• $7,9377
  • €9,3938
  • 484.679
  • 1198.32
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54
21 Şubat 2020 Cuma 01:44 | Son Güncelleme:

Bakan Akar darbe iddiaları hakkında konuştu: Rand Corporation'ın raporu ne amaçla hazırlandı?

Bakan Akar darbe iddiaları hakkında konuştu: Rand Corporation'ın raporu ne amaçla hazırlandı"

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar darbe iddiaları hakkında konuştu. Rand Corporation'ın raporunu değerlendiren Akar "Herkes o raporu bir şekilde kendi amaçları doğrultusunda kullanmak suretiyle bir yerlere varmaya, birtakım sonuçlar çıkarmaya çalışıyor" dedi.

Akar, katıldığı televizyon programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Bakan Akar, Rand Corporation adlı düşünce kuruluşunun "Türkiye'nin Milliyetçi İstikameti ve bunun ABD-Türk Stratejik Ortaklığı ve ABD Silahlı Kuvvetleri Üzerindeki Etkileri" başlıklı 276 sayfalık raporundaki darbe iddialarının hatırlatılarak, "Bir darbe tehlikesi var mı?" şeklindeki soru üzerine, şöyle konuştu:

RAND CORPORATİON'IN RAPORU NE AMAÇLA HAZIRLANDI?

"Bu Rand raporu hangi amaçla, ne amaçla hazırlandı? Onları mahfuz kalmak kaydıyla oradan çıkan, amaçları bu veya değil, fakat oradan üretilen bir fitne var, fesat var, nifak var ve kurnazlıklar var. Herkes o raporu bir şekilde kendi amaçları doğrultusunda kullanmak suretiyle bir yerlere varmaya, birtakım sonuçlar çıkarmaya çalışıyorlar." ifadelerini kullandı. 

Cumhurbaşkanlığı kararıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin Milli Savunma Bakanlığı bünyesine alındığını anımsatan Akar, şöyle konuştu:

"Bizler, komuta grubu olarak, bakan, genelkurmay başkanı, kara, deniz, hava kuvvet komutanlarımız, anayasa çerçevesinde, aklın ve bilimin ışığında, yasalar doğrultusunda görevinin başında, milletinin emrinde, bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın, açık ve net. Dolayısıyla biz burada bu çalışmaları yaparken, ne  olup ne olmayacağı, neler olabileceği konusunda 15 Temmuz'u yaşamış insanlar olarak, tedbirlerimizi, çalışmalarımızı, koordinasyonumuzu, Milli İstihbarat Teşkilatımızla, ilgili bakanlıklar, ilgili kurum ve kuruluşlar, İçişleri Bakanlığımızla, Emniyet Genel Müdürlüğümüzle, Jandarma Genel Komutanlığımızla her anlamda karşılıklı diyalog, koordinasyon içinde çalışmalarımızı büyük bir hassasiyetle büyük bir dikkatle sürdürüyoruz. Burada aslolan hiyerarşidir."

  Akar,  "Türk Silahlı kuvvetlerinin ve askerin, vazifesinin gereklerini yapması ve vazife sınırları içinde kalması", "hukuka uygun, yasa, yönerge, yönetmelikler çerçevesinde çalışılması" ve "her şeyin şeffaf olması." konusunda herkesin büyük bir fedakarlık ve kahramanlık içinde kendilerine verilen görevleri yapmaya çalıştığını söyledi. 

Türk Silahlı Kuvvetlerinin meşguliyeti konusunda NATO'daki operasyonel seviyeye ilişkin kıyaslamada bulunan Akar, 29 NATO ülkesinin ancak "2 büyük operasyon yapabiliriz, 6 küçük operasyon yapabiliriz." dediğini, Türkiye'nin şu anda sayısal olarak, bu rakamın üzerinde olduğunu ifade etti. 

Rand raporunun, Türkiye'nin operasyonel başarısını yıpratmaya yönelik olup olmadığına ilişkin soruya Akar, "Bazıları ülkemizde, medyadan, siyasetten, akademik çevrelerden, bir şekilde halk arasında bu raporun dışında fitneye, fesata, nifaka sebep olabilecek şekilde zaten muğlak olan bazı ifadeleri, biraz daha çarpıtılarak ortaya konulmakta. Bu tabii ki ülkemizin istikrarına zarar vermekte, silahlı kuvvetlerin moral, motivasyonunu olumsuz etkilemekte ve bizim buradaki meşguliyetimizi de bir şekilde artırmakta." diye konuştu. 

Akar, Rand Raporu'nun iyi okunması gerektiğine işaret ederek, raporda kendisiyle ilgili ABD ve diğer muhataplar için "kilit muhatap" olduğuna ilişkin ifadeleri hatırlattı.

 Akar, "kilit" sözünün hatalı tercüme edildiğini vurgulayarak, Silahlı Kuvvetlerinin, Milli Savunma Bakanlığı bünyesine alınmasının ardından bir bakan geldiğinde, savunma ve güvenlik konularında bakanlık düzeyinde muhatap olarak, kendilerine geldiklerine dikkati çekti.

Bunun, "çok doğal bir şey" olduğunu belirten Akar, "Buradaki ifade bir şekilde çarpıtılıp, Amerika ve diğer ülkeler, 'diğer ülkeler' de kaldırılıp, 'key' kelimesi de tercüme edilirken alıp başını gitti, 'Amerikan yanlısı' olduk. Bu gerçekten büyük bir cehalet. Bilgisi olmadan kanaat sahibi olmaya çalışanlar. Doğrusu çok açık ve net burada, burada saklı gizli bir şey yok. Bu yapısıyla Milli Savunma Bakanlığı doğal olarak, Türkiye'ye savunma ve güvenlik konusunda gelen bakanların ana muhatabıdır. Doğal bu. 'diğer ülkeleri' de kaldırmışlar. Okuyanların lütfen bunu görmesi lazım. Buna göre bakmak, ona göre yorum yapmak lazım." şeklinde konuştu. 

Akar, bu konuda herkesi dikkate ve hassasiyete davet etti. 

"SİLAHLI KUVVETLERİMİZ, BU FETÖ'DEN TEMİZLENDİKÇE GÜÇLENMEKTEYİZ"

FETÖ ile mücadele konusundaki soru üzerine Akar, "şüphe aklın yarısıdır" anlayışıyla işlerini, olayı ötelemeden, aynı hassasiyetle, örnek düzeyde, fedakarlık ve kahramanlıkla yaptıklarını söyledi. 

"Biz hiçbir zaman silahlı kuvvetlerde FETÖ ile mücadele bitti demedik, demeyeceğiz." ifadesini kullanan Akar, bu bağlamda yeni bilgi, belge, deliller geldikçe Cumhuriyet savcılıkları, MİT, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Emniyet istihbaratla çok yapıcı ve çok yakın iş birlikleriyle, bu konuda yapılması gereken ne varsa yapıldığını anlattı. 

Aynı şiddetle aynı tempoda, hassasiyetlerini kaybetmeden FETÖ ile mücadelelerini sürdürdüklerini anlatan Akar, şu değerlendirmede bulundu:

"Şu ana kadar da 24 bin 185 kişiye işlem yapıldı. Her geçen gün bu rakam değişiyor ve devam ediyor. Şu ana kadar bu yasal düzenlemeler çerçevesinde bir de bakan onayıyla atılanlar, ihraç edilenler var. Oda tarafımızdan, bizim imzamızla 3 bin 963 kişi ihraç edildi. Dolayısıyla bu mücadelede azalma, eksilme, yavaşlama, sapma asla söz konusu değil. Yapılması gereken ne varsa bunların hepsi aynı hassasiyetle yapıldı, yapılmaya devam ediyor. Şunu görüyoruz. Biz, silahlı kuvvetlerimiz, bu FETÖ'den temizlendikçe gücümüz artmakta, güçlenmekteyiz." 

Bakan Akar, bir tarafta terörle mücadelede hudut güvenliği sağlanırken, diğer tarafta Irak'ın kuzeyi, Barış Pınarı, Fırat, Zeytin Dalı, İdlib'de faaliyetlerin sürdüğüne işaret ederek, "Deniz Kuvvetlerimiz, Hava Kuvvetlerimiz gerçekten çok yoğun bir şekilde çalışmalarını sürdürmekte. Bazı günlerde 250 civarında sorti üretebilmekteyiz. Çok büyük bir rakam bu hava kuvvetlerinde. Deniz Kuvvetlerimiz bir anda Ege'de, Doğu Akdeniz'de, Orta Akdeniz'de 15-20-25 gemiyle faaliyet sürdürebilmekte. Bütün komandolarımız görevli şu anda. Özel Kuvvetlerimizin tamamı görevli. Bunları topladığımız, çarpıp böldüğümüz zaman inanın NATO'nun ürettiği, imkan ve kabiliyete eş değer bir kabiliyetimiz var şu an, 30 ülkenin." diye konuştu. 

Silahlı kuvvetlerin kahramanlığını, fedakarlığını, Mehmetçiğin moral ve motivasyonunu etkileyecek konularda dikkatli ve hassas olunması gerektiğine dikkati çeken Bakan Akar, "Sonunda 'pardon' denilecek, konuşmalardan, yazılardan kaçınmak lazım." dedi.

FETÖ mücadelesi konusunda geçmişle bugün arasında bir kıyaslama yapıp yapmadıklarına ilişkin soruya da Akar, "Biz o günlerden de ders çıkarmak suretiyle şu andaki problem, harekat sahalarımız, yapılması gereken görevlerimiz, vazifelerimiz, dikkat edilmesi gereken hassasiyetler var. Bunlarla birlikte faaliyetlerimizi görevlerimizi kazasız, belasız, 'Allah utandırmasın' diye yerine getirmeye çalışıyoruz." değerlendirmesini yaptı. 

Vesayet tartışmalarına ilişkin vesayet talebi görüp görmedikleri ve sivil asker ilişkilerinin değişip değişmediğine yönelik soruya Akar, Cumhurbaşkanı, bakanlar, kurumlar, Genelkurmay Başkanı,  kuvvet komutanlıkları ve ona göre hiyerarşik bir yapı içinde gayet mükemmel bir ilişkileri olduğunu, modern bir hukuk devletindeki asker- sivil ilişkilerinden bir farkları olmadığını anlattı. 

Akar, Rand Raporu'na ilişkin bir başka soru üzerine, ABD'de bu tür düşünce kuruluşu sayısının çok olduğunu, böyle raporların üretildiğini anlatarak, bunların ne abartılması ne de küçük görülmemesini, yerinde değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. 

Akar,  "Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, egemen ve bağımsız bir devletiz bunun iyi anlaşılması lazım. Buna göre bizim yapmamız gereken neyse ülkemizin hak ve menfaatlerinden hareketle silahlı kuvvetlerimizin etkin caydırıcı ve saygınlığını güçlendirmek açısından yapmamız ne gereken ne varsa yaptık, yapmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. 

(AA)

<p>Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yüz yüze eğitime genel olarak yüzde 80'lerde bir katılım olduğun

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: Yüz yüze eğitime genel olarak yüzde 80'lerde bir katılım var

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Başkan Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Markar Esayan'ın cenaze törenine katıldı

Büyükçekmece'de bir eğitim uçağı boş araziye düştü.