 aylık süreçte tamamlanan rapor, 14 Mayıs'ta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da Terör ve Örgütlü Suçlar Birimi Başsavcıvekili Orhan Kapıcı koordinatörlüğünde Cumhuriyet savcıları İrfan Fidan ve Okan Özsoy'u soruşturma için görevlendirdi.

Raporda belirtilen usulsüzlüklerle ilgili "casusluk" ve "yasa dışı dinleme" iddialarına yönelik iki ayrı soruşturma başlatan savcılar, usulsüz dinlemelerin mağduru kişileri savcılığa çağırarak ifadelerine başvurdu. Mağdurların birçoğu da dinlemeleri yapanlardan şikayetçi oldu.

RAPORUN İÇERİĞİ

Raporda, İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde, telekomünikasyon yoluyla yapılan önleyici istihbarat faaliyetleriyle ilgili iletişimin tespit edilmesi, dinlenilmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesinde tespit edilen usulsüzlüklerin konu edildiği belirtildi.

Raporda, görevleri, görev yerleri ve aidiyet numaraları belirtilen dönemin sorumlu Emniyet Genel Müdürlüğü istihbarat personeli hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca gereğinin yapılması istendi.

Raporun "iddia" başlığı altında, İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde bazı usulsüzlükler olduğu konusunda yapılan inceleme sonucunda, birçok kişinin gerçek, eksik ya da sahte isimlerinin kullanılarak, terör ve organize suç örgüt ilişkilendirildikleri, mahkemelerin yanlış yönlendirilerek karar verilmesini sağlamak amacıyla Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerinde düzenlenen "resmi belgede sahtecilik" ve "görevi kötüye kullanma" suçlarının işlendiği aktarıldı.

HİYERARŞİ DIŞINA ÇIKTILAR

Ayrıca "iftira", "haberleşmenin gizliliğini ihlal" ve "kişisel verilerin kaydedilmesi" suçlarının gerçekleştiğinin anlatıldığı raporda, usulsüz dinleme eylemlerine konu kişilerin devlet organizasyonu içindeki konumları veya demokratik rejimin işleyişindeki fonksiyonları, eylemlerinin yaygın, sistemli ve organize bir şekilde yapıldığı ve kolluk görevlilerinin hiyerarşi dışına çıktıkları anlatıldı.

Araştırma konusu eylemlerin "anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine" yönelik mahiyet taşıyıp taşımadığı yönünden değerlendirilmesi gerektiği belirtilen raporda, "araç failler" değil, "amaç fiil" üzerinde durulması gerektiği vurgulandı.

Raporda, faillerin "görevleri gereği sahip oldukları imkan ve vasıtaların niteliği ve niceliği"ne göre Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 161. maddesine eklenen sekizinci bendinde belirtilen, "TCK'nın 302, 309, 311, 312, 313, 314, 315 ve 316. maddelerinde düzenlenen suçları görev sırasında işlenmiş olsa bile Cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapılır" hükmüne dikkati çekildi.

Bu çerçevede, "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak, anayasayı ihlal, yasama organına karşı suç, hükümete karşı suç, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ne karşı silahlı isyan, silahlı örgüt, silah sağlama ve devletin güvenliğine karşı suçlar ile anayasal düzen ve bu düzen işleyişine karşı suçları", görevde işlemiş olsalar bile yetkili idari merkezden izin alınmaksızın, cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapılabileceğinin anlaşıldığı kaydedildi.

SUÇ TARİHİ 2008 VE SONRASI

Raporda, iletişime müdahaleler gerçekleştirdiği belirlenen sorumlular hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca gereğinin takdir ve ifası istendi.

"Kapsam dışı bırakılan konular ve nedenleri" de belirtilen raporda, olayın öğrenilme tarihi olarak 17 Mart 2014, olay yeri ve tarihi olarak da İstanbul 2008 yılı ve sonrası gösterilirken, hakkında rapor düzenlenen dönemin emniyet görevlilerinin isimlerine yer verildi.

Usulsüzlükle dinlenilen şahıslar, çalıştıkları kurumlar ve ne maksatla dinlenildikleri, belge, bilgi ve yazışmalarla tek tek sıralandığı ve 3 bin sayfayı geçen rapor, 13 klasörden oluşuyor

Dinlemeler 'sistematik, planlı ve organize' yapılmış

İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği raporunda, usulsüz dinleme eylemlerinin "sistematik, planlı ve organize" bir görünüm arz ettiği bildirildi.

Emniyetteki "paralel yapı" iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmanın başlamasını sağlayan İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği raporunda, usulsüz dinleme eylemlerinin "sistematik, planlı ve organize" bir görünüm arz ettiği ve "belirli bir amacı gerçekleştirmeye yönelik" olduğu belirtildi.
 
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişi Turgay Alpman ve polis müfettişi Selim Kutkan tarafından hazırlanan raporda, bazı kişilerin, gerçek isimleri yerine yargıyı yanıltmaya yönelik yanlış ve eksik isim bilgileri kullanılarak dinlenildiği belirtildi.
 
Teknolojik imkanlar ve istihbari veriler göz önüne alındığında, şahısların gerçek kimlik bilgilerinin tespitinin kolayca mümkün olmasına rağmen iletişime müdahalenin yanlış ve eksik isim bilgileriyle müteaddit defa uzatılmasına devam edildiği ifade edilen raporda, iletişime müdahale edilen ilk talep ve kararları ile uzatma talep ve kararlarında gerekçe gösterilen suç faaliyetlerinin "Ergenekon terör örgütü", organize suç örgütü, uyuşturucu madde kaçakçılığı gibi farklılıklar gösterdiği kaydedildi.
 
Bu konuda tutarsızlık ve keyfilik olduğu vurgulanan raporda, "İletişim dinleme karar talep evraklarında imzası bulunan kolluk görevlilerinin, gerçekleri bildikleri halde gerçeğe aykırı belge düzenledikleri, uzatma karar talepleri de dikkate alındığında, gerçeğe aykırı belge düzenlemeye devam ettikleri açık ve saçık ortadadır" denildi.
 
"Teknik takibe gerekçe yok"
 
Dinlenilen eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut ile Hüseyin Şen'in teknik takibinin gerçek isimleriyle yapıldığı belirtilen raporda, ancak bu şahıslar hakkında "Ergenekon terör örgütü"yle ilgili teknik takibe gerekçe teşkil edecek herhangi bir bilgi ve belgenin olmadığı anlatıldı.
 
Raporda, karar talep yazılarında iletişime müdahale edilen şahısların gerek devlet bürokrasisinde gerek ticari hayatta gerekse sosyal ve kültürel yaşamda önemli görevleri, mevkileri ve rolleri bulunduğu vurgulanarak, bunun yanı sıra kamuoyunca tanındığı göz önüne alındığında mahkemelere sunulan karar talep yazılarında bahse konu şahısların açık kimlikleri ile yaptığı mesleklerin yazılmadığı kaydedildi.
 
"Sistematik, planlı ve organize"
 
Raporda, Star gazetesinde 18 Mart 2014'te yayınlanan dinleme listesindeki usulsüz dinleme eylemlerinin "sistematik, planlı ve organize" bir görünüm arz ettiği ve "belirli bir amacı gerçekleştirmeye yönelik" olduğu izlenimi edinildiği belirtildi.
 
Ayrıca Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16 Mart 2014 tarihli soruşturma evrakında da söz konusu yasa dışı dinleme eylemlerinin "yaygın, sistemli ve organize" şekilde yapıldığının anlaşıldığı kaydedilen raporda, dinlemelerin "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bütün temel organlarında, yasama, yürütme, yargı ve diğer idari kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve basın kuruluşları mensupları, ekonomik ve sosyal yaşamın aktörlerine yönelik olduğunun değerlendirildiği" aktarıldı.
 
İnceleme diğer illerde sürüyor
 
Raporda, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğince Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli emniyet müdürlükleri istihbarat şube müdürlüklerinde iletişimin tespit edilmesi, dinlenilmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi çalışmalarının devam ettiği kaydedildi.
 
Yine, 27 ilde 5 ayrı müfettiş grubunca da aynı konulardaki incelemelerin sürdüğü belirtilen raporda, ilgili müfettişlerce raporlar hazırlanacağı bildirildi.AA

<p>Samsun'da eski eşi E.M.'yi sokak ortasında 5 yaşındaki kızlarının önünde öldüresiye döven İbrahim

Samsun'daki caninin ifadesi ortaya çıktı: Bir anda gözüm döndü ve sinir krizi geçirdim

Sosyal medyadan servis ettiler... Haftanın yalanları

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Iğdır'da esnaf ziyareti yaptı

Mavi Vatan 2021 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü başladı