• $ 6,451
  • € 7,1898
  • 338.061
  • 88125
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Yunan basını: BM, Türkiye ile Libya arasındaki anlaşmayı resmen yayımlayacak

Yunan basını, Türkiye ile Libya arasında imzalanan ve Doğu Akdeniz'in haritasını değiştiren anlaşmanın BM tarafından da resmen yayımlanacağını yazdı. Bu durumun "Atina'da endişeye sebep olacağını" ifade eden Yunan basınında, "Atina'da endişe! Birleşmiş Milletler, Türkiye ile Libya arasında yapılan MEB anlaşmasını yayımlayacak. Girit'in güneyinde araştırmalar için yol açılıyor" başlıklı bir makale yayımlandı.

Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükûmeti (UMH) arasında 27 Kasım 2019'da imzalanan Deniz Yetki Sınırı Antlaşması'nın Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yayımlanacak olması, Atina yönetiminde endişe ve paniğe neden oldu.

Star.com.tr'nin Yunanistan merkezli Bankingnews adlı haber sitesine dayandırdığı haberine göre, Ankara ile Trablus yönetimi arasındaki anlaşmanın BM tarafından yayımlanması, yeni haritaya resmiyet kazandıracak ve Türkiye'nin hem kendi ekonomik münhasır bölgesinde hem de Libya tarafında sondaj faaliyeti yürütmesinin önünü açacak.

Bankingnews adlı haber sitesinde yayımlanan "Atina'da endişe! Birleşmiş Milletler, Türkiye ile Libya arasında yapılan MEB anlaşmasını yayımlayacak. Girit'in güneyinde araştırmalar için yol açılıyor" başlıklı makalede şu tespitlere yer verildi:

"Bahse konu anlaşmanın yayımlanması ile başlayabilecek gelişmelerin Atina'da alarma neden olduğu, bu kapsamda bunun geliştirebileceği kötü sonuçlara karşı hazırlık yapıldığı Kathimerini gazetesinin pazar günkü nüshasında yer aldı. Türk yetkililer, Birleşmiş Milletler'in bu anlaşmayı yayımlanmasından sonra, Girit'in güneyindeki sahalarda araştırmalar için önlerinde yeni bir yol açılacağını belirttiler."

Türkiye ile Libya arasında 29,7 kilometrelik bir alan öngören anlaşmanın hem Girit Adası'nın yetkisini sınırladığını hem de Kasos, Kerp, Rodos ve Meis (Dedeağaç) gibi adalara neredeyse hiçbir yetki tanımadığını yazan Bankingnews haber sitesi, makaleyi şöyle sürdürdü:

"Bu yapılan anlaşma tamamen Türklerin tezlerine uygun bir mantıkla yapıldığı için deniz yetki alanlarının adalara ait kısımları küçülüyor. Türklerin açıkladığı haritaların Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanması ile bu anlaşma resmiyet kazanacak ve böylece Ankara'nın diğer bölgelerde sondaj yapma faaliyetlerinin önü açılacak."

Bu şekilde ister Türkiye'nin münhasır ekonomik bölgesinde isterse Libya'nın münhasır ekonomik bölgesinde kalsın, Türkiye Petrolleri'nin bölgelerde faaliyetler için yetkilendirilebileceğini yazan haber sitesinde şunlar kaydedildi:

"Bütün bu ortam içerisinde 17 Şubat Pazartesi günü Atina'da askeri ve diplomatik heyetler arasında güven artırıcı önlemlere yönelik görüşmeler başlayacak. Yunan tarafı bu görüşmelerden en iyi sonucun alınması ve bölgede kaza riskinin azalması için özellikle havada, Meriç sınırında ve denizin altında Türklerle müzakere ediyor."

ERDOĞAN: ARAŞTIRMA VE SONDAJLARIMIZI YOĞUNLAŞTIRACAĞIZ

Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın 15 Şubat Cumartesi günü "Doğu Akdeniz'de araştırma ve sondaj faaliyetlerinin yoğunlaştırılacağını" söylediğini hatırlatan haber sitesi, "Bu kapsamda Doğu Akdeniz'deki faaliyetlerinin daha da artacağını ve duruşlarının değişmediğini, aldıkları ikinci sondaj gemisine ilave olarak üçüncü bir sondaj gemisini daha aldıklarını ve 2 araştırma gemisine sahip olduklarını söyledi." ifadelerine yer verdi.

Başkan Erdoğan'ın "bölgeyi denetlemekte de daha etkin davranılacağını" söylediğini aktaran Bankingnews'te şu satırlara yer verildi:

"Türk lider Erdoğan, bölgede en uzun kıyı şeridine sahip olduklarını ve Libya'da Sarrac hükûmetini yaptıkları anlaşma dolayısıyla desteklemeye devam edeceklerini söyledi."

İSRAİL İLE MEB PLANI

Türkiye ile Libya arasında imzalanan anlaşmanın fikir babası olan Tümamiral Cihat Yaycı'nın, "bu anlaşmanın benzerinin Ankara ile Tel Aviv yönetimleri arasında da imzalanması gerektiği" önerisinin hatırlatıldığı yazıda, şu ifadeler kullanıldı:

"Erdoğan için Libya ile yapılan anlaşma Türkiye'nin bölgedeki yalnızlığını kırılması açısından önemli bir çıkış noktasıydı. Bu kapsamda, Türkiye tekrar enerji oyuna dahil oldu.

Bu anlaşmanın yapılmasında başrol oynayan kişi, Tümamiral Cihat Yaycı'ydı. Yaycı, "Erdoğan'ın gerçekçiliği ve cesareti olmasaydı bu yapılan çalışmaların kütüphanelerde akademik yayın olarak kalacağını" belirtti ve Libya’yla yapılan anlaşmadan sonra Türkiye'nin mutlaka yeni bir adım atarak benzer koşullarla İsrail ile en kısa sürede anlaşma yapması gerektiğini söyledi.

Dışarıdan bakan biri için Türkiye'yle İsrail'in böylesi bir anlaşmaya imza atması çok gerçekçi gözükmeyebilir. Fakat özellikle Erdoğan'ın "Doğu Akdeniz'de Türkiye'yi dahil etmeyen hiçbir girişimin ekonomik, hukuki veya diplomatik olarak başarılı olmayacağı, Türkiye'nin Kıbrıs (Rum Yönetimi) haricinde her ülkeyle görüşebileceğini" söylemesi burada ilginç bir nokta. Bu durumda tanımlanan ülke olarak ortaya İsrail çıkıyor."


Antalya'daki  trafik ışıklarında anlamlı mesaj! Yeşil: 'Eve git' Kırmızı: 'Evde kal'

Antalya'daki trafik ışıklarında anlamlı mesaj! Yeşil: 'Eve git' Kırmızı: 'Evde kal'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Belarus koronavirüsü umursamıyor!

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları