• $9,3059
  • €10,8323
  • 529.114
  • 1429.85
6 Ekim 2021 Çarşamba 12:11 | Son Güncelleme:

Başkan Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu

Başkan Erdoğan, AK Parti'nin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Yeni anayasa çalışmalarına dair bilgilendirmede bulunan Başkan Erdoğan, muhalefete sert tepki gösterdi. Erdoğan, "Biz yeni Anayasa diyoruz, birileri de çıkıyor 'gerekirse ilk 4 maddeyi de değiştiririz' diyerek hemen PKK güdümündeki siyasi yapıya göz kırpmaya çalışıyor." dedi.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, "Gavurun kılıcını çalan bir anlayışla yapılan işin adı muhalefet değil, taammüden bu ülkeye ve bu millete düşmanlıktır." dedi.

AA'da yer alan habere göre; Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, "Mücadeleyi milletin önünde, er meydanında yapmak yerine kapalı kapılar ardında gizli saklı pazarlıklarla yürütmeye kalkanların akıbeti işte böyle olur. Gerçi şimdi çıkıp buna da itiraz edeceklerdir ama manzara ortada. Bir yanda PKK'nın ve onun güdümündeki HDP'nin sufleleriyle siyaset yapan bir muhalefet genel başkanı diğer yanda aynı partinin vetosuyla hayalinden vazgeçen lafta iyi ama aslında kötü duruma düşmüş bir başka muhalefet genel başkanı. Bu tablonun inkarı mümkün mü?" diye sordu.

"İSTERSENİZ BELGELEYELİM, GÖRÜNTÜLÜ OLARAK İZLEYELİM"

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in "28 Şubat kararlarına ben imza attım. Hepsine de gönülden inanıyorum. Uygulanması gerektiğine de gönülden inanıyorum" sözünü unutmadıklarını belirten Erdoğan, Akşener'in "Başörtüsüne uzanan eli kırarım diyen bendim" sözüyle sergilediği tutarsızlığı milletin gördüğünü söyledi.

Başkan Erdoğan, "İnsanda ilke ve omurga olmayınca işte böyle her devirde ne söylemesi gerekiyorsa onu ağzından saçmaktan geri kalmaz. Bize en ağır ifadelerle saldıran herkes gibi bunların da gerisi envai çeşit rezilliklerle doludur." ifadesini kullandı.

Erdoğan, "İsterseniz belgeleyelim, görüntülü olarak izleyelim" diyerek, İYİ Parti Genel Başkanı Akşener'in geçmişte başörtüsü ile ilgili açıklamalarının da yer aldığı bir videoyu izletti.

Başkan Erdoğan, bu videonun ardından sözlerini şöyle sürdürdü:

"Her şey bir yana, Türkiye, Türk siyaseti, Türk milleti böyle bir fotoğrafı hak etmiyor. Birbirlerinden hiçbir farkı yok, akşam yalan, sabah yalan. Dün söylediğini bugün inkar eden bir yapı. Gavurun kılıcını çalan bir anlayışla yapılan işin adı muhalefet değil, taammüden bu ülkeye ve bu millete düşmanlıktır. Dünyanın başka hiçbir yerinde böyle bir muhalefet anlayışını göremezsiniz, bulamazsınız. Türkiye'yi yönetmek için aday olduklarını açık yüreklikle çıkıp ilan etmekten korkanlara, bu ülke emanet edilemez. Kafalarında gezdirdikleri 40 tilkinin kuyruğunu birbirine dolaştırdıkları için her gün bir başka tarafa savrulanların, yarın hangi çukura yuvarlanacaklarını kimse bilemez. Evlatlarımızın geleceğini, kendileriyle birlikte ülkeye de aynı savrulmaları yaşatmak isteyen kifayetsizlerin ihtiraslarına kurban edemeyiz. Ülkenin gerçek meseleleri üzerine kafa yormak yerine kendi akıllarınca yumuşak karın olarak gördükleri yerlerde yumruk sallayanlara, bu millet Allah'ın izniyle yüz vermeyecektir. Cehaletle riyakarlığın, tembellikle kibrin karışımı, ülkenin ve milletin felaketinden ikbal devşirmeye çalışan bu kirli muhalefet tarzını ve uygulamalarını reddediyoruz."

"YALANCILIĞI VE MÜFTERİLİĞİ YARGI KARARIYLA DA TESCİL EDİLMİŞTİR"

CHP ve Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, hemen her konuda, neresinden tutulsa elde kalacak şekilde tel tel döküldüğünü dile getiren Erdoğan, "CHP'nin başındaki zatın yalanlarını, yanlışlarını, iftiralarını ortaya sermekten doğrusu biz yorulduk. Ama bu zat aynı ahlaksızlıkları mütemadiyen tekrarlamaktan bir türlü vazgeçmiyor. Hani bir söz vardır; 'Allah'tan korkmaz, kuldan utanmaz' diye. Tam da böyle bir profille karşı karşıyayız. Allah'tan korksa iftira atmaz, kuldan utansa yalan söylemez. Kendisi her ikisini de sürekli yaptığı için rahatlıkla bu sözleri ifade edebiliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Kılıçdaroğlu'nun dün partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmaya işaret eden Erdoğan, "Dün yine çıkmış Merkez Bankası'nın İstanbul'daki binasından, Man Adası iftirasına, uyuşturucu parası ve rüşvetten kurlara kadar ilgili ilgisiz bakmadan aklına ne gelirse sallamış da sallamış. Söylenenleri alt alta yazınca ortaya gerçeklikten kopmuş, kendi hayal dünyasında yazdığı senaryoları hakikat sanmaya başlamış bir ruh hali çıkıyor. Bay Kemal, eğer uyuşturucu arıyorsan aynaya bak. AK Parti çatısı altında uyuşturucuyla iştigal eden insan bulamazsın, böyle bir iftirayı AK Parti'ye atamazsın. Hayatı boyunca devletten aldığı maaş dışında bir iş yapmamış, yatırım nasıl yapılır, işletme nasıl kurulur, iş nasıl yapılır konusunda en küçük bir fikri olmayan bu zatın zırvalarına tek tek cevap vermeyi zul addediyorum." görüşünü paylaştı.

Bu iddiaların çoğunun mahkemelere taşındığını bildiren Erdoğan, "Bu zatın aleyhinde verilen ve milyonları bulan tazminat cezalarıyla kendisinin yalancılığı ve müfteriliği yargı kararıyla da tescil edilmiştir. Kamudaki tek icraatı başında bulunduğu Sosyal Sigortalar Kurumu'nu batırmak olan birisinin, devletin stratejik kararlarıyla ilgili altı da üstü de boş hezeyanlarını milletimizin takdirine bırakıyoruz." sözlerini sarf etti.

"BUNLARIN, TÜRKİYE'NİN DÜNÜNDE HERHANGİ BİR İZLERİ, HİZMETLERİ, ESERLERİ DE YOKTUR"

"Kılıçdaroğlu'nun yaptığı işin adının siyasetle, siyasetçilikle ilgisi yoktur." diyen Erdoğan, bu kişinin siyasetin değil tababet ilminin konusu haline geldiğini dile getirdi.

Oturduğu makam itibarıyla Kılıçdaroğlu'nu mazur göremeyeceklerini ifade eden Erdoğan, "Artık bu zatın yaptığı iş, sorumsuzluğun da ötesine geçerek, ülkeye zarar verecek boyuta ulaşmıştır. Bu kişi artık mili güvenlik sorunu haline dönüşmüştür. Türkiye'de bir iktidar sorunu yoktur ama ciddi bir muhalefet problemiyle karşı karşıya olduğumuz gerçektir. İnşallah 2023, sadece Cumhur İttifakı eliyle büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasının değil, aynı zamanda muhalefetin bu prangadan kurtuluşunun müjdesini alacağımız yıl olacaktır." yorumunu yaptı.

"Tarlada izi olmayanın, harmanda yüzü olmaz" sözüne atıfta bulunan Erdoğan, "Bunların, Türkiye'nin dününde herhangi bir izleri, hizmetleri, eserleri de yoktur. Bunların ülkemizin geleceğine dair de dişe dokunur, kayda değer, fikir ve emek ürünü, hesabı kitabı yapılmış hiçbir projeleri mevcut değildir. Daha önemlisi böyle bir niyetleri ve gayretleri de bulunmuyor. Kendilerinin de alenen ifade ettiği yalan, iftira ve çarpıtma siyasetiyle ne bugünümüze bir katkıları olabilir ne de geleceğimize bir faydaları dokunabilir." dedi.

Geçmişte olduğu gibi bundan sonra da ülkeye ve millete eser kazandırmanın, hizmet etmenin, demokrasiyi güçlendirmenin, kalkınmayı hızlandırmanın gayreti içinde olacaklarını belirten Erdoğan, koskoca bir milletin ve coğrafyanın umudu olmanın gereğinin bu olduğunu vurguladı.

"Ülkemizde herhangi bir bireyin veya kesimin hak, hukuk, özgürlük talebi mi var?" diye soran Erdoğan, buna da çözümü kendilerinin üreteceklerini söyledi.

Demokrasi ve kalkınma hamleleri ile Türkiye'ye her alanda nasıl çağ atlattılarsa yarın da büyük ve güçlü Türkiye'yi inşa edeceklerini dile getiren Erdoğan, "Ülkemizi tarihimizde ilk defa sivil bir anayasaya kavuşturma girişimimiz bile bu konuda bizim önümüze kimsenin geçemediğinin işaretidir." diye konuştu.

Başkan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin herhangi bir yerinde yol, su, elektrik, hastane, okul, spor tesisi, viyadükler, herhangi bir altyapı, üstyapı eksiği mi var; o yatırımı biz yaptık, biz yapıyoruz, biz yapacağız. Nerede bir dikili taşınız var. Ankara, İstanbul büyükşehir belediyelerini kazandınız. Asfaltlarını yenileyemiyorsunuz, asfaltlarını. Çukurlardan geçemiyoruz. Nerede belediye? Sular akmıyor, her taraf susuz. Hani belediye? Niye suları akar hale getiremiyorsunuz? Siz dertli değilsiniz ama biz dertliyiz. Bu ülkenin, bizim hizmetlerimizin, eserlerimizin izi olmayan tek bir karış dahi toprağı yoktur."

Türkiye'nin bugüne kadar ki en zorlu mücadeleleri ve en parlak başarılarının hep ekonomi ile birlikte şekillendiğini belirten Erdoğan, "Demokrasi ve kalkınma hamlelerimizin ekonomimize etkisinin en somut örneği küresel vesayet sopası olarak kullanılan IMF borcumuzdan kurtulmuş olmamızdır. Eski Türkiye'yi hatırlayanlar bu başaranın anlamını çok daha iyi bilecektir. Yoklukların, yoksullukların, baskıların zulümlerin Türkiye'sinden bölgesinin ve dünyanın en güçlü bir ülkelerinden haline hangi zorluklarla hangi mücadelelerle gelindiğini kesinlikle unutamayız." dedi.

Erdoğan, gençlerin eskiyi bilmedikleri için bu mukayeseyi yapmakta zorlanacağını vurgulayarak "Gençlere tavsiyemiz, kendilerine emanet edeceğimiz bu ülkenin ve milletin geleceği için kimin ne hayali var, ne projesi var, ne gayreti var ona bakmalarıdır. Sırf konuşmuş olmak için, sırf birilerin hoş gözükmek için, sırf günü kurtarmak için aklına geleni söyleyenden siyaset adamı olmaz, devlet adamı hiç olmaz." diye konuştu.

Başkan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Mesela biz 'Yeni anayasa' diyoruz, birileri de çıkıyor 'Gerekirse ilk dört maddeyi de değiştiririz' diyerek hemen PKK güdümündeki siyasi yapıya göz kırpmaya çalışıyor. Bakıyorsun ittifakın bir diğer kanadı, o da aynı şeyleri söylüyor. Buradan söylüyorum, acaba Anayasa'nın ilk 4 maddesini değiştirme fikri CHP'nin ve dolayısıyla tüm CHP'lilerin iradesi midir? Yoksa Kılıçdaroğlu'nun kişisel fikri midir? Eğer bu CHP'nin kurumsal iradesiyse ortada ülkemiz açısından çok vahim bir sorun var demektir. Çünkü bu durumda CHP Anayasa gibi temel bir konudan başlayarak tümüyle HDP'nin vesayetine girmiş demektir. Yok eğer bu Kılıçdaroğlu'nun kendi görüşüyse bu durumda da partisinin politikalarından farklı ajandaya sahip bir siyasetçiyle karşı karşıyayız demektir."

"HDP'NİN O DÖNEMKİ YÖNETİCİLERİ ONLARCA MASUM İNSANIN KANINI DÖKMÜŞTÜR"

Bugün 6-8 Ekim olaylarının 7'inci yıl dönümü olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Kandil'deki PKK elebaşlarının çağrısı üzerine HDP'nin o dönemki yöneticileri Suriye'deki olayları bahane ederek yandaşlarını sokaklara salmış onlarca masum insanın kanını dökmüştür. Gördükleri her sakallıyı, kendilerinden olmayan herkesi linç eden bu gözü dönmüş alçakların Yasin Börü başta olmak üzere pek çok masum insanı nasıl vahşice katlettiğini daha dün gibi biliyoruz. Okulları, yurtları otobüsleri evleri, sokakları ateşe veren azgın güruhu harekete geçirenler bugün cezaevinde ellerindeki kanın hesabını veriyor." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kılıçdaroğlu da aynı dönemde masumların kanlarının hesabını sormak yerine PKK ve HDP'nin sokağa saldığı azgın güruha 'Hükümet bütün bu sorunları başımıza açan kendisi değilmiş gibi şimdi de misliyle vereceği cezalarla halkı sindirmeye çalışmaktadır.' diyerek bunlara arka çıkmıştır. CHP'nin kimi milletvekillerinin kimi parti yöneticilerinin sergiledikleri rezillikleri saymıyorum bile... Tek parti dönemindeki faşist uygulamaları zaten başlı başına yüz karası olan CHP'nin 28 Şubat'tan 6-8 Ekim olaylarına, Suriye meselesinden Akdeniz'deki gelişmelere kadar yakın tarihimizin her kritik meselesinde nasıl ülkenin ve milletin karşısında saf tuttuğunu unutamayız."

Konuşmasında "Türkiye'nin tüm sınır ötesi harekatlarını, bölgesel ön alma amaçlı tüm diplomatik çabalarını engellemeye çalışan bu partinin yerli de milli olmayan politikalarını milletimize her fırsatta tekrar tekrar anlatacağız." ifadelerine yer veren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Tarih, CHP gibi Cumhuriyet'in en eski partisini, HDP gibi bir terör örgütü kuklası emrine verenlerden elbette hesap soracaktır. Tabi bir de CHP'nin başını çektiği ittifakın diğer ortağı olan parti ve onun başındaki hanımefendi var. CHP bir yandan ittifakın bir türlü adı konmayan partisi HDP'yi bir yandan resmi ortağı bu partiyi idare etmek için adeta kırk takla atıyor. HDP'nin Millet İttifakı'nın ortağı olduğu gerek bu partinin yöneticilerinin beyanlarıyla, gerekse CHP'nin belediyelerindeki uygulamalarıyla inkarı mümkün olmayan bir gerçek ortaya çıkmıştır. İYİ Partinin bu gerçeğe kör sağır kalarak kendi konumunu koruma çabası artık sürdürülebilir değildir. Bu partinin başındaki hanımefendinin cumhurbaşkanlığından vazgeçip başbakanlığa talip olması da esasen bu trajikomik görüntüyle ilgilidir. HDP tarafı hanımefendinin cumhurbaşkanlığı adaylığını asla kabul etmeyeceğini zaten açıklamıştır. Yani bir anlamda HDP Milet İttifakı'ndaki gizli ortaklık hakkını kullanarak bu hanımefendiyi veto etmiştir."

Türkiye'nin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yönetildiğini anımsatan Erdoğan, "Ve sistemin devam edeceği gün gibi aşikarken hayali bir makama talip olunmasının gerisinde bu vetonun bu dayatmanın sineye çekilmesi vardır. Lafa gelince vatan millet edebiyatıyla mangalda kül bırakmayanların terör örgütünün güdümünde siyaset yapar duruma düşmesi büyük bir acizliktir, Allah kimseyi böyle bir duruma düşünmesin." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, "Mücadeleyi milletin önünde, er meydanında yapmak yerine kapalı kapılar ardında gizli saklı pazarlıklarla yürütmeye kalkanların akıbeti işte böyle olur. Gerçi şimdi çıkıp buna da itiraz edeceklerdir ama manzara ortada. Bir yanda PKK'nın ve onun güdümündeki HDP'nin sufleleriyle siyaset yapan bir muhalefet genel başkanı diğer yanda aynı partinin vetosuyla hayalinden vazgeçen lafta iyi ama aslında kötü duruma düşmüş bir başka muhalefet genel başkanı. Bu tablonun inkarı mümkün mü?" diye sordu.

"İSTERSENİZ BELGELEYELİM, GÖRÜNTÜLÜ OLARAK İZLEYELİM"

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in "28 Şubat kararlarına ben imza attım. Hepsine de gönülden inanıyorum. Uygulanması gerektiğine de gönülden inanıyorum" sözünü unutmadıklarını belirten Erdoğan, Akşener'in "Başörtüsüne uzanan eli kırarım diyen bendim" sözüyle sergilediği tutarsızlığı milletin gördüğünü söyledi.

Başkan Erdoğan, "İnsanda ilke ve omurga olmayınca işte böyle her devirde ne söylemesi gerekiyorsa onu ağzından saçmaktan geri kalmaz. Bize en ağır ifadelerle saldıran herkes gibi bunların da gerisi envai çeşit rezilliklerle doludur." ifadesini kullandı.

Erdoğan, "İsterseniz belgeleyelim, görüntülü olarak izleyelim" diyerek, İYİ Parti Genel Başkanı Akşener'in geçmişte başörtüsü ile ilgili açıklamalarının da yer aldığı bir videoyu izletti.

Başkan Erdoğan, bu videonun ardından sözlerini şöyle sürdürdü:

"Her şey bir yana, Türkiye, Türk siyaseti, Türk milleti böyle bir fotoğrafı hak etmiyor. Birbirlerinden hiçbir farkı yok, akşam yalan, sabah yalan. Dün söylediğini bugün inkar eden bir yapı. Gavurun kılıcını çalan bir anlayışla yapılan işin adı muhalefet değil, taammüden bu ülkeye ve bu millete düşmanlıktır. Dünyanın başka hiçbir yerinde böyle bir muhalefet anlayışını göremezsiniz, bulamazsınız. Türkiye'yi yönetmek için aday olduklarını açık yüreklikle çıkıp ilan etmekten korkanlara, bu ülke emanet edilemez. Kafalarında gezdirdikleri 40 tilkinin kuyruğunu birbirine dolaştırdıkları için her gün bir başka tarafa savrulanların, yarın hangi çukura yuvarlanacaklarını kimse bilemez. Evlatlarımızın geleceğini, kendileriyle birlikte ülkeye de aynı savrulmaları yaşatmak isteyen kifayetsizlerin ihtiraslarına kurban edemeyiz. Ülkenin gerçek meseleleri üzerine kafa yormak yerine kendi akıllarınca yumuşak karın olarak gördükleri yerlerde yumruk sallayanlara, bu millet Allah'ın izniyle yüz vermeyecektir. Cehaletle riyakarlığın, tembellikle kibrin karışımı, ülkenin ve milletin felaketinden ikbal devşirmeye çalışan bu kirli muhalefet tarzını ve uygulamalarını reddediyoruz."

"YALANCILIĞI VE MÜFTERİLİĞİ YARGI KARARIYLA DA TESCİL EDİLMİŞTİR"

CHP ve Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, hemen her konuda, neresinden tutulsa elde kalacak şekilde tel tel döküldüğünü dile getiren Erdoğan, "CHP'nin başındaki zatın yalanlarını, yanlışlarını, iftiralarını ortaya sermekten doğrusu biz yorulduk. Ama bu zat aynı ahlaksızlıkları mütemadiyen tekrarlamaktan bir türlü vazgeçmiyor. Hani bir söz vardır; 'Allah'tan korkmaz, kuldan utanmaz' diye. Tam da böyle bir profille karşı karşıyayız. Allah'tan korksa iftira atmaz, kuldan utansa yalan söylemez. Kendisi her ikisini de sürekli yaptığı için rahatlıkla bu sözleri ifade edebiliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Kılıçdaroğlu'nun dün partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmaya işaret eden Erdoğan, "Dün yine çıkmış Merkez Bankası'nın İstanbul'daki binasından, Man Adası iftirasına, uyuşturucu parası ve rüşvetten kurlara kadar ilgili ilgisiz bakmadan aklına ne gelirse sallamış da sallamış. Söylenenleri alt alta yazınca ortaya gerçeklikten kopmuş, kendi hayal dünyasında yazdığı senaryoları hakikat sanmaya başlamış bir ruh hali çıkıyor. Bay Kemal, eğer uyuşturucu arıyorsan aynaya bak. AK Parti çatısı altında uyuşturucuyla iştigal eden insan bulamazsın, böyle bir iftirayı AK Parti'ye atamazsın. Hayatı boyunca devletten aldığı maaş dışında bir iş yapmamış, yatırım nasıl yapılır, işletme nasıl kurulur, iş nasıl yapılır konusunda en küçük bir fikri olmayan bu zatın zırvalarına tek tek cevap vermeyi zul addediyorum." görüşünü paylaştı.

Bu iddiaların çoğunun mahkemelere taşındığını bildiren Erdoğan, "Bu zatın aleyhinde verilen ve milyonları bulan tazminat cezalarıyla kendisinin yalancılığı ve müfteriliği yargı kararıyla da tescil edilmiştir. Kamudaki tek icraatı başında bulunduğu Sosyal Sigortalar Kurumu'nu batırmak olan birisinin, devletin stratejik kararlarıyla ilgili altı da üstü de boş hezeyanlarını milletimizin takdirine bırakıyoruz." sözlerini sarf etti.

"BUNLARIN, TÜRKİYE'NİN DÜNÜNDE HERHANGİ BİR İZLERİ, HİZMETLERİ, ESERLERİ DE YOKTUR"

"Kılıçdaroğlu'nun yaptığı işin adının siyasetle, siyasetçilikle ilgisi yoktur." diyen Erdoğan, bu kişinin siyasetin değil tababet ilminin konusu haline geldiğini dile getirdi.

Oturduğu makam itibarıyla Kılıçdaroğlu'nu mazur göremeyeceklerini ifade eden Erdoğan, "Artık bu zatın yaptığı iş, sorumsuzluğun da ötesine geçerek, ülkeye zarar verecek boyuta ulaşmıştır. Bu kişi artık mili güvenlik sorunu haline dönüşmüştür. Türkiye'de bir iktidar sorunu yoktur ama ciddi bir muhalefet problemiyle karşı karşıya olduğumuz gerçektir. İnşallah 2023, sadece Cumhur İttifakı eliyle büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasının değil, aynı zamanda muhalefetin bu prangadan kurtuluşunun müjdesini alacağımız yıl olacaktır." yorumunu yaptı.

"Tarlada izi olmayanın, harmanda yüzü olmaz" sözüne atıfta bulunan Erdoğan, "Bunların, Türkiye'nin dününde herhangi bir izleri, hizmetleri, eserleri de yoktur. Bunların ülkemizin geleceğine dair de dişe dokunur, kayda değer, fikir ve emek ürünü, hesabı kitabı yapılmış hiçbir projeleri mevcut değildir. Daha önemlisi böyle bir niyetleri ve gayretleri de bulunmuyor. Kendilerinin de alenen ifade ettiği yalan, iftira ve çarpıtma siyasetiyle ne bugünümüze bir katkıları olabilir ne de geleceğimize bir faydaları dokunabilir." dedi.

Geçmişte olduğu gibi bundan sonra da ülkeye ve millete eser kazandırmanın, hizmet etmenin, demokrasiyi güçlendirmenin, kalkınmayı hızlandırmanın gayreti içinde olacaklarını belirten Erdoğan, koskoca bir milletin ve coğrafyanın umudu olmanın gereğinin bu olduğunu vurguladı.

"Ülkemizde herhangi bir bireyin veya kesimin hak, hukuk, özgürlük talebi mi var?" diye soran Erdoğan, buna da çözümü kendilerinin üreteceklerini söyledi.

Demokrasi ve kalkınma hamleleri ile Türkiye'ye her alanda nasıl çağ atlattılarsa yarın da büyük ve güçlü Türkiye'yi inşa edeceklerini dile getiren Erdoğan, "Ülkemizi tarihimizde ilk defa sivil bir anayasaya kavuşturma girişimimiz bile bu konuda bizim önümüze kimsenin geçemediğinin işaretidir." diye konuştu.

Başkan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin herhangi bir yerinde yol, su, elektrik, hastane, okul, spor tesisi, viyadükler, herhangi bir altyapı, üstyapı eksiği mi var; o yatırımı biz yaptık, biz yapıyoruz, biz yapacağız. Nerede bir dikili taşınız var. Ankara, İstanbul büyükşehir belediyelerini kazandınız. Asfaltlarını yenileyemiyorsunuz, asfaltlarını. Çukurlardan geçemiyoruz. Nerede belediye? Sular akmıyor, her taraf susuz. Hani belediye? Niye suları akar hale getiremiyorsunuz? Siz dertli değilsiniz ama biz dertliyiz. Bu ülkenin, bizim hizmetlerimizin, eserlerimizin izi olmayan tek bir karış dahi toprağı yoktur."

Erdoğan, nükleer güç santralinden 1915 Çanakkale Köprüsü'ne, elektrikli otomobilden insansız hava araçlarına kadar, dünyanın geleceğinde söz sahibi olunmasını sağlayacak hangi yatırım varsa hepsinin altında imzalarının olduğunu ve olacağını söyledi.

İstanbul'da 72 katlı Merkez Bankası binası yapıldığını anımsatan Erdoğan, "Çıkmış açıklama yapıyor: 'Ben geldiğimde orayı öğrenci yurdu haline dönüştüreceğim.' Ya bu adama ne dersiniz? Dedim ya, bu, tababet ilminin iştigal alanına giriyor. Biz bunu yaptık ve Merkez Bankasını da oraya taşıyoruz, taşıyacağız. Senin gücün ona yetmez. Aklı erse, New York'ta yaptığımız Türkevi'ni de yurt yapma kararı olarak açıklayabilir. O da 36 kat. Bunları neresinden tutup nasıl anlatalım?" diye sordu.

"Ülkemizde kadınlarımızın herhangi bir sorunları veya beklentileri ile ilgili mücadelesi mi var, öncüsü biz olduk, biz olacağız." diyen Erdoğan, "Bu alanda yaptığımız tarihi reformları sürdürmenin yanında yıllardır kadın hakları savunuculuğu kisvesinin altına saklanan, kendi içlerindeki taciz, tecavüz, hırsızlık, bütün bu iğrençliklerin üstünü örtmeye kalkanların gerçek yüzlerini de ifşa edeceğiz." değerlendirmesini yaptı.

"BU ÜLKENİN HER KARIŞ TOPRAĞINA AŞKLA BAĞLIYIZ"

Erdoğan, Türkiye'de gençlerin teknolojide, yenilikçilikte, girişimcilikte, araştırma-geliştirmede, üretimde ihtiyacı varsa, hepsinin projelerini kendilerinin hayata geçirdiklerine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şimdi bir Teknofest kuşağını inşa ediyoruz. Teknofest başta olmak üzere gençlerimiz ile bir araya geldiğimiz her platformda aslında onları en iyi bizim anladığımızı, taleplerini en doğru cevapları bizim verebildiğimizi görüyoruz. Roketten yapay zeka yazılımlarına, yenilenebilir enerji sistemlerinden sağlık endüstrisi araçlarına kadar her alanda, gençlerimizle çok daha yakın ve sıkı bir yoldaşlık yapıyoruz ve yapacağız. Velhasıl Türkiye'nin geçtiğimiz 20 yılına nasıl damgamızı vurmuş, Cumhuriyet tarihinin tamamında yapılanların katbekat fazlasını nasıl gerçekleştirmişsek, bundan sonra da aynı şekilde AK Parti'nin eser ve hizmet siyaseti bayrağını zirvede tutmayı sürdüreceğiz. Ülkemizin 81 vilayetinin ve 84 milyon vatandaşımızın tamamını kucaklayarak hiçbir konuyu eksik, hiçbir meseleyi çözümsüz bırakmadan gece gündüz çalışıyoruz ve çalışacağız. Çünkü biz bu ülkenin her karış toprağına aşkla bağlıyız."

"FABRİKA GÖRSEN BAŞKA BİR ŞEY ZANNEDERSİN"

Bu hafta da Adana Ceyhan'da olacaklarını anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Utanmadan, sıkılmadan 'Bu iktidar fabrika filan açmadı, açmıyor.' diyor. Daha geçenlerde ben 26 tane fabrikanın açılışı yaptım. Şimdi bu hafta Adana'da yine fabrika açılışları yapacağım bay Kemal. Senin aklın bu işlere ermez. Bir dikili ağacın yok. Bu işler bizim. Sen zaten fabrika görsen başka bir şey zannedersin. Biz bu milletin her ferdini gönülden sevdik, gönülden seviyoruz. Çünkü biz koskoca bir medeniyetin ve koskoca bir coğrafyanın tek umuduyuz. Göreve geldiğimizde savunmada yüzde 20 karşılayabiliyorduk ama şimdi yüzde 80'e yürüdük. Yüzde 20'den yüzde 80'e. Biz İHA'yı üretemez, alamazken, şimdi İHA'yı da SİHA'yı da Akıncı'yı da hem üretebilir hem de ihraç edebilir hale geldik. Bunun için siyaseti, günü kurtarmak değil maziden atiye kurduğumuz o köprüyü güçlendirmek için yapıyoruz. Bunun için attığımız her adımı, tarihimizin ve kültürümüzün üzerimize yüklediği sorumluluk bilinciyle atıyoruz. Bunun için geleceğe kendimizin değil bizden sonraki tüm nesillerin istikbali olarak bakıyoruz. Rabb'imden bu kutlu yolda bizleri mahcup etmemesini, çıktığımız seferi zaferle neticelendirmesini diliyoruz."

"YURTLAR İFTİHAR VESİLESİ BİR DÜZEYDE"

Türkiye'nin en büyük mesafeleri katettiği alanlardan birinin de üniversite kapasitesi, yurdu, kredisi ve diğer tüm unsurlarıyla yüksek öğretim olduğunu belirten Erdoğan, dün yeni akademik yıl açılış töreni vesilesiyle bu alanda yapılanları, kapsamlı şekilde kamuoyuyla bir kez daha paylaştıklarını anımsattı.

Yurtlar meselesi üzerinde kısa da olsa durmak istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ekranları başında bizi izleyen milletime, gençliğe özellikle seslenmek istiyorum; Türkiye, dünyanın açık ara en fazla yüksek öğretim öğrenci yurdu kapasitesine sahip ülkesidir." dedi.

Erdoğan, Türkiye'de 724 bin kamu ve 300 bin özel sektörüyle toplamda 1 milyonun üzerinde yurt kapasitesi varken aynı rakamın İngiltere'de 550 bin, Fransa'da 365 bin, Almanya'da 290 bin İspanya'da 91 bin olduğunu aktararak, "Kredi Yurtlar Kurumumuz bugünkü 724 bin yatak kapasitesine 180 bin gibi bir yerden gelmiştir. Bizden önceki dönemde 180 bin, şimdi ise 724 bin. Yetmez, halen süren yatırımlarla birkaç yıl içinde bu rakama 110 bin kapasite daha ilave edeceğiz. Sadece yatak kapasitesini artırmakla kalmadık yurtlarımızın donanımını da otel konforunda yükselttik. Eskiden 30-40 kişilik koğuşlarda kalan öğrencilerimiz artık 3-4 kişilik, içinde yatağı, dolabı, çalışma masası, banyosu, tuvaleti, interneti olan odalarda hayatlarını sürdürüyorlar. Dolayısıyla ülkemizdeki yurtlar iftihar vesilesi bir düzeydedir." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, yurtlarla ilgili "Bir senede ben bu sorunu çözmezsem siyaseti bırakırım" sözlerini anımsatarak "Sen bunu ilk defa söylemiyorsun ki çok söyledin bunu." diye konuştu.

Toplantıda, yurtlarda öğrencilere verilen hizmetlerle ilgili video gösterimi yapıldı.

<p><i>'Allah bir nefes gibi yakın</i></p><p><i>Gökyüzü bir nefes kadar uzakta.</i></p><p><i>Gidecekt

Bayraktar olmak, bayrağa adanmak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Togo'ya geldi

Bufalonun hatası canına mal oluyordu! İşte o anlar...

İsrailli dalgıç Akdeniz'de Haçlılardan kalma kılıç buldu