Pazarcık ve Elbistan merkezli 6 Şubat 2023'teki 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin ardından merkez Sur ilçesinde bulunan klasik Osmanlı dönemine ait Mimar Sinan'ın eseri Behram Paşa Camisi'nde az hasar oluştu.
Bu kapsamda yapılan raspa çalışmalarında caminin doğu ve batı kısmında özgün yapıya uymayan duvar örgüsü tespit edildi.
"Cami mükemmel bir yapım tekniği ile yapılmış"
Dicle Üniversitesi (DÜ) Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neslihan Dalkılıç, AA muhabirine, caminin 1564-1572 yılları arasında inşa edilen klasik Osmanlı dönemi camilerinin en görkemli örneklerinden biri olduğunu söyledi.
Depremde hasar gören tarihi yapılarda restorasyon çalışmalarına başlandığını belirten Dalkılıç, Behram Paşa Camisi'nin de bu yapılardan biri olduğunu bildirdi.
Restorasyonun Gazi ve Dicle üniversitelerinden profesörlerin yer aldığı "Bilim Kurulu" üyelerinin gözetiminde yürütüldüğünü kaydeden Dalkılıç, bütün çalışmaların hassas bir şekilde yapıldığını vurguladı.
Dalkılıç, daha önce caminin proje çalışmalarının yapıldığını ancak ilk defa günümüz teknolojisiyle lazer tarama sistemleri kullanılarak yeni projeler üretildiğini dile getirerek, bu kapsamda rölöve çizimlerinin yapıldığını, restütisyon ve restorasyon projelerinin hazırlandığını aktardı.
Yapılan çalışmanın tüm dünyada yapılan çağdaş restorasyon teknikleriyle aynı olduğuna dikkati çeken Dalkılıç, şöyle konuştu:
"Deprem sonrası birçok camide çalışma yaptık. Camilerin birçoğunda ciddi hasarlar var. Bu camide de deprem hasarlarını daha iyi anlamak için kapsamlı temizlik ve sıva raspası yapıldı. Birçok camide sıva raspası sonrası çok ciddi, kılcal ve daha kapsamlı yapısal çatlaklara rastladık ama bu camide ciddi bir sorunla karşılaşmadık. Cami mükemmel bir yapım tekniği ile yapılmış ve yapısal olarak çok iyi durumda."
Camide ilk defa kapsamlı restorasyon çalışması yapıldığı için yeni verilere ulaştıklarını bildiren Dalkılıç, şöyle devam etti:
"Sıva raspası sonrasında caminin doğu ve batı taraflarında tonozun üst kısmında özgün dokuyla uyumsuz bir duvar örgüsü tespit ettik. Duvarın özgün dokuya uymayan tuğla örgüsünden o bölümün daha sonra kapatıldığını anladık. Bu bölümü özenle söktürdük ve tuğladan yapılmış, çatıya çıkan biri 11, diğeri ise 13 basamaklı iki merdivenle karşılaştık. Merdivenler tuğladan inşa edilmiş. Bu anlamda da ilginç çünkü tuğla malzeme aşınmaya karşı dayanıksızdır, bazalt veya kireç taşı gibi değildir ama günümüze kadar neredeyse sapasağlam kalmış. Bu merdivenlerin ilginç olan özelliği bugüne kadar hiçbir kaynakta tespit edilmemiş olması. Camiyle ilgili bütün eski kaynak ve çizimleri taradık ama hiçbir yerde bu merdivenlerle ilgili herhangi bir bilgiye ulaşamadık. Bunlar bizim için güzel ve heyecan verici bulgular. Bugüne kadar belgelenmemiş olması ve bilinmemesi camideki çalışmalara yeni bir soluk kattı."
Kurul tarafından onaylanan proje kapsamında merdivenlerde restorasyon çalışmalarına başlanacağını aktaran Dalkılıç, "Uygun görülen bölümlerde tuğla malzemede sağlamlaştırma çalışmamız olacak. Sağlamlaştırma çalışmasının ardından burası vatandaşların gelip görebileceği bir şekilde açık hale getirilecek." ifadelerini kullandı.