• $8,2364
  • €10,0327
  • 484.788
  • 1441.33
26 Nisan 2021 Pazartesi 21:04 | Son Güncelleme:

Başkan Erdoğan'dan Biden'a "1915" tepkisi: Hakikatlere aykırı ifadeler kullanmıştır

Başkan Erdoğan'dan Biden'a "1915" tepkisi: Hakikatlere aykırı ifadeler kullanmıştır
AA

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi. Başkan Erdoğan, ABD Başkanı Joe Biden'ın 1915 olaylarını "soykırım" olarak nitelediği açıklamasına değinerek, "ABD Başkanı Biden, 24 Nisan günü yayımladığı bir mesajda coğrafyamızda bir asırdan daha uzun süre önce yaşanmış acı olaylarla ilgili mesnetsiz, haksız ve hakikatlere aykırı ifadeler kullanmıştır." ifadelerini kullandı.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi. ABD Başkanı Joe Biden'ın 1915 olaylarını "soykırım" olarak nitelemesine tepki gösteren Başkan Erdoğan, "Hiçbir tarihi ve hukuki temeli olmayan bu ifadeler, milletimizin her ferdi gibi bizi de ziyadesiyle üzmüştür." dedi.

BİDEN'IN 1915 OLAYLARINI "SOYKIRIM" OLARAK NİTELEMESİ

ABD Başkanı Joe Biden'ın 1915 olaylarını "soykırım" olarak nitelediği açıklamasına da değinen Erdoğan, şunları kaydetti:

"ABD Başkanı Biden, 24 Nisan günü yayımladığı bir mesajda coğrafyamızda bir asırdan daha uzun süre önce yaşanmış acı olaylarla ilgili mesnetsiz, haksız ve hakikatlere aykırı ifadeler kullanmıştır. Hiçbir tarihi ve hukuki temeli olmayan bu ifadeler, milletimizin her ferdi gibi bizi de ziyadesiyle üzmüştür. Açıklamadaki ifadelere radikal Ermeni çevrelerin ve Türkiye karşıtı grupların baskısıyla yer verildiğini düşünüyoruz ancak bu durum, ortaya çıkan tablonun iki ülke ilişkileri üzerindeki yıkıcı etkilerini ortadan kaldırmıyor. Türkiye olarak tarihte yaşanan acıların yarıştırılması gibi bir anlayışı kesinlikle insani bulmuyoruz ama şayet böyle bir yola girilecekse bu yarıştan alnı ak, vicdanı müsterih, kalbi mutmain çıkacak tek millet ve devletin biz olduğunu da hatırlatmak isteriz. Amerika ve Avrupa başta olmak üzere bize 'soykırım' ithamını yönelten çevrelerin hepsi de böyle bir mukayese sonrasında insan içine çıkamayacak hale gelecektir. Esasen son 2 asırda en büyük sivil can kayıpları ve buna bağlı nüfus hareketleri Osmanlı coğrafyasında, yani bizim vatanımızda olmuştur."

"İSTİSMARA MÜSAİT MALZEME DEĞİL"

Osmanlı'nın Balkanlar'dan Kafkaslar'a uzanan topraklarındaki nüfusunun neredeyse yarıya yakınını oluşturan 10 milyon insanın yarısının ölüm, yarısının ise sürgün acısı yaşadığına dikkati çeken Erdoğan, şunları dedi:

"Bunu biz söylemiyoruz, bizzat Batılı tarihçiler ifade ediyor. Dikkat ederseniz bu 10 milyon insanla ilgili ne silahlı bir çete fotoğrafı ne geride bıraktıkları kanlı izler ne utanç verici başka hangi bir hikaye göremezsiniz, bulamazsınız."

Bu insanlarla ilgili anıtlara, lobilere, meclis kararlarına ve haklarının aranması anlamına gelecek bir faaliyete de rastlanmadığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

"Sadece dedelerin torunlarına yürekleri burkularak, gözlerinden akan yaşlara engel olamayarak anlattıkları acı hatıraları vardır. Çünkü bu insanlar Türk'tür, çünkü bu insanlar Müslüman'dır. Dolayısıyla Batılının gözünde istismara müsait malzeme değildir. Millet olarak bugüne kadar kendi acılarımızı istismar aracı haline getirme gibi bir zihniyetle hareket etmedik. Bizim acılarımızı kalbimize gömüp sadece ileriye bakma erdemimizi, sanıyoruz bazıları yanlış anlıyor. Buna göre bizim de Batı'da Balkanlar'ın kaybından, Doğu'da uğradığımız işgallerin hesabına, güneyimizde bize verilip tutulmayan sözlere kadar kapsamlı bir muhasebe yapıp ortaya çıkan faturayı da muhataplarımızın önüne koymamız gerekiyor. Hiç sınırlarımız dışına çıkmaya bile gerek yok, Adana'dan Antep ve Maraş'a, İzmir'den Afyon'a, İstanbul'dan Çanakkale'ye, Kars'tan Artvin'e kadar her şehrimiz kendi kayıplarının peşine düşse bile yeter. Aynı yaklaşımı tüm mazlum toplumların, coğrafyaların da göstermesi halinde ortaya nasıl bir sonuç çıkacağını kim bilebilir. Batı'nın Ermeni meselesindeki tutumu ve terör örgütlerine karşı sergiledikleri riyakar tavrın sonu işte bu yola çıkıyor."

Başkan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Tarihteki olayların araştırılması ve hakikatlerin ortaya çıkartılması, bu işin erbabına, tarihçilere bırakılmalıdır, siyasetçilere değil. Yıllardır dile getirilen Ermeni iddiaları konusunda ortak bir tarih komisyonu kurulması teklifimize hala bir cevap alamadık."

Erdoğan, Biden'ın "soykırım" nitelemesine ilişkin, "Radikal Ermeni çevrelerin ve Türkiye karşıtı grupların baskısıyla yer verildiğini düşünüyoruz. Biz kendimize bu kadar güvenirken karşı tarafın iddia sahibi olarak gerçeklerin peşinde koşmak yerine meseleyi ısrarla siyasi zemine taşıması, işin aslını göstermeye zaten tek başına yeterlidir." ifadelerini kullandı.

"24 NİSAN'DA İNSANİ TRAJEDİ ANLAMINDA HİÇBİR ŞEY OLMAMIŞTIR"

Başkan Erdoğan, 1915'te yaşanan olaylara ilişkin şu bilgileri verdi:

"Osmanlı Devleti'nin 24 Nisan'da yaptığı tutuklamaların ardından 27 Mayıs'ta 'Sevk ve İskan Kanunu' çıkartılmış, 1 Haziran'da da uygulamasına geçilmiştir. Yapılan işlem, muhtemel bir tehdide veya tehlikeye değil, bilfiil yürüyen isyana ve artarak süren katliamlara karşı alınmış bir tedbirdir. Aslında 24 Nisan'da insani trajedi anlamında hiçbir şey olmamıştır. 24 Nisan 1915 sadece Osmanlı'nın savaş halinde bulunduğu ülkelerle bir olup aleyhine faaliyet yürüten örgütleri kapatıp, 235 yöneticisini tutukladığı gündür. Osmanlı Devleti, Sevk ve İskan Kanunu'yla, bu katliamları gerçekleştiren çetelerin dayandığı Ermeni nüfusu geçici olarak başka bölgelere gönderme kararı almıştır. Üstelik bu karar, ülkedeki tüm Ermenileri değil sadece çete saldırılarının yoğun olduğu yerlerdeki Ermeni nüfusu kapsamaktadır. Sevk ve iskana tabi tutulanların sayısı ABD'nin raporlarında bile en fazla 600 bin olarak belirtilmektedir ki gerçek rakam daha da azdır. Acaba Amerika'nın arşivlerinde ne kadar belge var, varsa açabiliyor mu? Avrupa'da var mı, açabiliyor mu? Hodri meydan diyoruz."

"HİÇBİR YERDE ERMENİLERE AİT TOPLU MEZARA RASTLAYAMAZSINIZ"

Başkan Erdoğan, ABD Başkanı Joe Biden'a seslenerek, şunları kaydetti:

"Kimsesiz kalmış olan Ermeni çocuklara sahip çıkılarak kendileri için yetimhaneler kurulmuştur Sayın Biden. Mağdur durumda olan Ermeni nüfusa dışarıdan yardım gönderilmesine de hiçbir zaman engel çıkartılmamıştır. Osmanlı, Ermeni nüfusu başka yere göndermemiş, topraklarında yer değiştirtmiştir. 1 hafta süre verilmiş, mazereti olanlar muaf tutulmuştur. Pek çok yerde Ermenilerin katlettiği Türklere ait toplu mezarlar vardır ama hiçbir yerde Ermenilere ait toplu mezara rastlayamazsınız."

"KENDİNİZİ AYNAYA BAKIP BİR DEĞERLENDİRMENİZ LAZIM"

Başkan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Osmanlı'nın Ermeni nüfusu, yer değiştirme işlemi sırasında salgın hastalıktan, asayiş sorunlarından veya güvenlik güçleriyle çatışırken hayatını kaybedenlerin sayısı 150 bini ancak bulmaktadır. Elbette bu 150 bin kişinin her biri bir candır ve önemli bir rakamdır. Gerçek rakamların 1 sıfır ilave ile abartıldığını bizzat Ermeni tarihçilerin ve siyasetçilerin kendileri de itiraf ediyor."

Başkan Erdoğan, "Eğer soykırım diyorsanız şöyle kendinizi aynaya bakıp bir değerlendirmeniz lazım." dedi.

İstanbul'daki Ermeni nüfusu bir ara 650 bine yaklaştığını belirten Erdoğan, şunları aktardı:

"Herhalde insanlar soykırıma uğratıldıkları yere gönüllü olarak geri dönmezler. Bütün gerçekler ortadayken, kalkıp da Türk'e, Türk milletine 'soykırım' yaftasını yapıştıramazsınız. Ermeni iddialarıyla ilgili ortada herhangi bir somut delil olmadığı gibi uluslararası mahkeme kararı da mevcut değildir."

"SADECE BİZE HUSUMET GÖSTERMEKLE KALMIYOR, BİLİME DE İHANET EDİYORLAR"

Erdoğan, "Amerika ve Avrupa ülkeleri, tarihi arşiv belgeleriyle konuşmaktan kaçanların safsatalarının, iftiralarının, yalanlarının yanında yer alarak sadece bize husumet göstermekle kalmıyor, bilime de ihanet ediyorlar." ifadelerini kullandı.

Başkan Erdoğan, bir asır önceki hayallerin bir benzerinin, Ermeni örgütlerinin bıraktığı yerden son 40 yıldır PKK terör örgütü vasıtasıyla hayata geçirilmeye çalışıldığının da farkında olduklarını belirtti.

Erdoğan, Ermeni çevrelerin soykırım yalanının üzerine bu derece abanmalarının sebeplerinden birinin de yaklaşık 1,5 asırdır yaptıkları kıyımlardan ve ihlallerden sorumlu tutulma korkuları olduğunu söyledi.

"ASALA TERÖR ÖRGÜTÜNÜN GERÇEKLEŞTİRDİĞİ SALDIRILARI UNUTMADIK"

Başkan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"ASALA terör örgütünün özellikle 1970'li yıllarda diplomatlarımıza, yani elinde silah olmayan sivil kamu görevlilerine karşı gerçekleştirdiği saldırıları unutmadık, unutmayacağız. Bu alçak eylemlerde hayatlarını kaybeden diplomatlarımızın katillerinin nasıl korunduğunu, cezaevlerinden nasıl salıverildiğini gayet iyi biliyoruz."

"Her ne şekilde kurulmuş olursa olsun Ermenistan devletiyle de iyi komşuluk esasına dayalı bir ilişki tesis etmek istiyoruz." diyen Erdoğan, "Bunun için son 16 yıldır fedakarlığı hep bizim yaptığımız adımlar attık, maalesef bu adımlarımıza samimi bir karşılık bulamadık." dedi.

Başkan Erdoğan, "Son gelişmelerin üzerine tuz biber olan 24 Nisan açıklamasıyla artık Türk-Amerikan ilişkileri bu seviyesinin de çok gerisine düşmüştür." ifadelerini kullandı.

<h3><strong>Haftanın magazin başlıklarını Akşam Gazetesi Magazin Müdürü Barış Kocaoğlu ve Eda Cabul

Kerem Bursin kafelere gidenlere 'salak' dedi, Maldivler'e gitti!

Türkiye'nin ilk silahlı insansız deniz aracı, füze atışlarına hazır

İzmir'de denizin yüzeyini 'deniz marulu' kapladı

Halk pazarları Covid-19 tedbirleriyle açıldı