• $7,5345
  • €8,9837
  • 411.286
  • 1541.98
28 Ağustos 2012 Salı 11:59 | Son Güncelleme:

'Avrupa Yakası'ndaki yeni şehirin merkezi Bahçeşehir olacak'

'Avrupa Yakası'ndaki yeni şehirin merkezi Bahçeşehir olacak'

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) İstanbul Emlak Dairesi Başkanı Ali Seydi Karaoğlu, TOKİ'nin, bundan sonra orta kesimin konut ihtiyacını karşılamaya daha bir ağırlık vereceğini belirterek, ''Avrupa yakasındaki yeni şehir, Kayabaşı, Bahçeşehir, Isparta Kule ekseninde olacaktır. Anadolu yakasında olması muhtemel yeni şehir ile ilgili belirlenen bir lokasyon yok'' dedi.

TOKİ'nin İstanbul'daki gelecek planları hakkında AA muhabirine bilgi
 veren Karaoğlu, afet riskli alanların dönüştürülmesi hakkındaki kanun yürürlüğe
 girdikten sonra TOKİ'nin, stratejisini belirlediğini belirterek, öncelikle
 dönüşüm ve yenileme odaklı proje geliştirilmesine yöneldiklerini söyledi.
         İstanbul, İzmir, Bursa, Kocaeli ve Adapazarı ağırlıklı olarak, deprem
 riski yüksek olan bölgelerde kentsel dönüşüm çalışmaları yürüteceklerini
 vurgulayan Karaoğlu, ''Bu dönüşüm kapsamında TOKİ'nin en etkin yapacağı işin
 başında rezerve alan gelmektedir. Afet kanunu kapsamında iki ana unsur var. Bir,
 riskli alan, iki rezerve alandır. Öncelikli olarak, riskli alanların riskten
 arındırılması, boşaltılması, yıkımının sağlanması, vatandaşlarla anlaşma
 yapılması ve kamulaştırılması yapılacak. Riskli yapılar bertaraf edildikten sonra
 riskli alanın yeniden planlanması parsel bazında değil, makro düzeyde
 yapılmalıdır. Genelde bölge planına, yapısına uygun ihtiyaçlara cevap verebilecek
 şekilde yeni planlama yapılmalı ve yeni projeler geliştirilmelidir. Diğer
 taraftan da rezerv alanları geliştirip, bu alanlarda daha yaşanabilir, bütün
 ihtiyaçların karşılanabileceği yeni projeler yapmak TOKİ'nin önümüzdeki süreçteki
 en önemli hedefidir'' diye konuştu.
         Kentsel dönüşüm konusunda müteahhitlerin tereddüte düşmelerinin veya bir
 iş kaybı endişesinde olmalarının anlamsız olduğunu ifade eden Karaoğlu,
 ''TOKİ'den iş alabilir ya da TOKİ'ye iş yapabilirler. Kendileri de TOKİ'nin
 dışında proje geliştirebilirler ama mevzuatlar çerçevesinde. TOKİ nasıl
 mevzuatlar çerçevesinde yapıyorsa. Önce imar planı onaylanır. Daha sonra imar
 planı onaylanmış bir parsel de bir bölgede anlaşma sağlanır. İmar planı
 onaylanmadan müteahhitler gidip bölgelerde 'ben şu kadar imar artışı yapacağım,
 senin 50 veya 100 metre kare daireni yıkacağım, 2 yıl sana kira vereceğim buradan
 da sana 110 metre kare daire vereceğim' diye anlaşma yapmaya kalkarsa, bu
 gelecekte bugünkü riskten daha fazla risk barındıran bir durum ortaya çıkartır''
 ifadelerini kullandı.
         Şu anda İstanbul'un yapı stokunun yoğunluğu ve altyapıyı karşılayacak
 düzeyde olmadığını vurgulayan Karaoğlu, şunları söyledi:
         ''Alt yapı derken bunun içinde yolları, sokağı, caddesi, otoparkı, eğitim
 ve kültür alanları, teknik altyapı alanlarından bahsediyoruz ki bunlar yetersiz.
 Hal böyleyken bir müteahhit riskli bir bölgedeki daire sakinlerine 'Ben sizin yüz
 metre kare dairenize yüz metre kare daire vereceğim iki yıl da kira ödeyeceğim ve
 hiç katkı payı da almayacağım. Bu şekilde dönüşüm yapacağım diyorsa bunu nasıl
 yapacak? Kendi cebinden para koyarak yapacak değil. Bu imar artışını
 zorlayacaktır. İmar artışı yoğunluğunu beraberinde getirecek ki, zaten şuan da
 bir yoğunluk var. Dolayısıyla  burada yoğunluk artışı değil, değer artışını ön
 planda tutarak, yani binanın yapı değerinin artışını göstererek, dönüşümü
 sağlamalıyız.''
        
         -''Yeni şehirlerin oluşumunda TOKİ, en önemli aktör olacak''-
        
         Karaoğlu, İstanbul'un çevresinde kurulacak yeni şehirlere de dikkati
 çekerek, ''Yeni şehirler, sadece konut alanlarından teşekkül olmayacak. Bütün
 ihtiyaçları içerisinde karşılayabilecek. Merkezi iş alanları, teknik alt yapı
 alanları ve finans kurumlarıyla birlikte bu yeni şehirler kendi içerisinde
 yaşayabilecek yeni yerleşim birimleri olacak'' dedi.
         Avrupa yakasındaki yeni şehirin, Kayabaşı, Bahçeşehir, Isparta Kule
 ekseninde olacağı bilgisini veren Karaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
         ''Bu bölgelerin alt yapı, ulaşım ve donatı alanları şu anda ayrılmış
 durumda. Bölgenin ulaşım sorununu giderecek olan 3. çevre yolu ihalesi yapıldı.
 Metro olimpiyat stadının oraya kadar geldi. Sağlık Bakanlığı büyük bir sağlık
 kentinin ihalesini yaptı. Onun dışında fuar ve üniversite alanları, olimpiyat
 köyü, hızlı tren projesi, çevre yolları ve bağlantı yollarının uygulama projeleri
 bitti. İnşaat teknolojisi öyle gelişti ki, 3,5 yıl içerisinde bunlar
 yapılabilecek şeyler. Yeni şehirlerin oluşumunda TOKİ, en önemli aktörlerinden
 biri olacak. Devletin kurumları, halk tabiriyle oyun kurucu olacak, özel sektör
 bu işin icraatını gerçekleştirecek. Anadolu yakasında olması muhtemel yeni şehir
 ile ilgili belirlenen bir lokasyon yok.''
         Mütekabiliyet konusuna da değinen Karaoğlu, ''Mütekabiliyet yasasıyla
 ilgili henüz beklenen bir hareketlilik olmadı. Çünkü tatil dönemi. Eylül'den
 itibaren mütekabiliyetle ilgili yorumlar, beklentiler netleşebilir'' diye
 konuştu.
         İstanbul'da nitelikli konut sayısının yetersiz olduğunu hatırlatan
 Karaoğlu, ''Şu anda mevcut bir konut stoku var. İnsanlar sokakta değil, ancak
 riskli yapılarda. Bu anlamda İstanbul'da konut sayısı oldukça az. TOKİ, bundan
 sonra orta kesimin konut ihtiyacını karşılamaya daha bir ağırlık verecek. Yeni
 rezerve alanlarında yapacağımız konutların standartları projeleri daha farklı
 olacak'' tespitinde bulundu.
         Karaoğlu, artık site anlayışından vazgeçilmesi gerektiğini ifade ederek,
 site anlayışının insanları birbirinden kopardığını, sürekli yaşayan bir cadde,
 bir alan olmasını istediklerini söyledi.
         Etrafı duvarlarla çevrili, kapalı alanlar yerine bir canlılık olmasını
 istediklerini belirten Karaoğlu, site sakinlerinin, toplumdan soyutlanmaması
 gerektiğini vurguladı. Karaoğlu, ''Şimdi buna yönelik çalışmalar yürütüyoruz.
 TOKİ'nin alt ve orta gelir projelerinde böyle bir anlayış yok. Ama üst gelir
 guruplarına baktığımız vakit, çoğu projelerin etrafı duvarlara çevrili. Böyle
 olmamalı. Kayaşehir bölgesinde böyle bir çalışma yapacağız. Konut fiyatlarını
 belirleyen en önemli faktör arsa bedeli. İnşaat maliyetleri aynıdır. O tür
 konutların metre karesi tahmin ediyorum bin 500, 2 bin civarında olur'' diye
 konuştu.
        
         -''Samsun'da TOKİ'nin bir hatası yoktur''-
        
         Samsun'daki TOKİ konutlarında yaşanan olayın herkesi çok derinden
 üzdüğünü dile getiren Karaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
         ''Burada bir kasıt yoktu. İstenilmeyen bir tabiat olayı. TOKİ,  mevcut
 yasalara uygun olarak o binaları inşa etmiştir. o günden sonra bodrum katlarının
 kapıcı daireleri olarak kullanılmamasına yönelik bir düzenleme yapıldı. Samsun'da
 TOKİ'nin bir hatası yoktur. Marmara bölgesinde deprem olsa bunda TOKİ'nin
 hatasını arayabilir misiniz? O konutlar dere yatağında değildi. Derenin çekme
 mesafelerinin içinde değil. Ama doğa o sınırları da aşabiliyor. Yani deprem de
 olduğu gibi. Yine de bütün önlemleri maksimum düzeyde almakta yarar var zira o
 insanlarımız için yüreğimiz yanıyor.''
         Karaoğlu, imar hakkının kamu hakkı olduğunu, imarı kamunun verdiğini
 belirterek, şunları dile getirdi:
         ''Yapı yoğunluğu ve miktarına belediye karar verir. Toprak, arsa mülk
 sahibinindir. Fakat üzerindeki yoğunluk artışı inşaat artışı kamunun hakkıdır.
 Kamu derken hepimizi kastediyorum. O müteahhidin hakkı değil. Müteahhide geliyor
 sana 75 santimetre kara daire satıyorum, yüz metre kare arsa hissesi var' diyor
 bir bakıyorsunuz ki yanına bir blok, bir blok daha yapıyor. Böyle bir şey olmaz.
 Artık, bilinçli tüketici oluşturulması gerekiyor, imarı, konutu bilen. Konutun
 bir kimliği vardır. Kat mülkiyetli tapu senetidir. Mevcut bir konut alıyorsanız
 kat mülkiyeti tapusu olmadan konut almayacaksınız. İnşaat halinde bir projeden
 konut alıyorsanız, kat irtifakı tapusu olmadan o konutu almayacaksınız. İnşaat
 halinde bir konut alıyorken, satış sözleşmesini ve verdiğiniz vekaletnameyi çok
 iyi inceleyeceksiniz. Bilinçli tüketici olmak gerekiyor mağdur olmamak için.
 Verdiğiniz yetkiyi sınırlandırmalısınız. 200 konutun üzerinde projelerde mutlaka
 birer ilk öğretim, anaokulu, kreş ve sağlık ocağı yapılması zorunludur. Şimdiki
 deprem yönetmeliği çok katı kesinlikle denetimlerden taviz verilmiyor.''
        
         -İstanbul'un cazibe noktaları, Küçükçekmece, Halkalı, İkitelli
 olacak''-
        
         İstanbul'un siluetine başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere
 konuyla ilgili bütün bakanlıkların gerekli hassasiyeti gösterdiğini vurgulayan,
 Karaoğlu, ''Dolayısıyla biz de bu hassasiyeti dikkate almak zorundayız.
 Dolayısıyla hassa bölgelerde silüet açısından önem arz edecek projeleri, İstanbul
 Büyükşehir Belediyesi ile çevre ve şehircilik bakanlıklarınca oluşturulan silüet
 kurullarına onaylattırıyoruz. Ataköy'de şuanda ihale ettiğimiz bir arsanın
 projesi silüet komisyonu tarafından onaylandı'' dedi.
         Karaoğlu, İstanbul'un cazibe noktalarına dikkati çekerek, ''Küçükçekmece
 ve çevresi, Halkalı, İkileteli, Kaya şehir, Isparta Kule, Hoşdere, Hadımköy'e
 uzanan bölüm, teknoparklar, lojistik, sağlık, eğitim alanları, olimpiyat köyü,
 fuar alanlarıyla cazip hale geliyor. O bölgenin ulaşım bağlantıları hava, kara,
 deniz ve demiryolu anlamında güçlendirilecek'' diye konuştu.

AA

<p><span>Bitlis'teki helikopter kazasında şehit düşen 8. kolordu  komutanı korgeneral Osman Erbaş te

Şehit Korgeneral Osman Erbaş'ın kahramanlıkları...

Antalya'daki yerleşik yabancılarKovid-19 aşısının ilk dozunu yaptırdı

Katoliklerin ruhani lideri Papa Franciscus, Bağdat'ta

Türk Kızılay Irak Delegasyonuna ait fırında üretilen ekmekleri mültecilere dağıttı